"Kalbin hatmi, delail-i kalbiye ve vicdaniyeye aittir. Sem’in hatmi, delail i nakliye ve hariciyeye aittir. Ve keza her iki hatmin bir cinsten olmadığına bir remizdir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Kalbin hatmi, delâil-i kalbiye ve vicdaniyeye aittir. Sem’in hatmi, delâil i nakliye ve hariciyeye aittir. Ve keza, her iki hatmin bir cinsten olmadığına bir remizdir." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 7. Ayetin Tefsiri)
Bu cümle, insanın hakikate ulaşmasında kullandığı iki ana delil ve algı yolu olan kalp ve kulağın birbirinden ayrı olduğunu ve farklı delil türlerine baktığını ifade eder.
Kalbin Hatmi, Delâil-i Kalbiye ve Vicdaniyeye Aittir:
Kalbin mühürlenmesi, kalbin hakikatleri ve imanı kabul etme yeteneğini kaybetmesi anlamına gelir.
Delâil-i Kalbiye ve Vicdaniye: Bunlar, içsel delillerdir. Yani insanın kendi vicdanında, duygularında, iç dünyasında hissettiği, iç gözlemiyle, tefekkürüyle ulaştığı Allah'ın varlığı ve birliğine dair kesin bilgilerdir (iman, sevgi, korku, ihtiyaç, acizlik hissi gibi).
Kalbin mühürlenmesi, insanın bu vicdani delillere karşı körleşmesi, onları hissedemez hale gelmesi demektir.
Sem’in Hatmi, Delâil-i Nakliye ve Hariciyeye Aittir:
İşitme duyusunun / kulağın mühürlenmesi, hakikatleri yani peygamberlerden, kutsal kitaplardan ve alimlerden gelen harici mesajları doğru şekilde algılayıp kabul etme yeteneğini kaybetmesi anlamına gelir. Yoksa maddi olarak işitmeyi kaybetmesi anlamında değildir.
Delâil-i Nakliye ve Hariciye: Bunlar harici delillerdir. Yani nakil yoluyla gelen Kur'an, hadis, dinî metinleri veya kâinatta haricen gördüğümüz delillerdir. Güneş, Ay, yıldızlar, alemlerdeki düzen, yaratılış sanatı gibi varlıklar da bizimle konuşuyor, lakin kulağı mühürlenenler bunları duymaz olur.
İşitmenin mühürlenmesi, insanın bu dışsal, naklî ve kâinatla ilgili olan kevnî delilleri işitmesine rağmen reddetmesi, inanmaması demektir.
"Ve keza, her iki hatmin bir cinsten olmadığına bir remizdir":
Bu iki mühürlenme (kalp ve sem'), farklı yollar ve kapılar üzerinden geldiği için, sonuçları da birbiriyle aynı cinsten değildir. Birisi enfüsi ve içimizde oluşan bir körleşme iken, diğeri afaki gerçeklere karşı bir sağırlaşmadır. Bu, insanın hem içten hem de dıştan gelen hakikat çağrılarına karşı kendisini kapatabileceğine işaret eder.
Özetle, kalbin mühürlenmesi enfüsi ve vicdani delilleri inkâr etmeye, kulağın mühürlenmesi ise afaki olan naklî ve kevnî delilleri inkâr etmeye yol açar ve bu ikisi farklı manevi hastalıklardır.
İlave bilgi için tıklayınız:
- "Kalplerin Mühürlenmesi" ne demektir?
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Allah razı olsun