Kaç çeşit müteşabihat var? "Dünya öküzün boynunda ve balığın sırtında" hadisine benzer müteşabih ayetler var mı?
Değerli Kardeşimiz;
Müteşâbih kelimesi dilbilgisi bakımından Arapça “şebih” lafzından türemiştir. Şebih, renk, adalet ve zulüm gibi keyfiyet (vasıf-mahiyet) yönünden çeşitli benzeşmeler için kullanılır. İki şeyin aynı seviyede benzeşmelerine “teşâbüh”, birbirinden fark edilemeyecek şekilde keyfiyet bakımından birbirine benzeyen şeylere de “müteşâbih” denir. (bk. Râğıb el-İsfehâni, Müfredât, Mısır, 1980, Şibh maddesi.)
Kur'ân-ı Kerîm, muhkem ayetlere “ümmü’l-kitap” (Kitab’ın anası-temeli), bunların dışında kalan bir kısım ayetlere ise “müteşâbih” ayetler adını vermiştir. Bu hususu açıklayan ayet-i kerime mealen şöyledir:
“Sana Kitab’ı indiren odur. Onun bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab’ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. İşte kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun teviline yeltenmek için müteşâbih ayetlere yapışıp, onlarla uğraşır dururlar. Hâlbuki onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek payeye erişenler (derinleşenler-râsih âlimler), ‘Ona inandık, hepsi Rabbimiz tarafındandır.’ derler. Bu inceliği ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.” (Âl-i İmrân, 3/7)
Bu sınıfa giren birçok ayet ve hadis mevcuttur. Misal olarak bazılarını takdim edelim:
"Allah'ın eli kulların ellerinin üstündedir." (Feth, 48/10)
"Sadece Rabbinin yüzü bakidir." (Rahman, 55/27);
"Benim nefsimdekini bilirsin; fakat ben senin nefsinde bulunanı bilmem." (Maide, 5/116)
"Allah, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakileri altı günde yaratmış, sonra da Arş'ın üzerine istivâ etmiştir." (Secde, 32/4)
Bu ayetlerde de açık bir şekilde teşbih ifadeler vardır. Bu ayetleri zahiri üzere kabul etmek doğru olmaz. Bu sebeple İslam âlimlerinin bu ayetlerden çıkarttığı manalar ile ayetleri anlamak en güzel ve selametli yoldur.
Cenab-ı Hak, cisimden münezzeh olduğundan, tefsir âlimleri ayette geçen “el” kelimesini “Allah’ın kudretinin ve gücünün her şeye yettiği” şeklinde tevil etmişlerdir.
Sevr ve hut hadisinin manasını zahir bir şekilde teyit eden ya da benzer bir manayı ifade eden ayet yoktur. İslam dininde hadisler de müstakil olarak bir kaynak teşkil ettiği için, her hadisi ayetle teyit ettirmek gerekmez. Lakin hadis ile ayet zahiren ters düşüyor ise; o zaman hadis, ayete uygun bir şekilde tevil ve tabir edilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü