"Müddei gider, bedendeki hüceyre tabir ettikleri menzilciğe rast gelir..." Bu kısmı hücrenin tarifi ile izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu suale konunun ehli bir ilim adamının verdiği cevabı aynen nakledelim:

"İnsan hücresi ökaryotik hücre sınıfına girer. Bakterilerin yapısını teşkil eden prokaryotlara nisbeten daha büyük ve daha komplekstir. Hücre hacimleri prokaryotlardan 1000 ile 10.000 misli daha fazladır. Hayvan ve bitki âlemindeki yüksek organizmaların hemen hemen bütün hücreleri ökaryotiktir. Bu hücre yapısı içinde etrafı zarla kaplı organel adı verilen yapılar bulunur. Nükleus organeli DNA’yı taşırken, mitokondriler hücrelerin enerji üretim santralleridir. Hücre içindeki ulaşım ağı, endoplazmik retikulum adı verilen kanallarla sağlanır. Protein-nükleik asit kompleksinden oluşan ribozomlar, hücrenin protein üreten fabrikalarıdır. Bir karaciğer hücremiz yaklaşık 200 trilyon atom ihtiva ederken, 10 milyon civarında ribozom bulundurur. 2.000 civarında da enerji santrali olan mitokondri taşır. Ayrıca hücre içine giren yabancı maddelere karşı hücreyi korumak için lizozom adı verilen organelleri de ihtiva ederler."

"Hücre içine madde giriş çıkışı kontrol altındadır. Hücre zarında lipid (yağ) tabakası olduğundan glukoz gibi polar moleküller hücre içine kendi başlarına giremezler. Reseptör proteinler aracılığıyla girerler (cazibe). Hücre içinde yapılıp dışarı çıkması gereken moleküller de benzer mekanizmalarla çıkarlar (dafia). Hücre içine giren moleküller, hücrenin enerji veya ham madde ihtiyacına göre hücre içinde şekillenirler: Amino asitler protein yapısına girer, glukoz karaciğerde glikojen halinde depolanır vs. (musavvire). Bazı hücreler belirli zamanlarda bölünür (müvellide)."

"Ortalama olarak bir insandaki kılcal kan damarlarının toplam uzunluğu yaklaşık 40.000 kilometredir. Kılcal kan damarları dışındaki diğer damarların uzunluğu da toplamda 60.000 kilometreyi bulmaktadır. Bu damarlar vasıtasıyla her hücreye ulaşılır. Kanda bulunan maddelerin hücre içine taşınması hücre yüzeyindeki reseptörlerle mümkün olur. Bu yüzden her hücre kanla sürekli temas sağlar."

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 7.106
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Kullanıcı

SORU:"Eğer bütün bedeni, bütün damar ve âsab ve kuvveleri teşkil ve tanzim ve istihdam edecek bir kudret ve ilim sende varsa ve benim emsalim ve san’atça ve keyfiyetçe birbirimizin kardeşi olan bütün hüceyrât-ı bedeniyeye tasarruf edecek nafiz bir kudret, şamil bir hikmet sende varsa, göster; sonra ‘Ben seni yapabilirim’ diye dâvâ et. Yoksa haydi git! Küreyvât-ı hamrâ bana erzak getiriyorlar. Küreyvât-ı beyzâ da bana hücum eden hastalıklara mukabele ediyorlar. İşim var, beni meşgul etme."

Neden hücre, alyuvar ve akyuvarı örnek verip, işim var beni meşgul etme diyor? 

CEVAP:Bu pasaj, Hücre diliyle yapılan mecazî bir tefekkür konuşmasıdır ve Bediüzzaman Said Nursî’nin “Sözler” adlı eserinde geçen hikmetli ve derin bir temsilî anlatımıdir.

Metindeki ana tema:

Bir hücre, kendi vazifelerini sayıyor ve kendisini “yapan” birisine meydan okuyor. Yani bu hücre, bir insanın yapabileceği bir şey olmadığını, ancak bütün bedeni kuşatan bir ilim, hikmet ve kudretin kendisini yaratabileceğini söylüyor.

Neden alyuvar (kırmızı kürecikler) ve akyuvar (beyaz kürecikler) örnek veriliyor?

Çünkü:

1. Hücrenin içinde “üstün bir sistem” var:

Küreyvât-ı hamrâ (alyuvarlar) → Besin ve oksijen taşıyan Küreyvât-ı beyzâ (akyuvarlar) → Bağışıklık ve savunma görevini gören

Hücre, bu iki yapının kendisi için çalıştığını belirtiyor. Bu da, hücrenin sadece bir “canlı parça” değil, mükemmel organize edilmiş bir sistemin parçası olduğunu gösteriyor. Kendi başına bir şey yapmıyor, bütün bedenle ilişkili.

Hatta işim var beni meşgul etme diyerek, karşı taraftaki Batıl fikri savunanı da küçümsüyor  hücre.

“Senin sözünü bile ciddiye almıyorum. Çünkü ben zaten vazifemle meşgulüm. Sana cevap verecek bile değilim.”

anlamına gelir ki, bu da imanın celalli bir müdafaasıdır.Hücrenin “cevabı”, aslında o hücreye iman nazarıyla bakan bir müminin tefekkürüdür.

Dolayısıyla:

> ❝Konuşan hücre değil, hücreyi seyreden akıllı ve imanlı bakıştır.❞

Ve bu bakış diyor ki: “Bu kadar ince ayarlı, hikmetli işler yapan bir hücre, kendi kendine olamaz!”

Bu metne dair soru cevap yok. Ben böyle istifade ettim. Soru cevap olarak yayınlarsanız güzel olur bence.Bir hata da görmedim.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...