Block title
Block content

MEHDÎ

 
Mehdi, Al-i Beyt’ten lider bir şahsiyet olup, fitnelerin en dehşetli zamanında zuhur edecek, Deccalâ karşı mücadele yapacaktır.

Ehl-i küfrün Firavun, Nemrut, Mao, Lenin gibi liderleri olduğu gibi, ehl-i imanın da liderleri olması gayet tabiidir. İslâm âleminde zuhur eden Abdülkadir Geylani, İmam Gazali, İmam Rabbani gibi zatlar lider şahsiyetlerdir. Ümmet, böyle zatların etrafında toplanmış, kenetlenmiş, birliğini muhafaza etmiştir.

İşte Mehdi, ahirzamanın o en dehşetli zamanında, ne yapacağını bilmez hale gelen ehl-i imanı ümitsizlikten kurtaracak, İslâmî hizmetlerin geniş kitlelere ulaşmasına vesile olacaktır.

Kâfirleri yok ederek bütün yanlışları bir anda düzeltecek bir Mehdi anlayışı gerçeğe aykırıdır ve hayal ürünüdür. Zira, sebepler dünyasında yaşadığımızdan, Mehdi de bu sebeplere müracaatla iş yapacaktır. Hz. Peygambere (asm) verilmeyen bir yetkinin, O’nun ümmetinden bir zata verilmeyeceği açıktır.

Hz. Peygamber (asm), 23 yıllık risalet döneminde her türlü engelle karşılaşmış, bu engelleri, sebeplere müracaatla aşmıştır. Uhud’da sipere girmesi, iki zırh giymesi, Hendek muharebesinde bizzat hendek kazması, Hudeybiye’de o ağır maddelere rağmen barış imzalaması buna delildir. İşte, Mehdi de küfre karşı mücadelesini sebepler dairesinde yapacaktır. Bu cümleden olarak, eserler yazacak, talebeler yetiştirecek, irşat sistemini kuracak ve onun manevi mücahedesi vefatından sonra da bir şahs-ı manevi halinde devam edecektir.

Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3004 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

şefkat
Mehdi ile alakalı bazı rivayetlerden, Mehdi' nin insanüstü bir şahıs olarak vasıflandırıldığı görülmektedir. Bu rivayetler nasıl değerlendirmeliyiz ? -------------------------------------------------------------------------------- Deccalı da, Mehdî'yi de beşerüstü, harikulâde varlıklar olarak düşünmek doğru olmaz. Böyle bir anlayış, İslâmî anlayışa, Cenab-ı Allah' ın âdetullah adı verilen kanunlarına ve fıtrat düsturlarına ters düşer. Peygamberin bile her işi olağanüstü olmadığına göre Mehdîden nasıl böyle şeyler beklenilebilir? Elbette Hz. Mehdî yeri ve zamanı gelince kerametler gösterecektir. Ama her hali harika değildir. Mevdûdî'nin dediği gibi, "Mehdî ne zaman gelirse gelsin, o zamanın bilgisini, kültürünü, ahvalini, zorunlu şeylerini çok iyi bilecek ve zamanına uygun tedbirleri alacak, dönemindeki fennî ve ilmî buluşlardan, âletlerden faydalanacak, onları en iyi şekilde kullanacaktır." (1) Peki, Deccalın da, Mehdînin de rivayetlerde geçen harikulâde icraatlarını nasıl yorumlayacağız? Bunları tek başlarına mı yapacaklar? Hayır. Şahs-ı mânevîleriyle yapacaklar. Evet, Deccal tahribatını, bir şahs-ı mânevîye, yani bir komiteye, cemiyete dayanarak yaptığı gibi, Hz. Mehdî de o tahribatı, "ihlas, sadakat ve dayanışmayı" esas alan cemaati, seyyidler ve kademe kademe diğer Müslümanların da desteğini alarak tamir edecektir. Cenab-ı Hak ihlas, sadakat ve dayanışmalarına mükâfâten onları muvaffak kılacaktır. Tarihte bunun örnekleri az değildir. İhlaslı nice az topluluk, nice çok toplulukları mağlup etmiştir. Talut'un askerleri çok muydu? Bedir Ashabı, kendilerinin üç katı müşrikleri nasıl perişan etmişlerdi? Malazgirt'te dört kat düşman kuvvet, Alparslan'ın askerleri karşısında darmadağın olmamış mıydı? Evet, Mehdîye isnad edilen, başaracağı belirtilen bir kısım harika faaliyetlerin ancak bir şahs-ı mâneviyle gerçekleştirilmesi söz konusu olabilir. Meseleye şahıs bazında bakılırsa, o zaman bir değerli hocamızın dediği gibi, "Hz. Peygamberin bile başaramadığı işleri başaracak olan Mehdî anlayışını nereye yerleştireceksiniz?"(2) demekten kendimizi alamayız. -------------------------- (1) Mevdudî, Ebul-Ala, Meseleler ve Çözümleri, çev. Yusuf Kara (İstanbul: 1990), s. 51. (2) Prof. Dr. Avni İlhan. "Mehdî ve Mehdîlik," İslâm, Temmuz 1996, s. 31. Şaban Döğen
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...