"Herkesten ziyade, bütün kuvvetimizle ihlası kazanmaya mecbur ve mükellefiz. Ve ihlasın sırrını kendimizde yerleştirmek için gayet derecede muhtacız." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Elbette, herkesten ziyade, bütün kuvvetimizle ihlası kazanmaya mecbur ve mükellefiz. Ve ihlasın sırrını kendimizde yerleştirmek için gayet derecede muhtacız. Yoksa, hem şimdiye kadar kazandığımız hizmet-i kudsiye kısmen zayi olur, devam etmez; hem şiddetli mesul oluruz." (Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a)

İhlas bir ruhtur. İman hizmeti ise safi bir süt gibidir. İnsan iman hizmeti yapmak isterse, bu safi ve berrak hizmeti riyakârlık gibi kirlerle bulandırmamalıdır. Aynı şekilde bu hizmetin kudsiyet ve ciddiyetini, ruhsuz bir beden gibi paçavra hâline getirmemelidir. Bütün peygamberlerin (a.s) hizmetlerinin mayasında bu ihlas vardır. Peygamberlerin varisleri de buna uymuş ve uymak zorundadırlar. Allah'tan başka kimsenin tevecccüh ve menfataini beklemeyecekler ki, o kutlu ve mübarek kafileye iltihak edebilsinler.

İman hizmetinde bulunan Nur talebelerinin birinci önceliği, ihlası kazanmak ve ihlas ile yaşamak olmalıdır. Bu, iman hizmetinin birinci şartı ve önceliğidir, hatta zorunlu bir vazifesidir. İhlas olmadan hizmet olmaz, olsa da zorlamalı ve yapmacık olur.

İhlasın zıddı riyadır. Riyanın esas olduğu bir yerde bir ortamda bir cemaatte ise karmaşa, ihtilaf, bereketsizlik ve niza olur. Ayrıca ihlassızlık ve riyakârlık yapan bir âlim veya ehli hizmet, dikkatsiz insanlar nazarında bütün samimi dava adamlarını lekedar eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.464
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...