“İtikadat-ı umumiyenin sebebi ve senedi, tevatür-ü mânevî kuvvetini ifade eden pek çok kerrat ile melâike müşahedelerinden ve ruhanîlerin rüyetlerinden hasıl olan mebâdi-i zaruriyedir, esâsât-ı kat’iyedir.” Mebâdi-i zaruriye ile izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Öyle ise, şu ehl-i edyandaki bu itikadat-ı umumiyenin sebebi ve senedi, tevatür-ü mânevî kuvvetini ifade eden pek çok kerrat ile melâike müşahedelerinden ve ruhanîlerin rüyetlerinden hasıl olan mebâdi-i zaruriyedir, esâsât-ı kat’iyedir." (Yirmi Dokuzuncu Söz, Birinci Maksat, Üçüncü Esas)

Bütün dinlerin ve bu dinlere tabi olan insanların genel olarak meleklere iman edip kabul etmesi ve meleklerin varlığında icma ve ittifak etmeleri, meleklerin varlığını kat’î olarak ispat ediyor. Zira olmayan ve hiç bilinmeyen bir şeyin bütün insanlık âleminde kabul edilmesi ve üzerinde ittifak kurulması imkânsızdır. Öyle ise insanlık içerisinde bir zümre melekler ile görüşüp onlar ile konuşmuş ki, bu mübarek taifeye iman etmek insanlık içinde kök salıp kabul edilmiştir. Yoksa hiç görüşme ve konuşma olmadan, bir taifenin esaslı ve köklü bir şekilde insanlık içinde yerleşmesi mümkün olamaz.

“Hiç mümkün müdür ki!..” diye başlanarak zikredilen bütün deliller, zarurî olarak meleklerin varlığını iktiza eder. Bunlar "mebâdi-i zaruriye" olup meleklerin varlığını netice verirler.

"Mebadi", kelime mânasıyle mebdeler, başlangıçlar demektir ve burada “temel umdeler” mânasında kullanılmıştır. Bu kelimeyi hemen takib eden “esâsât-ı kat’iye” terkibi de bu mânayı desteklemekte ve açıklamaktadır.

Bütün hak dinlerde meleklere imanın yer almış olması ve bütün peygamberlerin ve peygamber varisi büyük âlimlerin ve mürşidlerin onlarla görüşmeleri “mebâdi-i zaruriye” hükmünde olup, meleklerin varlığını ispat ederler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...