"الۤمۤ taktîiyle, bütün harflerin esas mahreçleri olan ‘halk, vasat, şefe’ mahreçlerine işarettir. Ve zihinlerin nazar-ı dikkatini şu mahreçlere çeviriyor..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"... Ve zihinler, gerek bu üç mahreçte, gerek bunlara bağlı küçük küçük mahreçlerde lâfızların ve harflerin nasıl vücuda geldiklerini hayret ve ibretle mütalâa etsinler."(1)

Huruf-u mukattaa, sûre başlarında kesik kesik, ikisi üçü birleşik veya tek başına yazılı bulunan harflerdir. Zaten bu harfler okunurken de teker teker okunur, bir kelime gibi okunmaz. İşte harfleri tek tek ve kesik kesik okumaya “taktî” denilir.

Bu harflerin Kur’an’da ilk geçtiği yer, Bakara sûresinin ilk âyetidir. Bu vesile ile Üstad Bediüzzaman konuyu birçok açıdan değerlendirmiş ve mu’cize yönlerine işaret etmiştir.

Bunlardan biri de, الۤمۤ şeklinde yazılan, ama “Elif-Lâm-Mîm” diye okunan bir başka mu’cize cihetidir.

"Elif-Lâm-Mim" kelimeleri, hece harflerinde bulunan bütün harflerin çıkış yerleri olan boğaz, dil, dudak yani üç mahrecin üçünü de içine almıştır. Elif-Lâm-Mîm" denilince, içeriden başlayıp dudaktan dışarıya çıkan bir heceler dizisi söz konusudur.

Allah, bu üç harf ile dikkatleri ve zihinleri bu harflerin çıkarıldığı yerlere çeviriyor. Böylece, insanları, hem bu üç mahrece hem de diğer bütün harflerin çıktığı bu üç mahreç içindeki diğer küçük mahreçlerde, bütün harflerin, kelimelerin ve lafızların muhteşem ve harika oluşlarını hayretle tefekkür etmeye davet ediyor.

Demek ki, bu âyetleri gönderen kim ise, bütün harflerin çıkış yerlerini, o harflerden meydana gelen kelimeleri ve o kelimelerin müsemmaları olan eşyayı yaratan da O'dur.

Kur’an, Fâtiha suresi ile duyguları uyandırdıktan sonra, dilin maddesi olan elifba harflerinden başlaması ve daha söylerken kalbin en derin kısmından dudağın ucuna kadar bütün harflerin tüm mahreçlerine uygun üç mahreçten hususi tertib ile çıkarak insana kendini tarttırıp tanıtacak olan "elif, lâm, mim" harflerini düşündüre düşündüre okutması, dil sırrı içinde seslerden kelimelere, kelimelerden manalara, manalardan eşyaya, eşyadan yaratma sırrına ve varlığın başlangıcına ve Allah'ın ilmine kadar götürmesi, bu yüce kitabın başından sonuca kadar insanlığa yol göstermeyi üzerine aldığını büyük bir belağatle ifade etmektedir.

Buna göre âyet sanki şunu demektedir:

"Ey mütefekkir! 'Elif, lam, mim' temsiline bak ve harflerin çıkış yerlerine riayet ederek ‘elif, lâm, mim’ diye oku. Okurken kendini bir tart, ruhundan bedenine, içinden dışına, göğsünden dudaklarına doğru yokken var olarak çıkıp gelen o sesleri de iyice bir dinle. Bu sırada bir elifba, ebced okurcasına bütün elifba harflerini şekilleriyle hayalinden geçir ve düşün. Aslında hiçbir manası olmayan bu tek ve basit seslerden, sayılmayacak kadar manayı taşıyan kelimelerin ve bu kelimelerden sözlerin ve bu sözlerden kâinatı anlatan yüce kitapların meydana gelme şekillerinde, nasıl bir kudret ve nasıl bir yaratılış sırrı gizli olduğunu düşün."

"O zaman anlarsın ki, kâinatta her mana, her feyiz, her nimet), her terakki, her kemal, her ümit bir içtimaî nizama, hem de layık olduğu mevkie borçludur. Kendi kendine hiçbir manası, hiçbir kuvveti, hiçbir emaresi olmayan basit maddelerin tek tek parçaları, layık oldukları bir intizamı buldukları zaman onlardan kimyalar, hikmetler, şekiller, hayatlar fışkırarak şu gözümüzün önündeki görülen kâinat meydana geliyor."

"Sen seslerden kelimeyi, kelimelerden manaları, manalardan eşyayı okuyup görebiliyorsan, böyle yokluğun var, manasızlığın çok manalı olabilmesi, ayrı ve dağınık şeylerin birleşip bir bütün meydana getirebilmeleri, bütün bunlar üzerinde ezelden ebede kadar hâkim ve her şeyi kuşatan bir kudret-i vahdaniyenin delili ve şahidi olduğunda tereddüd edebilir misin?"

"Hayır, edemezsin ve etmek için kendinde hiçbir hak göremezsin…" (2)

Dipnotlar:

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 1. Ayet Tefsiri.
(2) bk. Elmalılı, Hak Dini, Kur'an Dili, Bakara Suresi 1. Ayetin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.151
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...