Onuncu Risale

İçerikler


  1. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Birinci Basamağı izah eder misiniz?

  2. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, İkinci Basamağı izah eder misiniz?

  3. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Üçüncü Basamağı izah eder misiniz?

  4. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Dördüncü Basamağı izah eder misiniz?

  5. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Beşinci Basamağı izah eder misiniz?

  6. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Altıncı Basamağı izah eder misiniz?

  7. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Yedinci Basamağı izah eder misiniz?

  8. İnsanı hayvandan ayıran şeyler nelerdir? Biri: Mazi ve müstakbel ile alâkadar olması... İkincisi: Gerek enfüsî, gerek âfâkî, yani dahilî ve haricî şeylere taallûk eden idrâki... Üçüncüsü: İnşaata lâzım olan mukaddemeleri keşif ve tertip etmek...

  9. "İ'lem eyyühe'l-aziz! Cenâb-ı Hakkın atâ, kazâ ve kader namında üç kanunu vardır. Atâ, kazâ kanununu; kazâ da kaderi bozar... Yâ İlâhî! Hasenatım senin atândandır. Seyyiatım da senin kazândandır. Eğer atân olmasaydı helâk olurdum." İzah eder misiniz?

  10. "İ'lem eyyühe'l-aziz! Esmâ-i hüsnâyı tazammun eden bazı fezlekelerle âyetlere hâtime verilmekte ne gibi bir sır vardır?" Burayı cevabıyla birlikte izah eder misiniz?

  11. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Acz de aşk gibi Allah’a isal eden yollardan biridir. Amma acz yolu, aşktan daha kısa ve daha selâmettir..." Bu dersi hatvelerle birlikte açar mısınız?

  12. "Nefis hizmet zamanında geri kaçar. Ücret vaktinde ileri safa hücum ediyor." Bu cümleyi açıklayabilir misiniz; “ücret vakti”nden kastedilen nedir?

  13. "Ve keza, Vahdetü'l-vücud ehli, kâinatı nefyetmekle idam ediyorlar. Vahdetü'ş-şühud halkı ise, bütün mevcudatı, kürek cezalıları gibi nisyan zindanında ebedî hapse mahkûm ediyorlar." Bu konuyu izah eder misiniz?

  14. "Ve kezâ, insanın vücudunda birkaç daire vardır. Çünkü hem nebatîdir, hem hayvanîdir, hem insanîdir, hem îmânî..." Devamıyla izah eder misiniz?

  15. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Ubûdiyet, sebkat eden nimetin neticesi ve onun fiatıdır. Gelecek bir nîmetin mükâfat mukaddemesi ve vesilesi değildir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  16. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Enva’ın efradında, bilhassa haşerât ve hevâm kısmında görünen fevkalâde çoklukta müşahede edilen hârikulâde gayr-ı mütenahî bir cûd u sehavet vardır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  17. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! İnsanın yaptığı san’atların sühûlet ve suûbet dereceleri, onun ilim ve cehliyle ölçülür. Ne kadar san’atlarda, bilhassa ince ve latîf cihazatta ilmî mehareti çok olursa, o nisbette kolay olur..." Devamıyla izah eder misiniz?

  18. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! İnsanın fıtraten mâlik olduğu câmiiyetin acâibindendir ki: Sâni-i Hâkim şu küçük cisimde gayr-ı mahdut enva-ı rahmeti tartmak için gayr-ı mâdud mîzanlar vaz’etmiştir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  19. "Maahaza, bazen bu büyük âlem o lâtifeye o kadar darlaşır ki, âlem o lâtifenin karnında bir zerre gibi olur. Ve o lâtifeyi, bütün seyahat meydanlarıyla, mütalâa ettiği kitaplarıyla o hardale dahi yutar, yerinde oturur,.." Açıklar mısınız?

  20. "Evet, bazı insanlar zerrede boğulurlar. Bazısında da dünya boğulur. Bazılar da kendilerine verilen anahtarlardan birisiyle kesretin en geniş bir alemini açar, fakat içinde boğulur. Sahil-i vahdet ve tevhide zorla vasıl olur." Açıklar mısınız?

  21. "Demek, insanın seyr-i ruhanisinde çok tabakalar vardır. Bir tabakada, insanlara huzur ve tevhid pek suhuletle nasip ve müyesser olur. Bir tabakasına da gaflet ve evham öyle istila eder ki, kesret içinde gark olmakla..." Devamıyla açıklar mısınız?

  22. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz!  İsm-i Celâl, alelekser nev’ilerde, külliyatta tecelli eder. İsm-i Cemâl ise mevcudatın cüz’iyatına tecelli eder. Bu itibarla nev’ilerdeki cûd-u mutlak, celâlin tecellisidir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  23. "Bazen de cemal, celalden tecelli eder. Evet, cemalin gözünde celal ne kadar cemildir; celalin gözünde dahi cemal o kadar celildir." Bu konuyu izah eder misiniz?

  24. "Cemalin gözünde celal ne kadar cemildir; Celalin gözünde dahi cemal o kadar celildir." cümlesini açıklar mısınız?

  25. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Basar masnuatı görüp de basîret Sâni’i görmezse çok garip ve pek çirkin düşer. Çünkü o hâlde Sâniin manen, kalben görünmemesi, ya basîretin fıkdânındandır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  26. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Bir tarlaya zer’edilen bir tohum, mânevî bir sur ve bir duvardır. O tarlayı tohum sahibine mal eder. Başkasının tasarrufuna mâni olur..." Devamıyla izah eder misiniz?

  27. "İ’lem Eyyühe’l-Azİz! Tâbiatları lâtif, ince ve lâtif san’atlara meftun bazı insanlar, bilhassa has bahçelerinde pek güzel hendesevâri bir şekilde şekilleri, arkları, havuzları, şadırvanları yaptırmakla bahçelerine..." Devamıyla izah eder misiniz?

  28. "Kezalik, dünya bahçesinde nizam ve intizamın son sisteminde bulunan mahlûkat ve masnuat arasında -hayvanlarda olsun, nebatatta olsun, cemâdatta olsun- bazı çirkin, intizamdan hariç şeyler bulunur." Bu hüküm insan için de geçerli mi?

  29. "Maahaza, o gibi şeyler kasti olmasaydı, şekillerinde hikmetli tehalüf olmazdı." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  30. "İ'lem eyyühe'l-aziz! İnsanı fıtraten bütün hayvanlara tefevvuk ettiren câmiiyetinin meziyetlerinden biri, zevilhayatın Vâhibü'l-Hayata olan tahiyye ve tesbihlerini fehmetmektir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  31. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Zâhir ile bâtın arasında müşabehet varsa da hakikate bakılırsa aralarında büyük uzaklık vardır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  32. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Hayat-ı dünyeviyeye kasden ve bizzât teveccüh edip bağlanan kâfirin, imhâl-i ikabında ve bilakis terakkiyat-ı maddiyede muvaffakıyetindeki hikmet nedir?" Devamıyla izah eder misiniz?

  33. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Tevfîk-i İlâhî refiki olan adam, tarîkat berzahına girmeden zâhirden hakikate geçebilir. Evet, Kur’ân’dan, hakikat-ı tarîkatı -tarîkatsız- feyiz sûretiyle gördüm ve bir parça aldım..." Devamıyla izah eder misiniz?

  34. "Seriüsseyir olan bu zamanın evladına,.." cümlesinden ne anlamalıyız, ahir zamanda zaman hızlı mı?

  35. "İ'lem eyyühe'l-aziz! İnsanı gaflete düşürtmekle Allah'a ubudiyetine mâni olan, cüz'î nazarını cüz'î şeylere hasretmektir. Evet, cüz'iyat içerisine düşüp cüz'îlere hasr-ı nazar eden, o cüz'î şeylerin esbabdan sudûruna ihtimal verebilir..." Devamıyla izah?

  36. "Ve kezâ, senin vücudunun zuhur ve vuzuhca Hâlık’ın vücuduna nisbeti, Hâlık’ın vücuduna delâlet edenlerin nisbeti gibidir. Çünkü sen bir vecihle kendi vücuduna delâlet ediyorsun..." Devamıyla izah eder misiniz?

  37. "Senin önünde çok korkunç büyük meseleler vardır ki, insanı ihtiyata, ihtimama mecbur eder. Birisi: Ölümdür ki, insanı dünyadan ve bütün sevgilierinden ayıran bir ayrılmaktır. İkincisi: Dehşetli, korkulu..." Ürkütücü ifadeler neden kullanılıyor?

  38. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Cenab-ı Hakk’a hamdler, şükürler olsun ki; mesâil-i nahviyeden 'isim' ile 'harf' arasındaki mânevî fark ile çok mühim mes’eleleri bana öğretmiştir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  39. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Dünya, âlem-i âhirete bir fihriste hükmündedir. Bu fihristede âlem-i âhiretin mühim meselelerine olan işâretlerden biri, cismânî olan rızıklardaki lezzetlerdir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  40. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! İnsanın havf ve muhabbeti halka teveccüh ettiği takdirde, havf bir belâ, bir elem olur. Muhabbet bir musîbet gibi olur..." Devamıyla izah eder misiniz?

  41. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Sen şecere-i hilkatin ya bir semeresi veya bir çekirdeğisin. Cismin itibariyle küçük, âciz, zayıf bir cüzsün..." Devamıyla izah eder misiniz?

  42. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Bu kadar elîm firak ve ayrılıklara mâruz kalmakla çektiğin elemlerin sebebi ve kabahati sendedir. Çünkü o muhabbetleri gayr yerinde sarfediyorsun..." Devamıyla izah eder misiniz?

  43. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Meselâ: Kamer’in ahvaline veya istikbâlin hakikatine dair îtâ-i mâlumat eden adama, bütün mâmelekini ona feda etmeye hazırsın..." Devamıyla izah eder misiniz?

  44. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Görüyoruz ki, Sâni-i Hakîm, kemâl-i hikmetiyle, pek âdi şeylerden pek harika, mu’cize-i mensucat yapıyor..." devamıyla izah eder misiniz?

  45. "Âlemin fihristesi hükmünde olan insan fabrikasında dokunan mensucat o hakikati tenvir eder." cümlesini izah eder misiniz?

  46. "Evet, rivâyetlerde vardır ki: İnsanın ömür dakikaları insana avdet ederler. Ya gaflet ile muzlim olarak gelirler veya hasenat-ı muzîe ile avdet ederler." İzah eder misiniz, buradaki rivayetler hangileridir?

  47. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Görüyoruz ki, Sâni-i Hakîmin, efrad ve cüz’iyatın tasvirinde büyük büyük tefennünleri vardır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  48. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Gerek vücutta, gerek rızıkta ifrat derecesinde mebzuliyet vardır. Bu ise, hikmetten uzak, abesiyete yakın görünür. Evet, eğer yaratılan şey bir gaye için yaratılıyorsa hakkın var; amma gayeler pek çoktur..." İzah eder misiniz?

  49. "İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın san’atıyla Hâlıkın san’atı arasındaki fark: İnsan kendi san’atının arkasında görünebilir; amma Hâlıkın masnuu arkasında yetmiş bin perde vardır..." Devamıyla izah eder misiniz? Nurani perdeler ne demektir, nelerdir?

  50. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Hayvanattan olsun, nebatattan olsun, tevellüd ile tenasül şümulüne dahil olan her fert, veçh-i arzı istilâ ve tasallut etmek niyetindedir ki, arzı kendisine ve zürriyetine has ve hâlis bir mescid ..." Devamıyla izah eder misiniz?

  51. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Kur’ân-ı Kerim, bazen bir şeyin müteaddit gayelerinden insanlara ait bir gayeyi zikre tahsis eder. Bu ihtar içindir, inhisar için değildir. Yani, o şeyin gayeleri, zikredilen gayeye münhasır değildir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  52. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenâb-ı Hakka mahsus taklidi mümkün olmayan en bâhir tevhid sikke ve mühürlerinden biri, gayr-ı mâdud muhtelif eşyayı basit bir şeyden halk etmektir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  53. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Hayat-ı insaniyenin vezâifinden biri de kendi cüz’î sıfatlarını, şuûnatını, Hâlıkın küllî sıfatlarını, şuûnatını fehmetmek için bir mikyas yapmaktır." Devamıyla izah eder misiniz?

  54. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Müslümanları lehviyat-ı nevmiye mesabesinde olan dünya hayatına davet etmekle, Cenâb-ı Hakkın helâl ettiği tayyibat dairesinden, haram ettiği habîsat mezbelesine teşvik..." Devamıyla izahı nasıl; sehpa ağacı ve jimnastik ağacı nedir?

  55. "O sehba ağacı da daima teceddüd etmekte olan ahval-i alemi seyyal manzaraları seyretmeğe alet ve vasıta olur. " ifadesini nasıl anlamalıyız?

  56. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Felsefe talebesiyle medeniyet tilmizleri, Müslümanları ecnebî âdetlerine ittibâ ile şeâir-i İslâmiyeyi terk etmeye davet ettiklerinde..." Devamıyla izah eder misiniz?

  57. "Felsefe talebesiyle medeniyet tilmizleri, Müslümanları ecnebi âdetlerine ittiba ile şeair-i İslâmiyeyi terk etmeye davet ettiklerinde, Kur'an Nurcuları böylece müdafaada bulunurlar." Kur'an sadece Nurcuları mı müdafaa ediyor?

  58. "Ancak siyaset şarabıyla veya şöhret hırsıyla veya rikkat-i cinsiyeyle veya felsefenin dalâletiyle veya medeniyetin sefahetiyle sarhoş olanlar senin meşrep ve mesleğine tâbi olurlar." cümlesini açıklar mısınız?

  59. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Her bir masnuda tahakkuk eden kemâl-i sanat, Sâniin her mekânda ve her masnuun yanında bulunmasına delâlet ettiği gibi, hiçbir mekânda ve hiçbir masnuun yanında bulunmamasına da delâlet eder..." Devamıyla izah eder misiniz?

  60. "İnsan saltanat-ı rububiyetin mehâsinine nâzır ve esmâ-i kudsiyenin cilvelerine dellâl ve kalem-i kudretle yazılan mektubat-ı İlâhiyeyi mütalâa ile mütefekkir olduğu cihetle, eşref-i mahlûkat ve halife-i arz olmuştur." İzah eder misiniz?

  61. "İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsandaki kusur sonsuz olduğu gibi, acz, fakr ve ihtiyacına da nihayet yoktur. İnsana tevdi edilen açlık ile nimetlerin lezzetleri tebarüz ettiği gibi; insandaki kusur, kemâlât-ı Sübhâniye derecelerine bir mirsaddır." Devamıyla izah?

  62. "İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Her bir insan için hayat seferinde iki yol vardır. Bu iki yolun uzunluğu kısalığı birdir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  63. "Halbuki, o levazımattan laakal onda biri dünyevi hayata, dokuzu hayat-ı bakiyeye sarf etmek gerektir..." deniyor ve sonra da "... hiç olmazsa bir saati de beş namaza ve baki ve sonsuz uhrevi hayata sarf etmek lazımdır ki..." deniyor. Çelişki yok mu?

  64. "Her iki hayatın levazımatı, Mâlikü’l-Mülk tarafından verilmiştir." cümlesini izah eder misiniz?

  65. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Gafil olan insan, kendi vazifesini terk eder, Allah’ın vazifesiyle meşgul olur..." Devamıyla izah eder misiniz?

  66. "İ’lem eyyühe’l-aziz! 'Bazı dualar icabete iktiran etmez.' diye iddiada bulunma. Çünkü dua bir ibadettir. İbadetin semeresi âhirette görünür. Dünyevî maksatlar ise, namaz vakitleri gibi, dualar ibadeti için birer vakittir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  67. "İ'lem eyyühe'l-aziz! İnkılâplar neticesinde, her iki taraf arasında geniş geniş dereler husule geliyor. O dereler üstünde her iki âlemle münasebettar köprüler lâzımdır ki, her iki âlem arasında gidiş geliş olsun..." Devamıyla izah eder misiniz?

  68. "İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın ba’delmevt, Hâlık-ı Rahmân ve Rahime rücûu hakkında ilânat yapan..." Devamıyla izah eder misiniz?

  69. "Arkadaş! Âlem-i bekaya delâlet eden berahinden maada, arkasında saflar teşkil edip dualarına bir ağızdan 'Âmin, âmin!' söyleyen enbiya, evliya, sıddıkîn imamları,.." Devamıyla izah eder misiniz?

  70. "İ'lem eyyühe'l-aziz! Cenab-ı Hakk'ın verdiği nimetleri söyleyip ilan ve tahdis-i nimet etmek, bazen gurura ve kibre incirar eder. Tevazu kastıyla da o nimetleri ketmetmek iyi değildir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  71. "İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Ücret alındığı zaman veya mükâfat tevzi edildiği vakit, rekabet, kıskançlık mikrobu oynamaya başlar. Fakat iş zamanında, hizmet vaktinde o mikrobun haberi olmuyor. Hatta tembel olan adam çalışkanı sever." Devamıyla izah eder misiniz?

  72. "İbadetlerde rekabet edilmemelidir. Olduğu takdirde ihlâsı kaybolur." ifadesini “hayırda yarışmak” konulu âyet ve hadislerle nasıl bağdaştırabiliriz?

  73. "İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Keramet ile istidrac mânen birbirine mübâyindir. Zira kerâmet, mu’cize gibi Allah’ın fiilidir... İstidrâc ise, gaflet içinde iken eşya-yı gaybiyenin inkişafından ve garip fiilleri izhar etmekten ibârettir." Devamıyla izahı?

  74. "İ'lem eyyühe'l-aziz! Tesbihat, ibadat, gayr-ı mahdud envalarıyla her şeyde vardır. Fakat, her şeyin kendi tesbihat ve ibadetini bütün vecihlerini daima bilip şuur edinmesi lazım değildir. Çünkü husul huzuru istilzam etmez..." Devamıyla izah eder misiniz?

  75. "İ’lem Eyyühe’l-Azîz! İnsan-ı mü’minin kıymeti, ihtiva ettiği sanat-ı âliye ile esmâ-i hüsnâdan inikas eden cilvelerin nakışları nisbetindedir. İnsan-ı kâfirin kıymeti ise, et, kemikten ibâret fâni ve sâkıt maddesinin kıymetiyle ölçülür." Devamıyla izah?

  76. "İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın Cenâb-ı Hak'tan hiçbir hakkı talep etmeye hakkı yoktur. Bilâkis, daima ona şükretmeye medyundur. Çünkü mülk onundur, insan onun memlûküdür." İzah eder misiniz?

Yükleniyor...