"Hürriyet budur ki: Kanun-u adalet ve tedipten başka, hiç kimse kimseye tahakküm etmesin. Herkesin hukuku mahfuz kalsın, herkes harekât-ı meşruasında şahane serbest olsun." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hürriyet budur ki: Kanun-u adalet ve tedipten başka, hiç kimse kimseye tahakküm etmesin. Herkesin hukuku mahfuz kalsın, herkes harekât-ı meşruasında şâhâne serbest olsun."(1)

Üstadımız burada hürriyetin sınırlarını çiziyor.

Hürriyet, devletin insan haklarına uygun bir şekilde tesis ettiği kanunlar haricinde hiç kimsenin, diğerlerin özgürlük alanına müdahale edememesidir. Kimse kimsenin üzerinde baskı ve tahakküm oluşturamaz ve kimse kimsenin temel hak ve hürriyetini baskı altına alıp kısıtlayamaz.

Herkesin hak ve hukuku güvence altındadır, herkes meşru ve yasal alanda şahane ve sınırsız bir özgürlük içinde olmalıdır. İnsanın hürriyeti sadece adil olan yasaları ihlal ettiğinde, meşru otorite olan devlet tarafından sınırlandırılabilir ve cezalandırılabilir. Devletin dışında kimse kimsenin özgürlüğüne müdahale edemez. Devlet de ancak adil kanunlar eşliğinde müdahale edebilir.

Devleti eline alıp kendi şahsi çıkarları doğrultusunda kanunlar vazederek insanlar üzerinde baskı ve tahakküm kurmak, Üstadımızın hürriyet tanımına uymuyor. Devlet insanların meşru hak ve hürriyeti aleyhine kanun çıkaramaz. Mesela "Namaz kılmak laikliğe aykırıdır." diye bir subayı ordudan atmak, devlet eli ile işlenmiş bir zulümdür. Ya da kendi gibi düşünmeyen bir vatandaşı fikrinden dolayı hapse atmak hakkaniyet ve adaletle bağdaşmaz. Maalesef bu adalet kavramı tam oturmadığından ve ruha tam yerleşmediğinden, İslam toplumları mazide çok sıkıntıya maruz kaldı...

İlave bilgi için tıklayınız:

- Üstad'ın ve İnsan Haklarının Işığında Fert-Devlet İlişkilerinde Adaletin Tesisi.

1) bk. Münazarat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...