Hz. Ömer Efendimize atfedilen "Gösteriş için ilim öğrenme" tavsiyesini, ilim tahsilinde nasıl uygulayabiliriz?
"Üç şey için ilim öğrenme ve üç şey için de ilmi terk etme: " 1. Tartışmak, 2. Övünmek ve 3. Gösteriş için ilim öğrenme Hz. Ömer"
- Ben kendime bakıyorum Risale-i Nur eserlerinde diğer başka eserler okurken hep bu Kaideler için öğrendiğimi fark ediyorum Bunu nasıl düzeltirim?
- Niyetimi nasıl daha sahih hale getiririm? Ben elimi gösteriş için insanlar beni beğensin diye hava atmak için öğrendiğimi düşünüyorum. Nasıl Allah rızası için yaparım?
- Bu yüzden Risaleleri okurken İçimden bir ses "şunu ikna edeyim buna göstereyim" diyor. Diğer bir ses de "bak sen insanların rızası için çalışıyorsun" diyor İlim niçin öğrenilmez?
Değerli Kardeşimiz;
Bu mesele sadece sizin değil, çoğumuzun başında olan ve şeytanın işlettiği bir meseledir. Bu nedenle özde muhatap siz olmakla birlikte, aslında herkes bu cevabın muhatabı hükmündedir. Bu konuda Kur'an, sünnet ve Risalelerin tavsiyeleri doğrultusunda şunlar söylenebilir:
Niyetimizi daha sahih, yani Allah rızasına uygun hale getirmek ve bahsedilen iç çatışmayı aşmak için atabileceğimiz temel adımlar şunlardır:
- Her okumaya veya ilim öğrenmeye başlamadan hemen önce kalben hissederek ve dilimizle "Ya Rabbi, ben bu ilmi yalnızca senin rızan için, senin dinine hizmet etmek, nefsimi ıslah etmek ve cehaletten kurtulmak için öğreniyorum." demeyi alışkanlık hâline getirmeliyiz.
- Öğrenme esnasında o vesveseler (tartışma, övünme arzusu) geldiğinde hemen durup bu niyetimizi tekrar edin.
- Bilgiyi, başkalarını ikna etmek veya onlardan takdir görmek yerine, kendi eksiklerimizi tamamlamak ve amel etmek için öğrenmeliyiz. Risale-i Nur'u veya başka eserleri okurken "Bu bilgi, benim hangi ahlakımı düzeltmeme yardımcı olacak?" veya "Bu hakikat, günlük hayatımda nasıl bir değişiklik yapmamı gerektiriyor?" diye soralım.
- Öğrendiğimiz her bilgiyi hemen küçük de olsa bir amele (davranışa) dönüştürmeye çalışalım. İlim, amel edilmek için bir araçtır. Amel etmeye odaklanmak, gösteriş yapma arzusunu gölgede bırakır.
- Öğrendiklerimizi hemen başkalarına anlatma veya gösterme arzumuzu frenleyelim. Bir müddet ilmimizi gizli tutmayı, yalnızca kendimizle Allah arasındaki bir sır gibi görmeyi deneyelim. Bu, nefsimize ağır gelebilir, ancak bu vaziyet riyayı (gösterişi) kırmanın en etkili yollarından biridir.
- İlim paylaşımı zaruri olduğunda (örneğin ders vermek, birine yol göstermek) bile, niyetimizi "Allah'ın emrini tebliğ etmek." olarak tazeleyelim, "ben ne kadar biliyorum" diye değil.
- Vesvese yapan bu iç sesin, şeytan ve nefsin bir oyunu olduğunu bilmek, ona karşı güç kazanmamızı sağlar. "Sen insan rızası için çalışıyorsun." diyen diğer ses, aslında imanın bir yansıması ve vicdanımızın uyanık olduğunun işaretidir. Bu ses, bizi doğru yola çağıran hayırlı bir sestir. Onu susturmaya değil, güçlendirmeye odaklanalım.
- Kısaca amacımızı, ilmi tartışma ve övünme malzemesi yapmak yerine, Allah'ın rızasına ulaşmak için bir kılavuz ve amel rehberi yapmak olarak değiştirelim. Başarı, niyetin sürekli kontrol edilmesindedir.
Risale-i Nur'dan, İhlas Risalesini düzenli bir şekilde okumamız da bize büyük bir fayda sağlayacaktır. Çünkü ilim yalnız başına hidayete erdirmez. Marifete ve hikmete dönüşmedikçe ilim şeref değil yük getirir. Bu nedenle ihlas ilmin bu potansiyel enerjisini, kinetiğe dönüştüren ana amildir. Bedene ruh gibi nefes aldırır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Allah razı olsun hocam.
İhlas Risalesi çok etkili oldu. Gizli tutma tavsiyenizi yapmaya gayret etmek gerek. Allaha emanet
İlim tahsil edince her şey bitiyor mu? Bir yerde karanlık bir nokta kalır ve müsaade edilmez. Veyahut büyükten beklenilen menfaat küçüğe müvakkıf kılınır, yine sonuç vermez. İlahi program her şeyin fevkinde. Biz vazifemizi yapmakla mükellefiz