Münâzarat'ta, “şeriatsiz hükmetmenin küfür olmadığı” ifade ediliyor. Kanun koyucu Allah iken bu nasıl olur?

Soru Detayı

- Ben Tefsirlere bakarak, İslam Alimlerin çoğu da Üstad gibi cevap verdiğini gördüm. Tamam, şeriatsız, başka kanunlarla hükmeden, akidesine göre küfre girmiyor. Ama benim aklıma (maalesef) tam girmeyen şu:
1. Mesela şeriatsız hükmeden bir devlette, kanunlar insanlar tarafından koyulur. Halbuki İslam'a göre kanun koymak, Allah C.C. mahsustur. Kanun koyan insan, böyle yaparak kendine Allah'ın sıfatını yakıştırmış olmuyor mu?
2. Şeriat ile hükmedilmeyen ülkelerin kanunlarına göre, çoğu haram şeyler serbest oluyor. Şimdi mesela bir ülkenin kanununa göre içki serbest ise, bu kanunu uyduran ve yürüten içkiyi helal kılmış olmuyor mu?
- Bu nasıl küfür olmaz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"... Ehl-i ifratın bir kısmı, Araptan sonra İslâmiyetin kıvâmı olan Etraki tadlil ediyorlardı. Hatta bir kısmı o derece tecavüz etti ki, ehl-i kanunu tekfir ederdi. Otuz sene evvel olan kanun-u esâsîyi ve Hürriyetin ilânını tekfire delil gösterdi, وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ ilâ âhir hüccet ederdi. Bîçare bilmezdi ki: وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ bilmânâ مَنْ لَمْ يُصَدِّقْ ’dır."(1)

Mealen: "Bir kısım insanlar, Araplardan sonra İslâm dininin direği sayılan Türkleri tadlil ediyor. Hatta onlardan bir kısmı, ehl-i kanunu tekfir ediyor. Otuz sene evvel teşkil edilen Kanun-u esasîyi ve hürriyetin ilanını tekfire delil gösteriyorlar. 'Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.' âyetini delil gösteriyorlar. Zavallılar, 'Kim ki Allah'ın hükümleri ile hükmetmezse' cümlesinin manasının 'Kim ki tasdik etmezse' demek olduğunu bilmiyorlar."

Hiçbir beşeri kanun "içki için" diye emretmiyor, sadece içki içene karışmıyor. Bu sebepten dolayı beşeri kanunları icra eden birisini küfürle itham etmek doğru olmaz. Ayrıca iman bireyseldir, bırakın içki içene müdahale etmemenin küfür olmasını, içki içen birisi bile içkinin haram olduğunu inkar etmediği müddetçe küfre girmiş olmaz, sadece günahkar olur.

Beşeri kanunlar, genelde beşeri ve dünyevi ihtiyaçları karşılamak amacı ile insanlığın kolektif tecrübe birikimleri ile meydana gelmiştir. Beşeriyetin İlahi kanunlara rakip olma gibi bir düşüncesi ya da niyeti yok. Hatta beşeri kanunları çıkaran insanlar, genelde o toplumun örf ve inanç yapısını da dikkate alarak kanun oluştururlar. Bazı radikal ideolojik yaklaşımlar istisna dışıdır. Bu yüzden beşeri kanunlara toptan din dışı, dine karşı gibi bir yaklaşım sergilemek, gerçekçi bir yaklaşım olmaz.

“Kim Allah’ın indirdiğiyle (indirdiğini tasdik etmezse) hükmetmezse, onlar kâfirlerin ta kendisidir.” (Maide, 5/44)

Konuyla ilgili olarak İbn Abbas, “küfrün dune küfr” sözüne açıklık getirmiş ve “Bu (ayetteki) küfür, insanların bildiği küfür değildir. Bu küfür, kişiyi dinden çıkaran küfür değildir. Bu küfür, asıl küfürden başka bir şeydir.” demiştir. İbn Abbas’tan gelen rivayet, Hakim’de yer almaktadır. Hakim bu hadisin sahih olduğunu bildirmiş; Zehebi de ona muvafakat etmiştir.(2)

İmam Maturidi Hazretleri, bu ayette yer alan “Kim ki Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse” mealindeki ayetin ifadesini “Kim ki Allah’ın hükmünü inkâr eder, onu hak görmezse...” şeklinde açıklamıştır.(3)

Fahruddin Razi de bu ayetin değişik yorumlarını zikretmiştir. Bu arada Haricilerin bu ayete dayanarak “Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse o kâfirdir.” demek, “Allah’ın indirdiği ne varsa onlarla hükmetmeyen”, yani, “Allah’a isyan eden her günahkâr, kafir olduğu”na dair görüşlerine de yer vermiştir.

Netice itibariyle Razi, 4-5 yorumdan en doğru kabul ettiği ve İkrime’ye ait olduğunu bildiği yorumu şöyle açıklamıştır:

“Kim Allah’ın indirdiği hükmünü / hükümlerini kalbiyle tasdik etmez, diliyle de inkâr ederse, bu kâfirdir. Allah’ın hükmünü kalbiyle tasdik edip diliyle de ikrar ettiği halde, fiilen onu uygulamayan kimse ise, yine Allah’ın hükmüyle (kalbiyle tasdik etmek suretiyle doğru olduğuna) hükmetmiş, ancak o hükmü fiilen terk etmiştir. Bu sebeple bu kimse söz konusu ayetin tehdidine dahil değildir.”(4)

Ek bilgi için tıklayınız:

"Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir." (Maide, 5/44) ayetini açıklar mısınız?

Dipnotlar:

(1) bk. Münazarat.
(2) bk. Hâkim / Zehebi, el-Müstedrek, 2/342.
(3) bk. Tefsiru’l-Maturidi, ilgili ayetin tefsiri.
(4) bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.672
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

icamukod

Hiçbir beşeri kanun "içki için" diye emretmiyor, sadece içki içene karışmıyor. Bu sebepten dolayı beşeri kanunları icra eden birisini küfürle itham etmek doğru olmaz.

Cevabınızın bu bölümünü doğru bulmuyorum. İçki içene karışmamak başka bir şey, Allah'ın yasakladığı içkinin hangi yaş sınırında içilebileceği, hangi saatlerde, hangi ticarethanelerde satılabileceğine vs. (zina, faiz ve kumar için de aynı işleyiş geçerli olmak üzere) hüküm ve kanun koymak hangi beşeri sistem olursa olsun, Allah'a karşı isyan ve ortak koşmaktır. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
İçki içmek helaldir dese, şu yaştan sonra içki içilebilir dense haklısınız bu küfür olur ama bireysel olarak içkinin haram olduğunu tasdik edip kanun çıkarmaya gücü yetmeyen memurları küfür ile itham etmek doğru olmaz. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
icamukod

Risalelerdeki anlatımları teşbih ile örnek vereyim o halde. Şöyle ki; Bir padişah, hükmü altındaki ülkede kat'i ve çok net bir şekilde ferman yayınlayıp istisnasız ülkenin tamamında içki içilmesini yasaklıyor. Bir memur ise sorumlu bulunduğu yerde içki içecek kişilerin 18 yaşından büyük olması halinde satın alıp serbestçe içebileceği, içkileri ise kendisinden ruhsat alması kaydıyla rahatlıkla satabileceğini ilan ediyor. Bu memurun idaresindeki yerde padişahın hükmü mü, memurun hükmü mü geçerlidir?

 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Sizin ifadenize göre kafirin emri altında çalışan herkes kafir olur Almanya da çalışan bütün Müslümanlar kafirdir. Ya da seküler düzende görev alan bütün memurlar kafirdir diyanet çalışanları da dahil. Bu ise hayatın doğal akışana, "Allah, hiç kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez." ilkesine özellikle bu asırda zorunlu bir şekilde seküler düzende yaşamak zorunda olan herkese büyük bir haksızlık ve zulüm olur. Kimse iman ehli olmaya güç yetiremez muhtemelen sizde bu seküler düzeni içinde olduğunuz için sizinde kafir olma durumunuz var. Hatta yer yüzünde yüzde yüz şeriatın tatbik edilidği bir düzen olmadığı için yer yüzünde Müslüman yoktur denilebilir. Ayeti bu şekilde yorumlarsak böyle saçma ve komik bir neticeye kadar iş.  Seküler düzeni kuran şeriata aykırı kanunları çıkarmayı zoraki yasa haline getiren zihniyet kafir olabilir ama bu düzende yaşamak zorunda olan birisine kafir demek Ehlisünnete uygun olmaz bu sapkın seleficilerin bakış açısı olur. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...