7. âyetin tefsiri

İçerikler


  1. İlm-i sarfta malûmdur ki, câmidlerden ism-i fâil gibi sıfatlar yapılamaz. Ancak kisbî, nisbî, itibarî olan mânâ-yı masdarîden yapılabilir. Öyleyse, ölümün halkı katl değildir. Cümlesini açıklar mısınız?

  2. "Beşincisi: İnsanın katl gibi zahirî ve ihtiyarî olan fiilleri, nefsin meyelânına intiha eder... Altıncısı: Âdetullah üzerine, irade-i külliye-i İlâhiye, abdin irade-i cüz’iyesine bakar..." İzah eder misiniz?

  3. " İlim, malûma tâbidir. Bu kaziyeye göre, malûm, ilme tâbi değildir; çünkü devir lâzım gelir." cümlesini izah eder misiniz?

  4. Ölüm gibi hasıl-ı bilmasdar denilen şey, kesb gibi bir masdara mütevakkıftır. Yani, adetullah üzerine, o hasıl-ı bilmasdarın vücuduna şart kılınmıştır. Kesb denilen masdarda, çekirdek ve ukde-i hayatiye meyelandır. İzahı nasıldır?

  5. Cenâb-ı Hakkın ef’alinde tercih edici bir garaza, bir illete ihtiyaç yoktur. Ancak tercih edici, Cenâb-ı Hakkın ihtiyarıdır.. Cümlesini izah eder misiniz?

  6. Bir emrin behemehal bir müessirin tesiriyle vücuda gelmesi lazımdır ki tereccüh bila müreccih lazım gelmesin. Ama itibari emirlerde tahsis edici bir şey bulunmazsa bile muhal lazım gelmez. Bu cümleyi açıklar mısınız?

  7. "Abd, kesb denilen masdardan neş’et eden, hâsıl-ı bilmasdar olan esere hâlık değildir. Abdin elinde ancak ve ancak kesb vardır. Zira Allah’tan başka müessir-i hakikî yoktur. Zaten tevhid de öyle ister." İzah eder misiniz?

  8. "Cüz-i ihtiyarî denilen şey nedir? Ne kadar etrafı kazılırsa, altından cebir çıkıyor! Bu nasıl bir şeydir?" Burayı izah eder misiniz?

  9. "Fıtrat ile vicdan, ihtiyarî emirleri, ıztırarî emirlerden tefrik eden gizli birşeyin vücuduna şehadet ediyorlar." cümlesini izah eder misiniz; "ızdırarî emirler" neler olabilir?

  10. "Adetullahın cereyanı üzerine hâsıl-ı bilmasdarın vücudu, masdara mütevakkıftır. Masdarın esası ise meyelândır. Meyelân veya meyelândaki tasarruf mevcudattan değildir ki, bir müessire ihtiyacı olsun..." İzah eder misiniz?

  11. "İlm-i ezelînin veya irade-i ezeliyenin bir fiille taallûkları ihtiyara mahal bırakmıyor." sorusunu ve cevabın birinci bölümünü izah eder misiniz?

  12. "İlmi ezeli zannedildiği gibi uzun bir silsilenin başı değildir ki, esbabdan tegafül ile, yalnız müsebbebat o mebdee isnad edilsin." ve "Malumun mekayisi ve esbabı, kadere isnad edilemez." cümlelerini açıklar mısınız?

  13. "Ehl-i İ'tizalce: 'Ölmeyecekti.' Çünkü onlarca muradın iradeden tahallüfü caizdir." cümlesini izah eder misiniz?

  14. "Ehl-i tabiat, esbaba hakikî bir tesir veriyor." cümlesini açıklar mısınız?

  15. "İnsanın kıymetini tayin eden, mahiyetidir. Mahiyetin değeri ise, himmeti nisbetindedir. Himmeti ise, hedef ittihaz ettiği maksadın derece-i ehemmiyetine bakar..." ifadelerini izah eder misiniz?

  16. "Kudret-i ezeliye, en evvel eşyanın melekût, yani içyüzüne taalluk eder. Bu yüz ise ale'l-umum güzel ve şeffaftır. Evet, şems ve kamerin yüzleri parlak olduğu gibi gecenin ve bulutların da içyüzleri.." Kudreti ezeliyenin taalluku için bir sıralama var mı?

  17. "Evet, zerre mir'at olur, fakat mikyas olamaz. Bu meselelerden tebarüz ettiği vecihle, Cenab-ı Hakkın mümkinata kıyas edilmesi ve mümkinatın Onun şuunatına mikyas yapılması, en büyük cehalet ve hamakattir." izah eder misiniz?

  18. "Kalb gözü, sanki cevahire bir hazine olmak üzere Cenab-ı Hak tarafından yapılan bir binadır. Vakta ki sû'-i ihtiyarlarıyla ifsada uğradı ve cevherlere yapılan yerler, yılanlar ve akreplerle doldu; kapısı hatmedildi ki, o sâri hastalıktan başka..." izah?

  19. Tekellümden Gaybete İltifat, Ne Demektir?

  20. "Fiil-i müteaddî olduğu halde âlâ ile zikredilmesi, hatmedilen kalbin dünyaya bakan kapısı değil, ancak âhirete nâzır olan kapısı seddedilmiş olduğuna işarettir." cümlesini izah eder misiniz?

  21. "Sem' ise, kalb ve basarın hilâfına, masdardır. İşittiren ferttir. Cemaatin işittikleri, ferttir. İşiten fert, fert olur. Bunun için müfred olarak iki cem'in arasına düşmüştür." izah eder misiniz?

  22. "Melekât ve malûmat-ı kalbiye, alelekser kulak penceresinden kalbe girerler. Bu itibarla, sem', kalbe yakındır..." Vahiy direkt mi yoksa kulak aracılığı ile mi kalbe geliyor?

  23. "Cümle-i fiiliyeye tercihan cümle-i ismiyenin ihtiyar edilmesi, basar ile görünen delillerin sabit olduklarına; kalb veya sem' ile alınan deliller ise, müteceddid ve gayr-ı sabit olduklarına işarettir." cümlesini izah eder misiniz?

  24. "Gözün açılmasıyla eşyayı görmemek mümkün değildir. Fakat mesmuatı dinlemekte veya hatıratı tahattur etmekte bu ıztırar yoktur." deniyor. Nasıl oluyor da göz açıldığında mecburen her şeyi görüp, kulak açıldığında her şeyi duyma zorunluluğu olmuyor?..

  25. "Fakat mesmuatı dinlemekte veya hâtıratı tahattur etmekte bu ıztırar yoktur. غِشَاوَةٌ tâbiri, gözün yalnız ön cihete hâkim ve nâzır olduğuna işarettir ki, eğer bir perde ile o cihetten alâkası kesilse, bütün bütün kör kalır." İzah eder misiniz?

  26. "Tenkiri ifade eden غِشَاوَةٌ'deki tenvin, onların gözleri üstündeki perde, malûm olmayan bir perde olup, ondan sakınmak onlar için mümkün olmadığına işarettir." İzah eder misiniz?

  27. "Göz, kalbin aynasıdır" ifadesini açıklar mısınız?

  28. "Kâfirin cevher-i ruhu bozulmuştur. Bu itibarla, o bozulmuş olan kalbin gayr-ı mütenahi bir cinayete istidadı vardır." Sonradan Müslüman olanları nasıl anlayacağız?

  29. "Küfür, gayrı mütenahi nimetlere küfran olduğundan..." Küfür gayrı mütenahi nimetlere küfrandır, deniyor. Halbuki gördüğümüz nimetler sayılı değil mi? Gördüğümüz bütün nimetler sınırlı değil mi?

  30. "Zıt zıttına muannid ise de çok hususlarda mümasil olur." ifadesini açıklar mısınız?

  31. "İman, lezaiz-i ebediyeyi ismar ettiği gibi, küfür de âlâm-ı elîmeyi ve ebediyeyi âhirette intaç etmesi, şe’nindendir." cümlesini izah eder misiniz?

  32. Kafirin ebedi cehennemde kalmasını bir türlü anlayamıyorum, bunu açık ve net olarak izah eder misiniz? Sonlu bir insan, nasıl sonsuz cinayet işleyebiliyor? Risalelerde bu sorunun cevabı var mı acaba?

  33. "Hakaik-i nisbiyenin sübutunu izhar etmek, hikmet-i ezeliyenin iktizasındandır. Bu gibi hakaikın tezahürü, ancak şerrin vücuduyla olur." cümlesini açıklar mısınız?

  34. "Terhibin vicdan üzerine tesiri, terhibi tasdik etmekle olur. Terhibin tasdiki ise, haricî bir azabın vücuduna mütevakkıftır. Zira vicdan, akıl ve vehim gibi, haricî ve ebedî hakikat hükmüne geçmiş bir azabdan yapılan terhible müteessir olur..." izahı?

  35. "Fakat kâfir, kendi ameliyle bu duruma kesb-i istihkak etmişse de, amelinin cezasını çektikten sonra, ateşle bir nevi ülfet peyda eder ve evvelki şiddetlerden azade olur." detaylı izah eder misiniz?

Yükleniyor...