"Kur’ân nedir, tarifi nasıldır?" başlığı altında yapılan izahı âyet-i kerimelerle açıklayabilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur'ân;

•şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi,

•ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi,

•ve şu âlem-i gayb ve şehadet kitabının müfessiri,

•ve zeminde ve gökte gizli esmâ-i İlâhiyenin mânevî hazinelerinin keşşafı,

•ve sutûr-u hâdisâtın altında muzmer hakaikin miftahı,

•ve âlem-i şehadette âlem-i gaybın lisanı,

•ve şu âlem-i şehadet perdesi arkasında olan âlem-i gayb cihetinden gelen iltifâtât-ı ebediye-i Rahmâniye ve hitâbât-ı ezeliye-i Sübhâniyenin hazinesi,

•ve şu İslâmiyet âlem-i mânevîsinin güneşi, temeli, hendesesi,

•ve avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası,

ve Zât ve sıfât ve esmâ ve şuûn-u İlâhiyeninkavl-i şârihi, tefsir-i vâzıhı, bürhan-ı kàtıı, tercüman-ı sâtıı,..

Aşağıda bir kısmını takdim ettiğimiz yüzlerce âyet üstadın bu tarifini izah eder mahiyettedir. Bu âyetler kâinat kitabını okuyan ve okutturan âyetlerdir. İnsanlığa kâinatın dilini anlamak noktasında rehber ve tercüman olan âyetlerdir.

"Elif, Lam, Ra. İşte bunlar hikmetli Kitabın âyetleridir." (Yunus Suresi, 1)

"Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde süzülen gemilerde, Allah’ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgârları ve yerle gök arasında emre amade duran bulutları döndürmesinde düşünen kimseler için âyetler vardır." (Bakara Suresi, 124)

"Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, Allah’ın göklerde ve yerde yarattıklarında, O’na karşı gelmekten sakınan kimseler için âyetler vardır." (Yunus Suresi, 6)

"Gece ile gündüz, Güneş ile Ay, Allah’ın varlığının âyetlerindendir. Güneşe ve Ay’a secde etmeyin. Eğer Allah’a kulluk etmek istiyorsanız bunları yaratana secde edin." (Fussilet, 37)

"Sizi topraktan yaratması O’nun varlığının âyetlerindendir. Sonra hemen birer insan olup yeryüzüne yayılırsınız. İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi O’nun varlığının âyetlerindendir. Bunlarda tefekkür eden bir kavim için âyetler vardır. Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması, O’nun varlığının âyetlerindendir. Doğrusu bunda bilenler için âyetler vardır. Geceleyin uyumanız, gündüz de lütfundan rızık aramanız O’nun varlığının âyetlerindendir. Bunlara kulak veren bir kavim için âyetler vardır. Size korku ve ümit veren şimşeği göstermesi, gökten su indirip ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi O’nun varlığının âyetlerindendir. Bunlarda akleden kavim için âyetler vardır. Göğün ve yerin, O’nun emri ile ayakta durması O’nun varlığının âyetlerindendir. Sonra sizi bir tek da'vetle çağırdığı zaman hemen yerden çıkacaksınız." (Rum Suresi, 20-25)

"Göklerde ve yerde inananlara nice âyetler vardır." (Casiye Suresi, 3)

"…Allah’ın göklerde ve yerde yarattıklarında âyetler vardır." (Yunus Suresi, 6)

"Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde akıl sahiplerine şüphesiz deliller vardır. Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler. Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın. Sen münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru, derler." (Al-i İmran Suresi, 190-191)

"Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz su gibidir ki, onunla insan ve hayvanların yiyeceği bitkiler yetişip birbirine karışmıştır. Yeryüzü süslenip bezendiği ve yerin sahiplerinin bütün bunlara mâlik olduklarını sandıkları sırada gece veya gündüz, buyruğumuz o yere gelmiş ve orayı hiçbir şey bitirmemişe çevirmişiz; bir gün önce bir şey yokmuş gibi olmuştur. Tefekkür eden bir kavim için âyetleri böylece uzun uzun açıklıyoruz." * (Yunus, 24)

"Yeri düzleyen, orada dağlar nehirler var eden, her türlü üründen çift çift yetiştiren, gündüzü geceyle bürüyen de O’dur. Doğrusu bunlarda tefekkür eden kimseler için ibretler vardır." (Ra’d Suresi, 3)

"Rabbin bal arısına: Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gönderdiği yoldan yürü diye öğretti. Karınlarından, insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Tefekkür eden bir millet için bunda ibret vardır." (Nahl Suresi, 68-39)

•ve şu âlem-i insaniyetin mürebbîsi,

•ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyetinmâ ve ziyası,

•ve nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi,

•ve insaniyeti saadete sevk eden hakikî mürşidi ve hâdîsi,

•ve insana hem bir kitab-ı şeriat,

•hem bir kitab-ı dua,

•hem bir kitab-ı hikmet,

•hem bir kitab-ı ubudiyet,

•hem bir kitab-ı emir ve davet,

•hem bir kitab-ı zikir,

•hem bir kitab-ı fikir,

•hem bütün insanın bütün hâcât-ı mâneviyesine merci olacak çok kitapları tazammun eden tek, câmi bir kitab-ı mukaddestir.

•Hem bütün evliya ve sıddıkîn ve urefâ ve muhakkıkînin muhtelif meşreplerine ve ayrı ayrı mesleklerine, herbirindeki meşrebin mezâkına lâyık ve o meşrebi tenvir edecek ve herbir mesleğin mesâkına muvafık ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütüphane hükmünde bir kitab-ı semâvîdir.

Üstadın tarifleri içinde geçen hikmet, dua, fikir, zikir gibi mefhumların Kur’ân'da geçen âyetlerinin bir kısmını aşağıda veriyoruz. Daha bunun gibi onlarca âyet üstadın tarifini teyit ve takviye ediyor.

"Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım," (Zâriyat Suresi, 56)

"Bundan (Kur’ân'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidâyet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam alıcıdır." (Al-i İmran Suresi, 4)

Onların sana getirdikleri hiçbir misal yoktur ki, biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım." (Furkan Suresi, 33)

"Bak, âyetleri onlar iyice anlamaları için nasıl çeşitli şekillerde açıklıyoruz?" (En’am Suresi,65)

"Bilin ki, kalpler ancak Allah'ın zikri ile mutmain olur." (Ra'd Suresi, 13/28)

"Bu, Bizim O'na indirdiğimiz mübârek bir Zikirdir. Şu halde, onu inkâr edecek olanlar siz misiniz?" (Enbiyâ Suresi, 50)

"Hiç şüphesiz Zikr'i (Kur’ân'ı) Biz indirdik Biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz."(Hicr Suresi, 9)

"(Resûlüm!) İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir (Kur’ân) verdik." (Tâhâ Suresi, 99)

“Ey iman eden akıl sahipleri! Allah'tan korkun. Allah size gerçekten bir zikir (Kur’ân) indirmiştir." (Talak Suresi, 10)

“Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) “Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru.” “Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu ‘hor ve aşağılık’ kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur.” “Rabbimiz, biz: “Rabbinize iman edin” diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.” “Rabbimiz, elçilerine va’dettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi ‘hor ve aşağılık’ kılma. Şüphesiz Sen, va’dine muhalefet etmeyensin.” Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: “Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam…” (Al-i İmran Suresi, 191-195)

“Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir.” (Lokman Suresi, 19)

“De ki: "Allah, diye çağırın, 'Rahman' diye çağırın, ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O'nundur." Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse.” (İsra Suresi, 110)

“Hayy (diri) olandır. O’ndan başka ilah yoktur; öyleyse dini yalnızca Kendisi’ne halis kılanlar olarak O’na dua edin. Âlemlerin Rabbine hamdolsun.” (Mü’min Suresi, 65)

“Öyleyse, dini yalnızca O’na halis kılanlar olarak Allah’a dua (kulluk) edin; kâfirler hoş görmese de.” (Mü’min Suresi, 14)

“De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O’na) doğrultun ve dini yalnız Kendisi’ne has kılarak O’na dua edin. “sizi ilk yarattığı” gibi (yine O’na)döneceksiniz.” (A’raf Suresi, 29)

“De ki “Sizin duanız olmasaydı Rabbim size ne diye değer versin?” (Furkan Suresi, 77)

“Kur`an, insanları Allah`a imana, O`na itaat ve ibadete davet eder. Haram ve helal olanları açıklar, ilmi teşvik eder.” (Zümer suresi,9)

“Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir. (A`raf Suresi,199)

"Bu, kendisinde süphe olmayan kitaptır. Allah`a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir." (Bakara Suresi,”2)

"Hakikaten bu Kur’ân en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü`minler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler." (İsra Suresi, 9-10)

De ki: “ Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer Suresi, 9)

“ De ki: Rabbim ilmimi arttır!” (Tâhâ Suresi, 114)

“Yaratan Rabbinin adıyla oku. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir. O ki kalemle (yazmayı) öğretti. İnsana bilmediğini öğretti.” (Alâk Suresi, 1-5)

" Hikmeti (ilmi) dilediğine verir. Hikmet verilen kimseye çok hayır verilmiştir. Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp anlarlar." (Bakara Suresi, 269)

“Kulları içinden ancak âlimler, Allah’tan gereğince korkar.” (Fâtır Suresi, 28)

“ Göklerde ve yerde nice âyetler vardır ki, onların yanından (hiç düşünmeden) yüz çevirerek geçerler.” (Yusuf Suresi, 105)

“ Allah, sana Kitab’ı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti.” (Nisa Suresi, 113)

“ Allah demişti ki: “ Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla, hani seni Ruhu’l Kudüs ile desteklemiştim; beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; sana Kitab’ı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i öğrettim.” (Maide Suresi,110)

“Evlerinizde okunan Allah’ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın.” (Ahzâb Suresi, 34)

“ Geceyi, gündüzü, güneşi ve ay’ı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da O’nun emriyle (size) boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için ibretler vardır.” (Nahl Suresi,12)

“ Allah bilendir, hikmet sahibidir.” (Nur Suresi, 58)

“ Aklınızı kullanmıyor musunuz?” (Bakara Suresi, 44)

“ Size âyetlerini gösterir ki düşünesiniz.” (Bakara, 73)

“ Düşünürseniz size âyetleri açıkladık.” (Âl-i İmrân Suresi,118)

"Bilmiyorsanız ilim erbâbına sorunuz. " Nahl Suresi, 43)

“Bu misalleri ancak âlim olanlar anlar." (Ankebut Suresi, 43)

İKİNCİ CÜZ VE TETİMME-İ TARİF: Kur'ân Arş-ı Âzamdan, İsm-i Âzamdan, her ismin mertebe-i âzamından geldiği için, On İkinci Sözde beyan ve isbat edildiği gibi, Kur'ân,

•bütün âlemlerin Rabbi itibarıyla Allah'ın kelâmıdır;

•hem bütün mevcudatın İlâhı ünvanıyla Allah'ın fermanıdır;

•hem bütün semâvat ve arzın Hâlıkı namına bir hitaptır;

•hem rububiyet-i mutlaka cihetinde bir mükâlemedir;

•hem saltanat-ı âmme-i Sübhâniye hesabına bir hutbe-i ezeliyedir;

•hem rahmet-i vâsia-i muhîta nokta-i nazarında bir defter-i iltifâtât-ı Rahmâniyedir;

•hem Ulûhiyetin azamet-i haşmeti haysiyetiyle, başlarında bazan şifre bulunan bir muhabere mecmuasıdır;

•hem İsm-i Âzamın muhitinden nüzul ile Arş-ı Âzamın bütün muhâtına bakan ve teftiş eden hikmetfeşan bir kitab-ı mukaddestir.

- "İşte bu Kur’ân muazzam bir kitabdır. Onu biz indirdik. Çok mübarektir. (Fayda ve bereketi çoktur). Artık buna uyun, emirlerine bağlanın ve Allah'tan korkun. Tâ ki merhamet olunasınız" (En'âm Suresi, 155)

- "Şu indirilmiş Kur’ân, mübarek ve feyizli bir kitabdır ki elleri önündekini (Tevrat ve İncil'i) tasdik edicidir. Tâ ki onunla Mekke halkını ve bütün çevresindeki insanları korkutsun. Åhirete îman edenler, namazlarına gereği üzere devam ettikleri gibi, Kur’ân'a da inanırlar"(En'âm,92)

- "Onlar, hâlâ Kur’ân'ın Allah kelâmı olduğunu ve mânasını düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından olsaydı, muhakkak ki içinde birbirini tutmayan birçok söz ve ifadeler bulurlardı." (Nisâ Suresi, 82)

"O Kur’ân, insanları Hakk'a ulaştırır; helâl ile haramda ve din hükümlerinde hakkı bâtıldan ayırır..." (Bakara Suresi, 185)

"Kur'ân-ı Kerîm doğru yol gösterici, mü'minlere derecelerle kurtuluşu müjdeleyicidir" (Bakara,97)

(Bu Kur’ân,) Âyetlerini, iyiden iyiye düşünseler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptir." (Sad Suresi, 29)

Bu konudaki hadîs-i şeriflerden bir kısmını aşağıda takdim ediyoruz:

"Kuran apaçık bir nur, hakim bir zikir ve en doğru yoldur." (Darimi, Fedailü’l-Kuran, 1; Beyhaki, Şuab, 3/226, hno: 1789)

"Kuran-ı Kerim, Allah Teala`nın gökten yeryüzüne uzatılmış bir ipidir." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/182; Tirmizî, Menakıb, 31)

"Kuran`ın diğer sözlere karşı üstünlüğü: Allah’ın yarattıklarına karşı üstünlüğü gibidir.” (Darimi, Fedail-ül Kuran, 17; Tirmizi, Fedail-ül Kuran, 25)

“Kim Allah’ın Kitabından bir ayet dinlerse, ona kat kat hasene-sevap verilir. Kim de bir ayet okursa, o, kıyamet gününde o kimse için nur olur." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/341)

"Evlerinizi namaz kılarak ve Kur`an okuyarak nurlandırınız." (Beyhaki, Şuab, 3/403, hno: 1875; Suyuti, Camiu's-Sağir, 2/188)

Üstad hazretlerinin Kur’ân hakkında yapmış olduğu tarif çok şumullü ve geniş bir tariftir. Tamamı ile âyet ve hadisler ışığında yapılmış bir tariftir. Biz bir nebze Üstadın tarifinde geçen mefhumları Kur’ân âyetleri ile izah etmeye çalıştık. Şüphesiz tarifte geçen mefhumlarla alâkalı âyetleri tamamı ile çıkarıp göstermek ancak Üstada has bir durumdur. Bu yüzden tam bir cevap nazarı ile bakılmamalıdır. Yapılacak uzun bir araştırmada daha nice âyet ve hadisin bu tarif içinde yer aldığı görülebilecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...