"Daire-i Uluhiyet" ve "Hakaik-i Mücerrede" ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Kur’ân-ı Mu'cizü’l-Beyan, hakikatleri durûb-u emsal ile beyan ediyor. Çünkü dâire-i ulûhiyete ait hakaik-i mücerrede, dâire-i mümkinatta ancak misaller ile temessül ve tavazzuh eder. Mümkin ve miskin olan insan da daire-i imkânda misallere bakarak, fevkinde bulunan dâire-i vücûbun şuûnatını, ahvalini düşünür." (bk. Mesnevi-i Nuriye, Hubab.)
Daire-i Uluhiyet:
Allah'ın kâinat üzerindeki mutlak egemenliği, tasarrufu ve hâkimiyeti alanıdır. Hiçbir değişime uğramayan, sınırlı ve yaratılmış varlıklar (mümkinat) âleminden olmayan, sadece Allah'a ait olan sıfat ve fiillerin dairesidir.
Mesela, Allah'ın kudret ve ilim gibi tüm sıfatlarının kendisi "Daire-i Uluhiyet"e aittir. Bu sıfatlar ezeli, ebedi ve sonsuzdur; yaratılmışların bu sıfatları kavrayışının çok ötesindedir. Allah’ın zat-ı akdesi, şuunatı, sıfatları ve isimleri bu dairenin kapsamı ve konularıdır.
Hakaik-i Mücerrede (Mücerret Hakikatler):
Soyut, maddeden ve şekilden bağımsız olan gerçeklerdir. Daire-i Uluhiyet'e ait olan ve duyularla kavranamayan, ancak akıl ve kalp ile bilinebilen yüksek hakikatlerdir.
Mesela ilahi adalet soyut bir hakikattir. Gözle görülmez, elle tutulmaz, ilahi rahmet maddi bir varlık değildir. Melekler, ruh, kader gibi hakikatler de soyut gerçeklerdir (mücerreddirler).
Kavramlar Arasındaki Bağlantı (Misallerle İzah)
Bu iki kavram arasındaki ilişki, Kuran'ın hakikatleri insan idrakine yaklaştırma metodu ile açıklanır:
Daire-i Uluhiyete ait olan, yani sonsuz ve mutlak olan soyut hakikatler (hakaik-i mücerrede), bizim gibi sınırlı varlıkların (daire-i mümkinatta / yaratılmışlar âleminde) anlayabilmesi için misaller ve temsiller ile görünür hale gelir.
Allah'ın kudret sıfatının sonsuzluğu daire-i uluhiyete aittir.
Gözle gördüğümüz her bir tohumdan koca bir ağacın yaratılması veya bütün yıldızların direksiz ve muntazam bir şekilde uzayda durması.
İnsan bu somut misallere bakarak (ağaç, yıldızlar), arkalarındaki sonsuz ve soyut olan kudret hakikatini idrak etmeye çalışır. Ağacın büyüklüğü, kudretin küçücük bir tecellisi (yansıması) ve bir göstergesidir.
Kısaca daire-i uluhiyet okyanusu gibidir; hakaik-i mücerrede o okyanustaki sınırsız cevherlerdir; biz ise o cevherleri misallerle (temsillerle) anlayarak idrakimize yakınlaştırmaya çalışırız.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü