Block title
Block content

"İ’lem Eyyühe’l-Aziz! İnsanın yaptığı san’atların sühûlet ve suûbet dereceleri, onun ilim ve cehliyle ölçülür. Ne kadar san’atlarda, bilhassa ince ve latîf cihazatta ilmî mehareti çok olursa, o nisbette kolay olur..." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ’lem Eyyühe’l-Aziz! İnsanın yaptığı san’atların sühûlet ve suûbet dereceleri, onun ilim ve cehliyle ölçülür. Ne kadar san’atlarda bilhassa ince ve latîf cihazatta ilmî mehareti çok olursa, o nisbette kolay olur. Cehli nisbetinde de zahmet olur. Binaenaleyh, eşyanın hilkatinde sür’at-i mutlaka ile vüs’at-i mutlaka içinde görünen sühûlet-i mutlaka, Sâniin ilmine nihayet olmadığına hads-i kat’î ile delâlet eder.

(1) وَمَآ اَمْرُنَآ اِلَّا وَاحِدَةٌ كَلَمْحٍ بِالْبَصَرِ

Bu derste, kâinattaki İlâhî icraatların üç önemli yönüne dikkat çekiliyor: Mahlukatın çok geniş bir sahada, çok süratle ve çok kolay yaratılmaları.

Mutlak; kayıtlı olmayan demektir. Allah’ın bütün sıfatları mutlaktır, yani onların icraatlarını kayıtlayacak, onlara engel olacak başka sıfatlar olduğu düşünülemez. Zira, bütün kuvvet ve kudretler Allah’ın kudret sıfatının tecellileri, gölgeleri, işaretleridirler. Bunların tümü mahlûktur ve hiçbirinin İlâhî sıfatları kayıtlaması, icraatlarına engel olması düşünülemez.

Bir ağacın dallarında açan yüzlerce, binlerce çiçeğin çok kolay yapıldığını gözümüzle görüyoruz. O mutlak kudret, aynı kolaylıkla yeryüzündeki bütün yumurtalardan civcivler, balıklar, kuşlar çıkarır. Yine aynı kolaylıklar sayısız nutfelerden bütün hayvanların yavrularını yaratır.

Bu kadar geniş sahada, bu kadar eşyayı son derece süratle ve kolay yaratması, “Sâniin ilmine nihayet olmadığına hads-i kat’î ile delâlet eder.”

Bu mucize icraatlar, Allah’ın bütün sıfatlarının mutlak ve sonsuz olduğuna delalet ettiği halde, ilim sıfatının öncelikle nazara verilmesi, eşyanın yaratılışında önce ilim, sonra irade ve kudretin gelmesi cihetiyledir. Aynı hüküm bütün sıfatlar için de aynen geçerlidir.

Burada geçen ilim kelimesini, Allah’ın mevcut eşyanın hepsini “yapmayı, yaratmayı bilmesi” şeklinde anlamamız konunun yapısı yönünden daha uygundur. Elbette Allah bilerek yapmakta ve yaptığı her şeyi de bilmekte, murakabe etmektedir.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 81
Word indir Pdf indir
Paylaş

BENZER SORULAR

Yükleniyor...