"Kuvve-i şeheviye-i behîmiye dalında âliheleri, sanemleri ve ulûhiyet dâvâ edenleri semere vermiş, yetiştirmiş." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Âl-i İmrân sûresi 14. ayet-i kerimede mealen şöyle buyruluyor:

“Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.”

Âyet-i kerîmede ilk olarak kadınlar zikredildiği gibi, toplum hayatında da şehvet denilince öncelikle kadın akla gelmektedir. Halbuki şehvetin, “evlat sevgisi, altın ve gümüş sevgisi, mal ve ekin sevgisi” gibi nice şubeleri vardır. İstikamet yolundan çıkan insanlar kadın sevgisinde o kadar ifrat etmişlerdir ki, onlara tapacak derecede bağlanmışlar ve sanemlerini yani putlarını kadın şeklinde yapmışlardır.

Makam sevgisi de şehvetten olduğu için Üstat Hazretleri bu sevginin en sapık şekli olan “uluhiyet dava etmeyi” de bu grubu dahil etmiştir.

Firavun; hem gadap, hem de makam sevgisi noktasında, iki yönlü bir aşırılığa ve sapıklığa düştüğü için her iki grupta da yer alır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...