"İmanın tercümanını mübarek Hacerü’l-Esvede tevdi edip emanet bırakıyorum..." Üstad neden Kelime-i Şehadeti Hacerü’l-Esvede emanet bırakıyor?
Değerli Kardeşimiz;
"Madem hayalen bu perde açıldı, Kâbe-i Mükerreme mihrap hükmüne geçti. Ben bu fırsattan istifade ederek, o safları işhad edip, tahiyyatta getirdiğim اَشْهَدُ اَنْ لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ olan imanın tercümanını mübarek Hacerü'l-Esvede tevdi edip emanet bırakıyorum derken, birden bir vaziyet daha açıldı. Gördüm ki, dahil olduğum cemaat üç daireye ayrıldı..."(1)
Kâbe mihrab, hacılar bu mihrabın arkasında saf tutmuş bir cemaat, kelime-i şehadet ise bu cemaatin dilindeki en büyük kıraattir.
Kâbe'yi tavaf edecek kimse, gerek tavafa başlarken ve gerekse Hacer-i Esved'in önüne geldiği zaman mümkün ise kimseye eziyet vermeden onu öper ve eliyle mesheder. Aşırı izdihamdan dolayı öpmesi ve elini sürmesi mümkün olmazsa, ellerini uzaktan Haceru’l-Esved’e doğru kaldırır ve onu öper gibi işaret yapar. Tekbir ve tehlil getirir. İşte bu şekilde uzaktan yapılan işarete istilâm (selâmlama) denir. Haceru’l-Esved'i öpmek veya istilâm etmek haccın sünnetlerindendir.
Üstad Hazretleri bu sünnete binaen o taşın bin dört yüz yıldır milyonlarca hacının tekbir ve tehliline şahitlik ettiğini ifade etmek için bu ifadeyi kullanıyor olabilir. Evet, o taşın dili olsa başta Peygamber Efendimiz (asm) ve onun güzide ashabı olmak üzere, kimlerin istilamına, kimlerin tekbir ve tehliline şahitlik ettiğini ifade etse, bu hal insana ulvî bir neş’e ve tatlı hüzün katar.
(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar