"İmandaki şek meselesi ise, imkân-ı zâtîden gelen ihtimaller, o yakîne münâfi değil ve o yakîni bozmaz." buradaki "imandaki imkan-ı zati"yi izah eder misiniz? Cenab-ı Hakk'ın -haşa- olmaması da zatında mümkündür mü diyeceğiz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu kaide, imanın her şubesi ve rüknü için geçerli değildir. Allah’ın zatı ve sıfatları haricinde olan şeyler için geçerlidir.

Varlık üç mertebedir.

Birisi, Vacibü'l-Vücut mertebesi: Yani varlığı zaruri olup, ademi muhal olan varlık mertebesidir. Allah’ın zatı ve sıfatları bu dairededir. Bu dairede değişme, başkalaşma, halden hale geçme gibi mümkinata ait vasıflar cari değildir. Allah’ın zatı ve sıfatları hepsinden münezzehdir.

İkincisi, mümkinat mertebesidir: Burada, vücut ve adem müsavidir. Var olması için, varlığı zaruri olan Allah’a muhtaçtır. Yani Allah var etmedikçe, vücut sahasına çıkamaz. Bütün mahlukata ait sıfat ve özellikler bu varlık mertebesindedir. Zatında mümkün olma manası da burada geçerlidir.

Üçüncüsü, mümteniat mertebesidir: Varlık sahasına çıkması imkansız olan muhalatlardır. Bunlar hiçbir suretle varlık sahasına çıkamazlar. Mesela, bir insanın uluhiyet vasıflarından birisi ile vasıflanması, veya Allah’ın -haşa- sıfatlarından birini kaybetmesi gibi. Bunlar olması asla düşünülemeyen şeylerdir. Zatında mümkün olma kaidesi burada da geçerli değildir.

İmanın diğer beş rüknü mümkinat sınıfından olmasından, zatında mümkün olma kaidesi burada geçerlidir. Onun için şeytan, bunu vesvese suretinde çok işlettiriyor. Mesela, meleklerin yok olması zatında mümkündür, ama varlık sahasında olduğuna dair binlerce delil bu vehmi ve vesveseyi izale ediyor. Ama Allah’ın ademi, zatında mümkün olmadığından vehim ve vesveseye konu olmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

bakiduman
abi Allah razı olsun çok güzel izah etmişsiniz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...