"Melekât ve malûmat-ı kalbiye, alelekser kulak penceresinden kalbe girerler. Bu itibarla, sem', kalbe yakındır..." Vahiy direkt mi yoksa kulak aracılığı ile mi kalbe geliyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"S - Kalbden sonra tercihen sem'in zikredilmesi neye binaendir?"

"C - Melekât ve malûmat-ı kalbiye, alelekser kulak penceresinden kalbe girerler. Bu itibarla, sem', kalbe yakındır. Ve aynı zamanda, cihât-ı sitteden malûmat aldığı cihetle kalbe benziyor. Zira göz, yalnız ön ciheti görür. Bunlar ise her tarafı görürler."(1)

"Malumat-ı kalbiye", duygular vasıtası ile kalbe akıtılan bilgi ve ilimler demektir ki kalbe gelen ilimlerin ekseri kulak vesilesi ile geliyor. Evet, insanın işiterek öğrendikleri görerek öğrendiklerinden daha fazladır. Üstad'ın da ifade ettiği gibi, göz tek tarafı görürken kulak bütün yönleri işiterek daha fazla ilmi kalbe akıtıyor.

"Melekât", tecrübe neticesi elde edilen alışılmış bilgiler anlamına geliyor. "Melekât" "meleke"nin çoğulu demektir ki insan melekelerinin ekseriyetini işiterek öğrenir. Mesela bir tamirci çırağı, ustasını dinleyerek öğrenir ve zamanla tamirde meleke kazanır ve sonunda ustalık makamına ulaşır.

Bu paragrafa göre kalp bütün bilgi araçlarının toplandığı ana merkezdir; kulak ise bu araçlardan sadece bir tanesidir. Yani kalp hem araçlarla bilgi edinebilirken hem de bizatihi bilgi edinebiliyor. Kalbin bu üstün yönü onu diğerlerine merkez ve efendi yapıyor. Kulak ”... cihât-ı sitteden malûmat aldığı cihetle kalbe benziyor.” cümlesi, bu bakış açımızı doğrular niteliktedir.

Üstad Hazretlerinin bu veciz değerlendirmesinden biz şunu anlıyoruz:

Vahiy nazil olduğunda esas itibari ile kalbe inmiştir, ama bu diğer aza ve cihazların vahiyden nasipsiz olduğu anlamına da gelmiyor. Yani vahiy Peygamber Efendimiz (asv)'in bütün azalarına nüfuz ederek inmiştir. Cebrail (as)’ı görmesi onunla hasbihal etmesi basar sıfatının da vahye muhatap olmasına bakıyor.

Vahyin geliş biçimleri muhteliftir, ama en sonunda vahyin alınışı yukarıda izah ettiğimiz gibidir. Çünkü vahiy gibi ağır bir emanetin bir duygu ile alınması kabil değildir. Allah vahyi, elçisine bütün veçhi ile bütün azalarına indiriyor. Yani vahiy hem kalbi, hem vicdani, hem işitsel, hem görsel, hem vesairedir...

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, 7. Âyet Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...