"İhtiyardan bir şa're (saç) gibi cüz'î bir cüz-ü ihtiyarî" Burada geçen birinci ve ikinci "cüz’î" ifadeleri aynı manada mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evvelki vecih itibarıyla öyle bir biçare mahluktur ki, sermayesi, yalnız, ihtiyardan bir şa're (saç) gibi cüz'î bir cüz-ü ihtiyarî ve iktidardan zayıf bir kesb ve hayattan, çabuk söner bir şule ve ömürden çabuk geçer bir müddetçik ve mevcudiyetten çabuk çürür küçük bir cisimdir. O haliyle beraber, kâinatın tabakatında serilmiş hadsiz envaın hesapsız efradından nazik, zayıf bir fert olarak bulunuyor."(1)

Birinci cüz’î kelimesi küllînin zıddı manasında azlığı, küçüklüğü, zayıflığı ifade eder. İkincisi ise insan iradesinin bir anda ancak bir şeye taalluk edebileceği, yani insanın bir anda iki şey irade edemeyeceği manasındadır. Bunda da yine zayıflık manası hakimdir.

1) bk. Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İki Mebhas.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 5.676
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

lighted
Risale-i Nurda "cüzi ihtiyarî" olarak değil, "cüz-i ihtiyarî" veya "cüz-ü ihtiyarî" olarak geçiyor. "Emr-i itibari"nin türkçede karşılığı "itibari emir" olduğu gibi, "cüz-i ihtiyarî"nin karşılığı da "ihtiyarî cüz" olması lazım. "Evet, insan kâinatın en eşrefi ve esbab içinde ihtiyarı en geniş olduğu halde, ef’âl-i ihtiyarîsi içinde yemek ve içmek gibi en âdi bir fiilinde, yüz cüz’ünden ancak bir cüzü insana ait olabilir". Insanın ihtiyarî fiilleri içinde o fiilin yüz cüz’ünden ancak bir cüzü insana ait olabilir. Işte insana ait olan bir cüz de "ihtiyari cüz"dur. Yani ihtiyarımızla tercih edebildiğimiz cüzdür. Kalanı, bakisi ise insan için ihtiyari değil ıztıraridir. Yani ihtiyarımıza dahil değildir, tamamen Cenab-ı Hakkın iradesiyledir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
lighted
"Şu yemek, söylemek, düşünmek ise, gayet muntazam, acip, hikmetli birer silsiledir. O silsilenin yüz cüz’ünden, insanın dest-i ihtiyarına verilen, ancak bir cüz’üdür". Yani yemek, söylemek, düşünmek silsilesinde yüzlerce fiiller var. Insan ihtiyarının eline verilen ancak bir cüzdür. O ihtiyari olan cüzdür. Biz ancak onu tercih edebiliriz. Cüz-i ihtiyariyi böyle anlıyorum. Bize ait olanı sadece bir fiili tercihdir, haşa yaratmak değil.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
soru makinasiiii

kesb kazanç demek cüzi ihtiyari nasıl kazanç oluyor

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Kesb burada insan iradesi, insanın kendi tercih ve seçimi anlamında kullanıyor. Kazanmakta kaybetmekte insan seçimi ile gerçekleşir mesela insan iradesi ile imanı seçer cenneti kazanır, küfür ve inkarı seçer cehenneme gider burada kazanç ve zarar insan iradesine bağlıdır.

Sözlükte “kazanmak, elde etmek” anlamındaki kesb kökünden türemiş bir masdar olup “kazanılan ve elde edilen maddî veya mânevî şey” mânasına isim olarak da kullanılır. Râgıb el-İsfahânî kesbi, “insanın servet kazanmak gibi faydalı olan veya haz veren bir şeyi talep etmesi” diye açıklar. Bazan insana fayda vereceği zannedildiği halde zarar getiren fiiller için de kullanılan kesb (el-Müfredât, “ksb” md.), kelâm literatüründe genellikle “kuldaki hâdis kudretin tesiriyle meydana gelen şey” diye tarif edilir.

Kuldaki hadis kudret insan iradesi oluyor bu iradenin seçiminden doğan şeyde kesb oluyor dolayısı ile kesb ile irade iç içe geçmiş iki tabirdir. Bazende kesp direk irade anlamında kullanılıyor. Kulların kendi fiilleri üzerinde etkili olduklarını kanıtlamak amacıyla kesb kavramını ilk defa kullanan kişi Ebû Hanîfe olmuştur.

Ebû Hanîfeye göre kullara ait bütün fiiller Allah tarafından yaratılmakla birlikte gerçek anlamda kulların kesbiyle meydana gelir, yani ihtiyarî fiillerin meydana gelişinde insanların sahip olduğu kudretin tesiri söz konusudur (Beyâzîzâde Ahmed Efendi, s. 254).

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...