İmam-ı Rabbânînin ifade ettiği "Letâif-i Cennet, cilve-i esmânın temessülâtıdır." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu ifade, “Hakiki hakaik-i eşya esmâ-i İlahiyedir.” ifadesinin cennet ve ondaki güzellikler için de geçerli olduğunu gösteriyor. Misal olarak Müzeyyin ismi üzerinde duralım. Müzeyyin; tezyin eden, güzelleştiren demektir. Bu ismi tecelliye sevk eden, Cenab-ı Hakk’ın tezyin etmeyi istemesi, mahlûkatının güzel olmasını murad etmesidir. Bu ise İlâhî şuunattan bir şe’ndir. Bu arzu üzerine sıfatlar faaliyet gösterir. Yani, irade sıfatı o güzel mahlûkun yaratılmasını diler, kudret sıfatı da diğer sıfatlarla birlikte o güzel şeyi vücuda getirir.

Buna göre, cennetteki her nev’i güzellik, Allah’ın Müzeyyin isminin bir temessülüdür, yani o ismin güzelliği o güzel eşyada kendini göstermiştir. Keza, o saadet yurdundaki bütün ikram ve ihsanlar da Cenab-ı Hakk’ın Kerîm ve Muhsîn isimlerinin temessül etmiş şekli gibidirler.

İmam-ı Rabbânî Hazretleri: "Letâif-i Cennet, cilve-i esmânın temessülâtıdır" sözü ile cennetteki bütün güzelliklerin, Allah’ın isimlerinin güzelliklerinin bir cilvesi, bir yansıması ve canlı bir levhası olduğunu ifade ediyor.

Üstad Hazretlerinin "teemmel" (düşün, dikkat et) kelimesi ile dikkat çekmek istediği husus; temessül kelimesinin derin ve muhtelif mânâlarıdır. Bütün güzellikler Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisidir. Cennetin güzelliği nasıl dünyadaki güzelliklerden üstün ise, Allah’ın esmâsının güzellikleri de Cennetin güzelliklerinden kıyasa gelmeyecek kadar üstündür.

İn’ikas ve temessül; bir şeyin aynı ile başka bir şeyde yansıması demektir. Mesela bir mumun etrafında halka şeklinde on adet ayna bulunsa, o mum, her bir aynada temessül eder. Yani aynı vasıfları ile o aynaların içinde bulunur. Bir tek mum iken, on mum olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...