"Necat, halas ancak ihlas iledir. İşte bu hâsiyete binaendir ki; az bir zamanda çok ameller husule gelir... Az bir ömürde, cennet bütün lezaiz ve mehasiniyle kazanılır." Ne demek?
Değerli Kardeşimiz;
İhlas; saf ve temiz olma, içine yabancı hiçbir şeyin karışmamış olması demektir. Sütün halis olması içine su katılmamış olmasıyla, altının halis olması ise içine başka bir madenin katılmamış olması ile mümkündür. İbadette ihlas ise, ibadetin sadece Allah rızası için yapılmasıdır.
İhlasla hareket etmek sadece ibadetlere münhasır değildir. İnsan, günün her saatinde her ne iş görse, onları Allah rızası için yaptığı takdirde gününün tamamı ihlas ve ibadet üzere geçmiş olur. Meselâ, aile fertlerine helal rızık yedirmek niyetiyle çalışan kişinin bu niyeti halistir ve Allah o çalışma ve gayretten razı olur. Başkalarına üstün gelmek, parmakla gösterilmek, isminden çokça söz edilmesi gibi niyetlerle dünyaya çalışan kişinin işleri ise ihlastan uzaktır.
Demek oluyor ki, ömür kısa olmakla birlikte, bu kısa ömrü niyet ile bilhassa en kudsî niyet olan ihlas ile bereketlendirmek mümkündür.
Bir insan ömrünü Allah rızası istikametinde geçirdi mi, o kısa ömür bir çekirdek gibi olur. Cenâb-ı Hak, kudretiyle, küçücük bir çekirdekten koca bir ağacı çıkardığı gibi, ihlasla geçen kısa hayattan da, rahmetiyle, ebedî bir cennet hayatını çıkarır.
Mü’min, “Niyet ettim Allah rızası için” diyerek namaza niyet eder ve Allah Resulünün tarif ettiği şekilde kılmakla ebedî saadeti için büyük bir sermaye kazanmış olur. O namaza mükâfat olarak verilecek saadet nimetinin temelinde ihlas yatmaktadır. Yani, o namazın rıza-yı İlâhî için kılınmış olması yatmaktadır. Yoksa namazda çekilen zahmetin yüzlerce katı yorgunlukla, dünyevî küçük bir menfaat elde edilemez.
Oruç tutmak da bunun gibidir. İnsan aç kalmakla, görünürde bir iş yapmış olmuyor. Ama o açlığı Allah rızası için çektiğinden, bu ihlas sebebiyle büyük mükâfata nail oluyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü