"İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın bir ferdi, ihata-i fikriyesiyle, aklıyla, kalbinin vüs’atiyle bir nevi külliyet kesb eder..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan fıtrat ve mahiyet olarak bütün kainata mukabil gelecek bir genişlik ve keskinlikte yaratılmıştır. İnsan sahip olmuş olduğu maddi ve manevi his ve cihazlar sayesinde, Allah’ın bütün isim ve sıfatlarını tartıp ölçebilir. Kainatın umumunda yazılı olan ilahi hakikatler aynı şekilde insanın mahiyet ve fıtratında da yazılmıştır. Yani insan bir nevi kainat gibidir.

Bu sebeple insanın bir ferdi ile milyonlar ferdi arasında keyfiyet olarak bir fark yoktur. İnsan bu gibi özellikleri sayesinde şu kainatın halifesi olmaya namzettir. Yani potansiyel olarak kainatın halifesidir. İnsanın bir ferdindeki bu kıymet ve ölçüler diğer türlerin değil bir ferdinde, tümünde bile yoktur.

Mesela, bir arı taifesi Allah’ın bütün isim ve sıfatlarına tam bir ayine ve mazhar olamaz, olsa olsa birkaç isme güzel bir takvim olur. Bu yüzden sair türlerin bütünü ve toplamı bir tek insana, mazhariyet noktasından denk ve müsavi değildir. Bir insan Allah’ın bütün isim ve sıfatlarına tam bir ahsen-i takvim suretinde ayna olabilir, ama türler toplam ve bütün bile olsa, insana mazhariyet noktasından yetişemez. İşte bu paragrafta bu manaya işaret vardır.

Özet olarak insanın bir ferdini, Allah öyle donatmış ki, sair türlere bedel yaratmış. Allah, insana çok hissiyat ve cihazlar vermiş ve duygularına sınır koymamış ki, çok makam ve mertebeleri elde edebilsin ve kainatın halifesi ve neticesi olduğunu gösterebilsin. Yani, Allah, bir insan ile çok mahsulat kaldırsın ve çok maksatları tahakkuk ettirsin. Bu yüzden insanı kayıt altına alıp, sınırsız duygularını susturmak imkansızdır. Yüz gram gelemeyen dili ile yeryüzündeki bütün tatları ve yiyecekleri tadabildiği gibi, yine beş on gramlık gözü sayesinde bütün renkleri ve ara tonlarını gözlemleyebiliyor vs...

"İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın bir ferdi, ihata-i fikriyesiyle, aklıyla, kalbinin vüs’atiyle bir nevi külliyet kesbeder. Ve keza insanın bir ferdi, hilafet hususunda âlemin eczasıyla şuurca alâkadar olduğundan nebatî olsun hayvanî olsun pek çok nevilerde tasarruf sahibi bulunduğundan nev’i gibidir. Ve bu itibarla insanın bir ferdi neviler sırasına geçer."

"Binaenaleyh gerek hayvanatın, gerek semeratın nevilerinde vukua gelen mükerrer kıyametler, hevam ve haşeratta vücuda gelen senevî haşir ve neşirler, insanın da her bir ferdinde caridir."

"Hülâsa: Kur’an’ın âyetleriyle ebna-yı beşer için büyük kıyametin geleceğine kat’î delâletler olduğu gibi kitab-ı âlemin âyât-ı tekviniyesiyle de kıyamet-i kübraya pek kat’î delâletler ve işaretler vardır."(1)

Bu derste önce insanın diğer canlı nevilerinden üstünlüğü, onun fikrinin ihatası ve kalbinin vüsatiyle nazara veriliyor ve bu üstünlüğün onu arza halife yaptığı ve diğer neviler üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı ifade ediliyor. Birçok canlı türünün, özellikle böcekler taifesinin, ayrıca meyvelerin, çiçeklerin, yaprakların güz mevsiminde ölmelerinden sonra bahar mevsiminde yeniden yaratıldıklarına dikkat çekiliyor.

Madem, Cenab-ı Hak bu canlı türlerini yok etmiyor, yeni fertlerini yaratmakla varlıklarını bir yönüyle devam ettiriyor. Elbette, her bir ferdi bir nevi hükmünde olan insan nevini de ölümle hiçliğe atmayacak, onları da ahirette yeniden diriltecektir.

Son paragrafa kıyametin kopacağının Kur’ân’da haber verilmekle birlikte kâinattaki birçok tekvini ayetle de bunun sabit olduğu beyan ediliyor. Bu tekvini ayetler, insanların, bitkilerin ve hayvanların ölümleridir. Zira, Nur Külliyatında kâinat bir ağaca benzetilmiş, bitkilerin yaprak, hayvanların çiçek, insanların ise meyve hükmünde oldukları beyan edilmiştir. Bir ağacın yapraklarının dökülmesi, çiçeklerinin solması ve meyvelerinin ağaçtan kopmaları bir gün o ağacın da öleceğinin en açık delilleridir.

İnsandaki hücre değişimleri de yaprak dökümünü benzer ve bedenin bir gün öleceğini haber verirler.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Zeylü'l-Habbe.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

drerkan
Çok harika bir izah olmuş. Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...