"Nasıl meyyite bir karıya nefsanî nazarla bakmak nefsin dehşetle alçaklığını gösterir." Bu ifadeleri nasıl anlamalıyız? Buradan televizyon seyretmenin ulvi hissiyatları öldürdüğünü anlayabilir miyiz? Bunlar kimlerdir, bakmak kebair sayılır mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ölmüş bir kadının cenazesine şehvetle bakmak ve ondan haz duymak, nefsin ne kadar dehşetli bir alçaklığa düştüğünün delili ise, aynı şekilde ölü hükmündeki bir kadının suretine yani resmine şehvetle bakmak da insandaki yüksek hissiyatları yaralar ve söndürür.

Evet, fotoğraftaki kadın resimleri bir cihetle meyyite, yani ölüdür. Zira kadının hayatlı ve hakikî şekli değil, hayatsız ve ölü bir görüntüsü o fotoğrafın içine yerleşiyor. Demek fotoğraftaki kadın sûreti ile ölmüş bir kadının cenazesi arasında fazla bir fark yoktur. Cenazeye şehvetle bakmak nasıl insanı tiksindirip çirkin bir duruma düşürüyorsa, aynı şey fotoğraf ve resimlerdeki çıplak kadın suretleri için de geçerlidir.

Günümüzde magazin ve moda adı altında müstehcenlik ön plana çıkarılarak, ahlaksızlık ve fuhuş teşvik edilmektedir. Bunun en büyük vasıtası olarak da kadınların müstehcen resimleri kullanılıyor.

Asrın en büyük vebalarından birisi de sefahate vasıta olan bu müstehcen resim ve fotoğraflardır.

Rahmete muhtaç olan meyyiteler, televizyon ve gazetelerde yer alan fotoğraf sahipleridir. Bunların bir kısmı da ahirete gitmiş olabilirler. Günah ve sefahet bataklığına düştükleri için onlara acımak ve şefkat etmek gerekirken, şehevanî duygularla bakmak elbette ki, tüyleri ürperten bir hadisedir.

Onlara bakmanın günah olup olmadığı konusu ise, şehvet ile bakmak haramdır. Ulvi duyguların sönmesine sebeptir.

Bu zaman, günahların bir sel gibi her tarafı istila ettiği dehşetli bir zamandır. Böyle bir devirde günahlardan uzak kalmak çok daha zorlaşmış ve buna göre daha da ehemmiyet kesbetmiştir.

Günahlar içinde en dehşetlilerinden biri harama nazardır. Maalesef çıplaklık yaygınlaşmış, nazarlar kirlenmiştir. Haram nazar gözün zinasıdır ve zinaya kapıyı aralar. Gözüne dikkat etmeyen kimseler takva mertebesine varamazlar ve kendilerini günahlardan koruyamazlar.

"Gözde arıza olduğunda, insana ehliyet vermezler."

"Harama bakmakla cünüb olan gözüne, gözyaşlarıyla gusül yaptır!"

Günah ve İsyanın Neticeleri:

- İlimden mahrum kalmak: Zira, ilim, günahkâra verilmez.

- Rızkın kesilmesi: Günâhkârın rızkı harama gider, Allah'ın bereket ve ihsanı kalkar.

- Kalp ve ruhun bozulması: Fıtrata uygun hâl bozulur, hissizlik, vicdansızlık, korkusuzlukla tövbeden uzaklaşır. İç dünya kararır, kalp paslanır, hayâ duygusu ve ahlâk kalkar.

- İnsanlardan uzaklaşma: Nefsi ve en yakınlarıyla, toplumla yabancılaşan günahkâr yalnız kalmaya mahkûm olur.

- Her günâh iz bırakır: Her günah bir başka günâha yol açar.

- Günâh ve isyân, Allah'ın azabının hak olmasına yol açar. Bela ve musibet gelir. Günahın geçmişe, şimdiye ve gelecek kuşaklara zararı dokunur.

- Günahlar insanların imanını zayıflatır.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Toplumun şekillenmesinde kadının rolü (Video)

- Resim ve fotoğraf konusunda detaylı bilgi verir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...