"Kubbe-i semâda parlayan, tebessüm eden yıldızlarla göğün güzel yüzünü yaldızlamak, elbette nihayetsiz bir saltanat-ı rububiyetin şeâiridir..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kubbe-i semâda parlayan, tebessüm eden yıldızlarla göğün güzel yüzünü yaldızlamak, elbette nihayetsiz bir saltanat-ı rububiyetin şeâiridir. Zîşuura, Onu iş’âr eden muhteşem bir Ulûhiyetin işârâtıdır; ehl-i fikri imâna ve tevhide davet eder."

Rububiyet; “Terbiye etmek, bir şeyi kademeli olarak kemâle erdirmek ve son şekline getirmek” demektir. Rab isminin insandaki tecellisiyle bir nutfede başlayan yolculuk bütün organları mükemmel bir insan olmakla kemâle ermiş oluyor.

Rabbü’n-nas yani “insanların terbiye edicisi” ismi bir tek insanda olduğu gibi bütün insanlarda da birlikte seyredilir. Böylece bir saltanat-ı rububiyet ortaya çıkar. Yani bütün insanları terbiye eden ancak Allah’tır, O’nun bu saltanatına hiçbir şerik karışamaz, müdahale edemez.

Aynı mâna yıldızlar âlemi için de geçerlidir. Bir gaz olarak başlayan yolculuk Allah’ın terbiye fiilinin icrasıyla sonunda yıldız olma noktasına varır. Bütün yıldızları birlikte düşündüğümüzde yine bir saltanat-ı Rububiyet kendini gösterir. Bu saltanat, şuur sahiplerine Allah’ın varlığını ve bütün yıldızların O’nun emrine riayetkâr olduklarını iş’ar eder, gösterir ve ehl-i fikri yani aklını yerinde kullanan insanları Allah’a iman etmeye ve O’nu şerikten münezzeh olarak bilmeye davet eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...