"İhlas" ile "İttifak" münasebeti nasıldır?

Soru Detayı

- Allah'ın bizden istediği birlik "ittifak" mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İhlas; temiz ve samimi sevgi demektir.

İhlas; bir işi safi ve katıksız olarak sırf Allah için, O emrettiği için yapmaktır. Yani yapılan ibadetlerde, hayır ve hasenatlarda, hiçbir karşılık beklemeden, bir menfaat gözetmeden, yalnız ve yalnız Allah rızasını esas maksat ve gaye edinmek, gösterişten uzak olmak olmaktır. Herhangi bir menfaati amellere sızdırmak ya da isnat yapmak, ihlasa münafidir, ameli iptal eder.

"Ubudiyet, emr-i İlâhîye ve rıza-yı İlâhîye bakar. Ubudiyetin dâîsi emr-i İlâhî ve neticesi rıza-yı Haktır. Semerâtı ve fevâidi uhreviyedir..." (17. Lem’a)

Dünya işlerinden bir misal: Anadolu’dan İstanbul’a gelmekte olan bir tüccarın bu seyahatının illeti “ticaret”tir. Hikmeti ise, daha çok zengin olmak ve dünya nimetlerinden daha fazla istifade etmektir. Buna göre söz konusu şahsa, “İstanbul’a niçin gidiyorsun?” diye sorsak; “Zengin olmak için” demez, “ticaret yapmaya gidiyorum” der.Biri illete, diğeri hikmete cevaptır.

O halde, “Niçin ibadet ediyorsun?” sorunun cevabı da “Rabbim emrettiği için” şeklinde olacaktır. Bu emri tutmanın maddî ve manevî, dünyevî ve uhrevî pek çok da faydası vardır, ama ibadet bu faydalar için yapılmaz. Bunlar meselenin hikmet yönüdür. Abdin işi ibadettir; emir dinlemek, yasaklardan sakınmaktır. Kula, Allah’a kulluk yaraşır. İbadetini bu şuurla yapan bir kuluna, Rabbinin yapacağı ihsanlar, ikramlar ve cennette vereceği dereceler ibadetin hikmet yönüdür.

Meselâ oruç tutmanın tıp yönünden birçok faydaları var. Bütün bu faydalar orucun hikmet yönüdür. Ama oruç bu faydalar için değil; Allah’ın bir emri olduğu için tutulur." Bu ibadetin zamanı Ramazan ayıdır. Bir kimse, Ramazan ayında bir ay oruç tutmayıp da, Ramazan dışında on ay nafile oruç tutsa, bu ibadeti yerine getirmiş olmaz. Eğer mesele sadece orucun hikmet yönü, olsa idi, on ay tutulan orucun faydası daha fazladır, ama farz olan oruç hâlâ tutulmamıştır.

Orucun belli bir başlama ve bitiş vakti vardır. Kişi, orucuna imsaktan hemen sonra başlasa da, iftarını yatsıdan birkaç saat sonra yapsa orucu makbul olmaz. Daha fazla bir süre aç kalmıştır, ama oruç tutmamıştır. Hikmet fazlasıyla tamam olsa bile, illet kaybolduğundan bu ibadet makbul sayılmaz.

Oruç tıbbî faydaları için tutulmadığı gibi, içki de sağlığa büyük zarar verdiği için haram edilmiş değildir. Esas olan Allah’ın emir ve yasağıdır.

  • RIZAYA GÖTÜREN YOLLAR

“Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.” (Lem’alar)

Allah’ın razı olduğu bir kul olmak... Mü’min için şereflerin en büyüğü, derecelerin en yükseği... Cennete, ancak rızaya eren kullar girecekler. Demek ki, rıza cennetten önce geliyor.

Cennet ehlinin en büyük bir lezzeti de, Allah’ın razı olduğu bir kul olma, O’nun sevgili bir misafiri olma duygusu.

Nur Külliyatı’nda geçen şu ifadeler rızaya erme yolunda büyük bir yol gösterici:

“Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki: Dünyayı bir misafirhane-i askerî telakki etsin ve öyle de iz’an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telakki ile, en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir.” Mektubat)

Her insan, vazifesini yerine getirmekle mükellef bir asker gibi. Ve bu asker, dünya kışlasında misafir; terhis oluncaya kadar orada kalacak. Kendini asker ve misafir bilen insan, ne diğer arkadaşlarının teveccühlerini kazanmaya çalışır, ne de bu dünya kışlasına gönül bağlar.

Demek oluyor ki, rıza mertebesine ulaşmanın en önemli şartı, insanların teveccühlerine aldanmamak, hayatın gayesini “riya” değil “rıza” olarak tespit etmek ve ona göre çalışmaktır.

Bu dünya imtihanında, karşısına çıkan belâ ve musibetleri rıza ile karşılayan, teslim ve tevekkül yoluna giren insan, rıza mertebesine ermenin en büyük bir sebebini daha yakalamış demektir.

İttifak ise, birlik ve beraberlik demektir. İhlas ve ittifak arasında çok sıkı bir bağ olmasına rağmen, aynı manada değildir. İttifak, ihlasın bir meyvesi ve neticesidir. Yani yaptığı her işi Allah’ın rızasını esas alarak yapan bir insan birlik ve beraberliği bozacak her türlü menfi fiiller ve düşüncelerden, tavır ve davranışlardan uzak durur.

İhlas samimiyet, ittifak ise bu samimiyetin neticesinde kurulan birlik ve beraberliktir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...