"Mânen hastasın. İbadet ise, mânevî yaralarına tiryaklar hükmünde" ifadesini açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın kalp, ruh, vicdan ve akıl gibi latifelerinin de kendine münasip manevî gıdaları ve hastalıklarına deva olacak manevî tiryakları vardır. Bu gıda ve ilaçlar elbette bu manevî cihazların manevî yapısına mütenasip olmak gerekir.

Allah her bir meyve ve sebzede değişik vitaminler derc etmiştir. Şayet bir insanın vücudunda vitamin eksikliği olursa, ona ilaç tedavisi uygulanır. Bir kişi bir kaç gün yemek yemezse takatten düşer. Aynen bunun gibi ruhun, kalbin, aklın ve diğer latifelerimizin de zikir ve namaz gibi manevî gıdalara ihtiyacı vardır. Manevî gıdalar azalırsa çeşitli hastalıklar meydana gelir. Birçok huzursuzluğun sebebi manevî gıda eksikliğidir.

Mal, mülk, servet ve makam manevî yaralara tiryak olamaz. Ruhun ve vicdanın gıdası ve şifası iman, marifet, ubudiyet, namaz ve zikir gibi ulvî hakikatlerdir.

İmanın mahalli ve muhabbetin merkezi olan manevî kalp ancak marifet, zikir ve tespihle huzur bulur. Nitekim bir ayette mealen şöyle buyrulur: “İyi biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı zikretmekle (anmakla) huzur bulur.” (Rad Suresi 13/28)

Kalp ancak Allah’ın zikri ve muhabbeti ile tatmin olabilir. Ruh ancak ulvî hakikatler ile terakki eder. Akıl ancak marifet ve tefekkür ile doyar. Vicdan ancak dinin latif hakkaniyeti ile inşirah bulur. Nefis ancak iman ve ibadet ile ıslah ve tezkiye olabilir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...