"Kuvve-i akliye dalında enbiya ve mürselin ve evliya ve sıddıkin meyvelerini yetiştirdiği…" İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İnsan nuru iman ile alayı illiyyine çıkar. Cennete layık bir kıymet alır. Ve zulmeti küfür ile esfeli safiline düşer cehenneme ehil olacak bir vaziyete girer." (Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, Birinci Mebhas)

Kâinatın en mükemmel meyvesi olan insan, kendisine ihsan edilen aklını ve cüz’î iradesini Allah’ın razı olduğu sahalarda kullanmakla “cennete layık bir kıymet” aldığı gibi, aksi yolda gittiğinde de “cehenneme ehil olacak bir vaziyete” girer. Yani, cennet ve cehennemin çekirdeği insanın aklı ve iradesidir. O halde, hakiki ilim insana Rabbini bildiren ve ebedî saadetin yolunu açan ilimdir. İşte bu ilim “enbiya ve mürselin ve evliya ve sıddıkin meyveleri” verir.

Bu konuda Üstadımızdan bir hakikat dersi:

"Mahiyet ve istidat itibariyle her şey ilme bağlıdır. Ve bütün ulum-u hakikiyenin esası ve madeni ve nuru ve ruhu, marifetullahtır. Ve onun üssü’l-esası da iman-ı billahtır." (bk. age.)

İnsanı iman ve marifete götürmeyen ilimler hakiki değillerdir. Üstad'ın ifadesiyle “kabir kapısında söner, beş para etmez”ler. Kâinattaki varlıkların sadece özelliklerini, vazifelerini ve insana verdikleri faydaları tesbit etmekle yetinilen bir ilim, ancak bu dünyada sahibini bazı imkânlara, şan ve şöhrete kavuşturur, ama ebedî âlemde hiçbir işe yaramaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

nurcu56

Enbiya, mürselin, evliya, sıddıklar, neden kuvve-i akliye sınıfına konulmuş? Onlar sadece akılla mı terakki etmişler?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Bütün güzel işlerin kaynağı aklın doğru kullanılmasıdır. Onun neticesinde kalbin iman etmesiyle de insandaki bütün latifeler kemale ererler. Sayılan o müstesna zevatta sadece akıl değil, bütün latifeler, bütün duygular, bütün hisler istikamet üzere ve kemal derecesindedir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...