Nebatatın tohumları ve çekirdekleri nasıl onların niyetleri oluyor? Bu mevzunun "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır. " hakikatiyle münasebetini biraz açabilir misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Nur Risalelerinde, tohum ve çekirdek denilen bu mucize eserlerin çoklukla yaratılmasının hikmeti, Cenab-ı Hakk’ın kendi cemal ve kemalini bizzat müşahede etmesiyle ve bu harika mahlukları meleklerine ve diğer ruhaniyata seyrettirmesiyle açıklanıyor. Zira sadece neslin devamı için bu kadar çok çekirdeğin, yahut tohumun yaratılması gerekmez.
Bu derste, bu çokluğa bir başka mana veriliyor. Sanki her bir bitki türü, Cenab-ı Hakk’tan “esma-i ilahiyenin tecellilerini yeryüzünün her tarafında sergilemeyi” hâl diliyle talep ediyorlar. Onlardan, sadece neslin devamı için gerekecek kadarına inkişaf izni veriliyor, diğerleri tohum ve çekirdek olarak kalıyor ve umumiyetle başka canlılara rızık oluyorlar. Dersin devamında onların bu niyetlerinin bilfiil ibadet gibi kabul edildiği beyan ediliyor.
Üstad Hazretleri, " 'Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır.' şu sırra işaret eder." buyurmakla, bir mü’minin, çok arzu etmesine rağmen, imkânsızlık yüzünden hayır ve hasenat yapamamasını, o çekirdeklerin niyetlerine benzetiyor. Ve onun bu samimi niyetinin mükâfatını göreceğini haber veriyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Kader, neyin ne maksatlı olduğunu bildiği için, ona göre muamele eder. Halit Bin Velid (ra) gibi istikbaldeki sahabelerin mükafatı, Uhud'da muaccel olarak verilmiş. O dönemde de hak arayışı içinde olanların çabaları, müncer olacağı neticeye göre nazara alınmış. Bazısı elmayı yiyip atıyor, sanki havadan geldi. Başkası ise farkında ve Hz. İbrahim (as) gibi tahkik ediyor. İleride sahabe olacak kimseler elbette mümtazdı ve bu arayışları taltif edildi. Mesnevî Nuriye'de geçtiği üzere, bizdeki mahfiyat, O'nda saklıdır. Bizim de kendimizle alakalı bilmediğimiz her şeyi murakabe ederek takdirde bulunuyor. Şu da var ki, hayat, tek atımlık barut. Bazı şeyler o an için olmasa, ileride müşkilat peyda ediyor. Mesela, hacca gitmek isteyenin imkânı değerlendirmesine dair emr-i Nebevi (ASM) var. Kişiyi zora sokmamak için bazı ihsanat muaccel yani önceden bahşediliyor fakat bedeli, orta veya ileri vadeye terettüp ediyor.