Block title
Block content

Onuncu Risale

İçerikler


  1. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, İkinci Basamağı izah eder misiniz?

  2. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Birinci Basamağı izah eder misiniz?

  3. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Dördüncü Basamağı izah eder misiniz?

  4. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Üçüncü Basamağı izah eder misiniz?

  5. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Altıncı Basamağı izah eder misiniz?

  6. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Beşinci Basamağı izah eder misiniz?

  7. İnsanı hayvandan ayıran şeyler nelerdir? Biri: Mazi ve müstakbel ile alâkadar olması... İkincisi: Gerek enfüsî, gerek âfâkî, yani dahilî ve haricî şeylere taallûk eden idrâki... Üçüncüsü: İnşaata lâzım olan mukaddemeleri keşif ve tertip etmek...

  8. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale, Yedinci Basamağı izah eder misiniz?

  9. "İ'lem eyyühe'l-aziz! Cenâb-ı Hakkın atâ, kazâ ve kader namında üç kanunu vardır. Atâ, kazâ kanununu; kazâ da, kaderi bozar... Yâ İlâhî! Hasenatım senin atândandır. Seyyiatım da senin kazândandır. Eğer atân olmasaydı helâk olurdum." izah eder misiniz?

  10. "İ'lem eyyühe'l-aziz! Esmâ-i Hüsnâyı tazammun eden bazı fezlekelerle âyetlere hâtime verilmekte ne gibi bir sır vardır?" burayı cevabıyla birlikte izah eder misiniz?

  11. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Acz de aşk gibi Allah’a isal eden yollardan biridir. Amma acz yolu, aşktan daha kısa ve daha selâmettir..." Bu dersi hatvelerle birlikte açar mısınız?

  12. "Acz de aşk gibi Allah'a isal eden yollardan biridir. Amma acz yolu, aşktan daha kısa ve daha selâmettir." ifadesini izah eder misiniz?

  13. "Nefis hizmet zamanında geri kaçar. Ücret vaktinde ileri safa hücum ediyor." Bu cümleyi açıklayabilir misiniz; “ücret vakti”nden kastedilen nedir?

  14. Ve keza, Vahdetü'l-vücud ehli, kâinatı nefyetmekle idam ediyorlar. Vahdetü'ş-şühud halkı ise, bütün mevcudatı, kürek cezalıları gibi nisyan zindanında ebedî hapse mahkûm ediyorlar. Bu konuyu izah eder misiniz?

  15. "Evet, nasıl ki midenin itasıyla bütün mat'umat ita edilmiş gibi telakki ediliyor; hayatın itasıyla da, alem-i şehadet müştemil bulunduğu nimetlerle beraber ita edilmiş gibi telakki ediliyor." Bu konuyu izah eder misiniz?

  16. " Tezkiye muamelesi bazan tabaka-i imaniyede olur." Buradaki tezkiye muamelesi ne anlama geliyor?

  17. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Ubûdiyet, sebkat eden nimetin neticesi ve onun fiatıdır. Gelecek bir nîmetin mükâfat mukaddemesi ve vesilesi değildir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  18. "İnsanın vücudunda birkaç daire vardır. Çünkü hem nebatidir, hem hayvanidir, hem insanidir, hem imani." Bu bahsi açıklar mısınız?

  19. "Ve kezâ, insanın vücudunda birkaç daire vardır. Çünkü hem nebatîdir, hem hayvanîdir, hem insanîdir, hem îmânî..." devamıyla izah eder misiniz?

  20. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! İnsanın fıtraten mâlik olduğu câmiiyetin acâibindendir ki: Sâni-i Hâkim şu küçük cisimde gayr-ı mahdut enva-ı rahmeti tartmak için gayr-ı mâdud mîzanlar vaz’etmiştir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  21. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! İnsanın yaptığı san’atların sühûlet ve suûbet dereceleri, onun ilim ve cehliyle ölçülür. Ne kadar san’atlarda, bilhassa ince ve latîf cihazatta ilmî mehareti çok olursa, o nisbette kolay olur..." Devamıyla izah eder misiniz?

  22. "Cenâb-ı Hakk'ın mâhiyeti her şeye mübâyin olduğuna ve bütün eşya onun kudretine nisbeten mütesâvi olduğuna sarahaten delâlet eder." cümlesini izah eder misiniz?

  23. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Enva’ın efradında, bilhassa haşerât ve hevâm kısmında görünen fevkalâde çoklukta müşahede edilen hârikulâde gayr-ı mütenahî bir cûd u sehavet vardır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  24. Evet bu cûd-u icad Sâniin vücubundandır. Nevide celâlîdir, fertte cemalîdir... Bu cümleyi açıklar mısınız?

  25. Bazan da Cemal Celalden tecelli eder. Evet Cemalin gözünde Celal ne kadar Cemildir, Celalin gözünde dahi Cemal o kadar Cemildir.. Cümlesini açıklar mısınız?

  26. Ve keza, celal, vahidiyetin tecellisinden, cemal dahi ehadiyetin tecellisinden zahir olur. Bazan da cemal, celalden tecelli eder.. Cümlesini açar mısınız?

  27. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz!  İsm-i Celâl, alelekser nev’ilerde, külliyatta tecelli eder. İsm-i Cemâl ise mevcudatın cüz’iyatına tecelli eder. Bu itibarla nev’ilerdeki cûd-u mutlak, celâlin tecellisidir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  28. "Maahaza, bazan bu büyük âlem o lâtifeye o kadar darlaşır ki, âlem o lâtifenin karnında bir zerre gibi olur. Ve o lâtifeyi, bütün seyahat meydanlarıyla, mütalâa ettiği kitaplarıyla o hardale dahi yutar, yerinde oturur,.." Açıklar mısınız?

  29. "Evet, bazı insanlar zerrede boğulurlar. Bazısında da dünya boğulur. Bazılar da, kendilerine verilen anahtarlardan birisiyle kesretin en geniş bir alemini açar, fakat içinde boğulur. Sahil-i vahdet ve tevhide zorla vasıl olur." Açıklar mısınız?

  30. "Evet, bazı insanlar zerrede boğulurlar. Bazısında da dünya boğulur." Bazı insanlarda dünyanın boğulmasını izah eder misiniz?

  31. "Bazan da cemal, celalden tecelli eder. Evet, cemalin gözünde celal ne kadar cemildir; celalin gözünde dahi cemal o kadar celildir." Bu konuyu izah eder misiniz?

  32. "Demek, insanın seyr-i ruhanisinde çok tabakalar vardır. Bir tabakada, insanlara huzur ve tevhid pek sühuletle nasip ve müyesser olur. Bir tabakasına da, gaflet ve evham öyle istila eder ki, kesret içinde gark olmakla..." Devamıyla açıklar mısınız?

  33. Mutlak Rahmet ile Mutlak Kâhr Nasıl Bir Arada Bulunur?

  34. İsm-i Cemal ise, mevcudatın cüz'iyatına tecellî eder. Bu itibarla, nevilerdeki cûd-u mutlak, celâlin tecellîsidir. Ve keza, celâl, vahidiyetin tecellîsinden, cemal dahi ehadiyetin tecellîsinden zahir olur. Bu cümleleri açar mısınız?

  35. Cemalin gözünde celal ne kadar cemildir; Celalin gözünde dahi cemal o kadar celildir.. Cümlesini açıklar mısınız?

  36. "İ’lem Eyyühe’l-Azİz! Tâbiatları lâtif, ince ve lâtif san’atlara meftun bazı insanlar, bilhassa has bahçelerinde pek güzel hendesevâri bir şekilde şekilleri, arkları, havuzları, şadırvanları yaptırmakla bahçelerine..." Devamıyla izah eder misiniz?

  37. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Bir tarlaya zer’edilen bir tohum, mânevî bir sur ve bir duvardır. O tarlayı tohum sahibine mal eder. Başkasının tasarrufuna mâni olur..." Devamıyla izah eder misiniz?

  38. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Basar masnuatı görüp de, basîret Sâni’i görmezse çok garip ve pek çirkin düşer. Çünkü, o hâlde Sâniin manen, kalben görünmemesi, ya basîretin fıkdânındandır..." devamıyla izah eder misiniz?

  39. "Sâni'in manen, kalben görünmemesi, ya basîretin fıkdanındandır veya kalp gözünün kör olmasındandır." cümlesini izah eder misiniz?

  40. Çürük bir meyve ile olgun bir meyvenin yaratılışındaki Kemal'i nasıl anlamak gerekir, çürük meyveyi yaratan Allah, sebeplerin tesiri olmadığını mı göstermek istiyor?

  41. "Maahaza, o gibi şeyler kasti olmasaydı, şekillerinde hikmetli tehalüf olmazdı." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  42. "Kezalik, dünya bahçesinde nizam ve intizamın son sisteminde bulunan mahlûkat ve masnuat arasında -hayvanlarda olsun, nebatatta olsun, cemâdatta olsun- bazı çirkin, intizamdan hariç şeyler bulunur." bu hüküm insan için de geçerli mi?

  43. Bazen ibadetlerimizde huşu içinde olurken, bazen de gaflet ve isteksizlik oluyor, bunun sebebi nedir? Üstad'ın huşu ile ilgili önerdiği metodlar var mı?

  44. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Hayat-ı dünyeviyeye kasden ve bizzât teveccüh edip bağlanan kâfirin, imhâl-i ikabında ve bilakis terakkiyat-ı maddiyede muvaffakıyetindeki hikmet nedir?.." devamıyla izah eder misiniz?

  45. "Evet, o kafir, … güzel masnuat-ı İlâhiyenin mehasinini bilâ-şuur tanzim ediyor. Ve kuvveden fiile çıkartmakla garâbet-i san’at-ı İlâhiyeye nazarları celb ediyor." Açıklar mısınız?

  46. İnsan gaflet uykusundan uyanmak için neler yapmalı? Bu konuda Risalelerden tavsiyeleriniz var mıdır?

  47. "İ'lem eyyühe'l-aziz! İnsanı fıtraten bütün hayvanlara tefevvuk ettiren câmiiyetinin meziyetlerinden biri, zevilhayatın Vâhibü'l-Hayata olan tahiyye ve tesbihlerini fehmetmektir..." devamıyla izah eder misiniz?

  48. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Zâhir ile bâtın arasında müşabehet varsa da hakikate bakılırsa aralarında büyük uzaklık vardır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  49. Fethu'r-Rabbani kitabında, dünyaya yüz çevirilmesi, aç kalınması, insanlardan kaçılması söyleniyor. Fakat böyle düşününce okulumuzu, ailemizi belli bir müddet terketmemiz, onlarla konuşmamamız gerekiyor. Risale-i Nur mesleğinde buna gerek var mıdır?

  50. Ehl-i hakikat ve ehl-i tarikat tabirleri Risalelerde çok geçiyor. Ehl-i tarikat derken zannedersem sofilik kastediliyor; peki ehl-i hakikatin tarzı nasıldır?

  51. "Amma, o ışığın, şemsin ziyasıyla, o nurun da Menbaü'l-Envarın nuruyla muttasıl olduğuna vakıf olduğun zaman anlarsın ki,.." Muannid biri bunu silsile gibi uzatabilir; güneş, helyum vs elementlerden oluşmuştur derse, nasıl cevap verebiliriz?

  52. "İ'lem eyyühe'l-aziz! İnsanı gaflete düşürtmekle Allah'a ubudiyetine mâni olan, cüz'î nazarını cüz'î şeylere hasretmektir. Evet, cüz'iyat içerisine düşüp cüz'îlere hasr-ı nazar eden, o cüz'î şeylerin esbabdan sudûruna ihtimal verebilir..." Devamıyla izah?

  53. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Tevfîk-i İlâhî refiki olan adam, tarîkat berzahına girmeden zâhirden hakikate geçebilir. Evet Kur’ân’dan, hakikat-ı tarîkatı -tarîkatsız- feyiz sûretiyle gördüm ve bir parça aldım..." devamıyla izah eder misiniz?

  54. "Ve keza, maksud-u bizzat olan ilimlere ulûm-u âliyeyi okumaksızın isâl edici bir yol buldum." cümlesini izah eder misiniz?

  55. "Seriüsseyir olan bu zamanın evladına,.." cümlesinden ne anlamalıyız, ahirzamanda zaman hızlı mı?

  56. Mehdi'nin irşadını vehbi olarak yapmasını nasıl anlayacağız?

  57. "Ve kezâ, senin vücudunun zuhur ve vuzuhca Hâlık’ın vücuduna nisbeti, Hâlık’ın vücuduna delâlet edenlerin nisbeti gibidir. Çünkü sen bir vecihle kendi vücuduna delâlet ediyorsun..." Devamıyla izah eder misiniz?

  58. "Senin önünde çok korkunç büyük meseleler vardır ki, insanı ihtiyata, ihtimama mecbur eder. Birisi: Ölümdür ki, insanı dünyadan ve bütün sevgililerinden ayıran bir ayrılmaktır. İkincisi: Dehşetli, korkulu..." ürkütücü ifadeler neden kullanılıyor?

  59. "İ’lem Eyyühe’l-Azİz! Dünya, âlem-i âhirete bir fihriste hükmündedir. Bu fihristede âlem-i âhiretin mühim mes’elelerine olan işâretlerden biri, cismânî olan rızıklardaki lezzetlerdir..." devamıyla izah eder misiniz?

  60. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Cenab-ı Hakk’a hamdler, şükürler olsun ki; mesâil-i nahviyeden “isim” ile “harf” arasındaki mânevî fark ile çok mühim mes’eleleri bana öğretmiştir..." devamıyla izah eder misiniz?

  61. "Binaenaleyh, havfın ile muhabbetini dünya ve dünya insanlarından çevir." cümlesini izah eder misiniz, "dünya insanları"ndan kasıt kimler olabilir?

  62. "... cüz´iyet kaydından kurtulmuşsun. Ve keza, insaniyet itâsıyla bilkuvve "küll" hükmündesin. Ve keza, iman ve İslâmiyet ihsanıyla bilkuvve "küllî" olmuşsun..." Açıklar mısınız?

  63. "Fâtır-ı Hakîm'e tevcih et ki havfın onun merhamet kucağına leziz bir tezellül olsun." Allah'tan korkan; ne patrondan, ne tehditten, ne zulümden, ne ideolojik baskıdan korkmaz. Peki Allah'a inanmayanların korkusuzlukları nasıl anlaşılabilir?

  64. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Sen şecere-i hilkatin ya bir semeresi veya bir çekirdeğisin. Cismin itibariyle küçük, âciz, zayıf bir cüzsün..." devamıyla izah eder misiniz?

  65. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! İnsanın havf ve muhabbeti halka teveccüh ettiği takdirde, havf bir belâ, bir elem olur. Muhabbet bir musîbet gibi olur..." devamıyla izah eder misiniz?

  66. "Muhabbet ettiğin şahıs da ya seni tanımaz veya muhabbetine tenezzül etmez." Bazı insanlara muhabbet edersiniz, onlar tenezzül etmezler; arayıp soran, ilk selam veren hep siz olursunuz. Bu durum ne ile ilgilidir, cümleyi izah eder misiniz?

  67. "Muhabbetini dünya ve dünya insanlarından çevir." cümlesini izah eder misiniz; ben bazı insanları sevemiyorum, bakış açım nasıl olabilir?

  68. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Bu kadar elîm firak ve ayrılıklara mâruz kalmakla çektiğin elemlerin sebebi ve kabahati sendedir. Çünkü o muhabbetleri gayr yerinde sarfediyorsun..." Devamıyla izah eder misiniz?

  69. "Evet, alemin fihristesi hükmünde olan insan fabrikasında dokunan mensucat o hakikati tenvir eder." cümlesini izah eder misiniz?

  70. İnsanın ömür dakikaları insana avdet ederler. Ya gafletle muzlim olarak gelirler veya hasenat-ı muzie ile avdet ederler. Bu ifadeleri açıklar mısınız?

  71. "Evet, rivâyetlerde vardır ki: İnsanın ömür dakikaları insana avdet ederler. Ya gaflet ile muzlim olarak gelirler veya hasenat-ı muzîe ile avdet ederler." İzah eder misiniz, buradaki rivayetler hangileridir?

  72. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Meselâ: Kamer’in ahvaline veya istikbâlin hakikatine dair îtâ-i mâlumat eden adama, bütün mâmelekini ona feda etmeye hazırsın. Amma daire-i mülkünde bir arı hükmünde bulunan Kamer’in Hâlıkından haber getiren..." Devamıyla izahı?

  73. "Sâni-i Hakîm, kemâl-i hikmetiyle, pek âdi şeylerden pek harika, mu’cize-i mensucat yapıyor. Ve keza, abesiyet ve israfa mahal bırakılmamak üzere, bir ferdi envâen vazifelerle tavzif ediyor." Devamıyla izah eder misiniz?

  74. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Gerek vücutta, gerek rızıkta ifrat derecesinde mebzuliyet vardır. Bu ise, hikmetten uzak, abesiyete yakın görünür. Evet, eğer yaratılan şey bir gaye için yaratılıyorsa hakkın var; amma gayeler pek çoktur..." İzah eder misiniz?

  75. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Görüyoruz ki, Sâni-i Hakîmin, efrad ve cüz’iyatın tasvirinde büyük büyük tefennünleri vardır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  76. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Hayvanattan olsun, nebatattan olsun, tevellüd ile tenasül şümulüne dahil olan her fert, veçh-i arzı istilâ ve tasallut etmek niyetindedir ki, arzı kendisine ve zürriyetine has ve hâlis bir mescid yap..." devamıyla izah eder misiniz?

  77. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Kur’ân-ı Kerim, bazan birşeyin müteaddit gayelerinden insanlara ait bir gayeyi zikre tahsis eder. Bu ihtar içindir, inhisar için değildir. Yani, o şeyin gayeleri, zikredilen gayeye münhasır değildir..." devamıyla izah eder misiniz?

  78. "İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın san’atıyla Hâlıkın san’atı arasındaki fark: İnsan kendi san’atının arkasında görünebilir; amma Hâlıkın masnuu arkasında yetmiş bin perde vardır..." devamıyla izah eder misiniz? Nurani perdeler ne demektir, nelerdir?

  79. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Müslümanları lehviyat-ı nevmiye mesabesinde olan dünya hayatına davet etmekle, Cenâb-ı Hakkın helâl ettiği tayyibat dairesinden, haram ettiği habîsat mezbelesine teşvik..." devamıyla izahı nasıl; sehpa ağacı ve jimnastik ağacı nedir?

  80. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenâb-ı Hakka mahsus taklidi mümkün olmayan en bâhir tevhid sikke ve mühürlerinden biri, gayr-ı mâdud muhtelif eşyayı basit bir şeyden halk etmektir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  81. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Hayat-ı insaniyenin vezâifinden biri de, kendi cüz’î sıfatlarını, şuûnatını, Hâlıkın küllî sıfatlarını, şuûnatını fehmetmek için bir mikyas yapmaktır." devamıyla izah eder misiniz?

  82. O sehba ağacı da daima teceddüd etmekte olan ahval-i alemi seyyal manzaraları seyretmeğe alet ve vasıta olur; ifadesini nasıl anlamalıyız?

  83. "İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Felsefe talebesiyle medeniyet tilmizleri, Müslümanları ecnebî âdetlerine ittibâ ile şeâir-i İslâmiyeyi terk etmeye davet ettiklerinde..." Devamıyla izah eder misiniz?

  84. "Felsefe talebesiyle medeniyet tilmizleri, Müslümanları ecnebi âdetlerine ittiba ile şeair-i İslâmiyeyi terk etmeye davet ettiklerinde, Kur'an Nurcuları böylece müdafaada bulunurlar..." Kur'an sadece Nurcuları mı müdafaa ediyor?

  85. "Ancak siyaset şarabıyla veya şöhret hırsıyla veya rikkat-i cinsiyeyle veya felsefenin dalâletiyle veya medeniyetin sefahetiyle sarhoş olanlar senin meşrep ve mesleğine tâbi olurlar." cümlesini açıklar mısınız?

  86. "Ve keza, insanın bir cihetle kıl kadar bir ihtiyarı, zerre kadar bir iktidarı, şuâ kadar bir hayatı, dakika kadar bir ömrü, cüz’î bir cüz kadar mevcudiyeti varsa da, diğer cihetle hadsiz bir acz ve fakrı da vardır..." cümlesini açıklar mısınız?

  87. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Herbir masnuda tahakkuk eden kemâl-i sanat, Sâniin her mekânda ve her masnuun yanında bulunmasına delâlet ettiği gibi, hiçbir mekânda ve hiçbir masnuun yanında bulunmamasına da delâlet eder..." devamıyla izah eder misiniz?

  88. "Hasenat yaptığı zaman, habbe habbe yapar. Seyyiat yaparsa kubbe kubbe yapar." Açıklar mısınız? Seyyie bir yazıldığı halde, nasıl kubbe kubbe; hasenat çok yazıldığı halde, nasıl habbe oluyor?

  89. "Ve keza insan, hayat-ı dünyeviye cihetiyle bir çekirdek olup, pek büyük semere ve sümbüller vermek için kendisine tevdi edilen cihazatı, bazı maddeleri elde etmek için tavuk gibi toprakları, gübreleri, necisleri..." cümlesini açıklar mısınız?

  90. "İnsan saltanat-ı rububiyetin mehâsinine nâzır ve esmâ-i kudsiyenin cilvelerine dellâl ve kalem-i kudretle yazılan mektubat-ı İlâhiyeyi mütalâa ile mütefekkir olduğu cihetle, eşref-i mahlûkat ve halife-i arz olmuştur." İzah eder misiniz?

  91. "İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsandaki kusur sonsuz olduğu gibi, acz, fakr ve ihtiyacına da nihayet yoktur. İnsana tevdi edilen açlık ile nimetlerin lezzetleri tebarüz ettiği gibi; insandaki kusur, kemâlât-ı Sübhâniye derecelerine bir mirsaddır." devamıyla izah?

  92. "Ehl-i şuhud dediğimizden maksat, evliyaullahtır. Zira velayet sahibi, avamın itikad ettiği şeyleri gözle müşahede ediyor." Bu konuyu açıklar mısınız?

  93. "Onda dokuz menfaat ihtimali var. İkinci yolda mesele makusedir, ondan dokuz zarar ihtimali vardır." Neden Onda Dokuz İhtimal Denmiştir?

  94. "İman yümnüyle yürüyen emn ü eman içindedir." cümlesini izah eder misiniz?

  95. "İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Her bir insan için hayat seferinde iki yol vardır. Bu iki yolun uzunluğu kısalığı birdir..." devamıyla izah eder misiniz?

  96. "Her iki hayatın levazımatı, Mâlikü’l-Mülk tarafından verilmiştir." cümlesini izah eder misiniz?

  97. "Halbuki, o levazımattan laakal onda biri dünyevi hayata, dokuzu hayat-ı bakiyeye sarf etmek gerektir..." deniyor ve sonra da "... hiç olmazsa bir saati de beş namaza ve baki ve sonsuz uhrevi hayata sarf etmek lazımdır ki..." deniyor. Çelişki yok mu?

  98. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Gafil olan insan, kendi vazifesini terk eder, Allah’ın vazifesiyle meşgul olur..." devamıyla izah eder misiniz?

  99. "İ’lem eyyühe’l-aziz! 'Bazı dualar icabete iktiran etmez.' diye iddiada bulunma. Çünkü dua bir ibadettir. İbadetin semeresi âhirette görünür. Dünyevî maksatlar ise, namaz vakitleri gibi, dualar ibadeti için birer vakittir.." devamıyla izah eder misiniz?

  100. "İ'lem eyyühe'l-aziz! İnkılâplar neticesinde, her iki taraf arasında geniş geniş dereler husule geliyor. O dereler üstünde her iki âlemle münasebettar köprüler lâzımdır ki, her iki âlem arasında gidiş geliş olsun..." devamıyla izah eder misiniz?

Yükleniyor...