"Nasıl ki şükür nimeti ziyadeleştirir; öyle de şekva, hastalığı, musibeti tezyit eder. Hem merakın kendisi de bir hastalıktır. Onun ilacı, hastalığın hikmetini bilmektir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Nasıl ki şükür nimeti ziyadeleştirir; öyle de şekva, hastalığı, musibeti tezyit eder. Hem merakın kendisi de bir hastalıktır. Onun ilacı, hastalığın hikmetini bilmektir. Madem hikmetini, faydasını bildin; o merhemi meraka sür, kurtul. Ah yerine oh de 'Vâ esefâ' yerine 'Elhamdü lillahi ala külli hal' söyle."(1)

Allah, şükür ile nimet arasında doğru orantılı bir sır ve bir bağ kurmuş. Şükür arttıkça nimet de artıyor, aksi bir durumda ise şükür azaldıkça nimet de azalıyor. Yani şikâyet, şükürsüzlük ve isyan gibi durumlarda Allah rahmetini, ikramını ve ihsanını azalttığı gibi bela ve musibetleri de çoğaltıyor.

Şikâyet ve isyanın bir diğer önemli zararı da insanın ruhuna bıraktığı kötü ve kalıcı izlerdir. Kırık bir el ile intikam almaya kalkmak, ancak sahibine zarar verir. Nasıl kırık el ile vurdukça ağrısı çoğalır; kırığın iyileşme zamanı uzamış olur. Aynı şekilde bela ve hastalıklar karşısında tevekkül ve sabır yerine isyan ve şikâyet etmek de insanın ruhunda onarılmaz yaralar ve iyileşmesi çok zor cerihalar açar.

İsyan ve şikâyet sayesinde musibet bir iken bine çıkar ve sahibini yutup dünyasını da ahiretini de perişan eder. Sabır ve metanet ile hastalık ve belanın kimden geldiğini düşünüp hikmetini anlamaya çalışırsak, o zaman hastalık hafifler. Allah’ın yardım ve rahmetini de kendine çekerek iyileşmeyi hızlandırır. Ruha kuvvet, kalbe dayanak ve bedene afiyet olur.

1) bk. Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a, Onuncu Deva.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...