"Masnuatında da bir ferd-i ekmel bulunacak ve kâinata münteşir kemâlâtı o fertte cem edip kendine medar-ı nazar edecek." Bu cümlede geçen: "Kendine medar-ı nazar edecek" ifadesini açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın kendi san’atını Zât-ı İlahisine münasip bir nazarla seyretmesi ve bundan tabir edemiyeceğimiz ulvî ve mukaddes bir zevk almasına şuunat-ı İlahî deniliyor. Tıpkı bir san’atkârın kendi san’atına bakıp büyük bir keyif ve lezzet alması gibi.

Allah bütün isimlerinin tecellisini bir fertte toplayıp, en mükemmel ve en harika san’atını ortaya koyuyor. O zât da Peygamber Efendimiz (asm)'dir. Ve bu san’atı da kendi İlahî nazarına bir medar olarak düşünebiliriz. Yani Allah Habib-i Edib’ini (asm) bütün isimlerinin azamî ve itidal üzere tezahür ettiği hülasa bir varlık olarak yaratmıştır. Bu en mükemmel eserini, İlahî bir nazar ve ulvî bir bakışla seyrediyor ve bundan ulvî ve İlahî bir zevk alıyor, denilebilir.

Üstad Hazretleri bu mânaya şu ifadeleri ile işaret ediyor:

"Her cemal ve kemal sahibi kendi cemal ve kemâlini görmek ve göstermek istemesi sırrınca, o sultan-ı zîşan dahi istedi ki, bir meşher açsın, içinde sergiler dizsin, ta nâsın enzarında saltanatının haşmetini, hem servetinin şaşaasını, hem kendi san'atının harikalarını, hem kendi marifetinin garibelerini izhar edip göstersin. Ta, cemal ve kemâl-i mânevîsini iki vecihle müşahede etsin: Bir vechi, bizzat nazar-ı dekaik-âşinâsıyla görsün. Diğeri, gayrın nazarıyla baksın..."(1)

“Bir vechi, bizzat nazar-ı dekaik-âşinâsıyla görsün.” ifade meselemize tam işaret ediyor.

(1) bk. Sözler, On Birinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...