"Ve keza niyet, ölü ve meyyit olan haletleri ihya eden ve canlı, hayatlı ibadetlere çeviren bir ruhtur." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Arkadaş! Bu niyet meselesi, benim kırk senelik ömrümün bir mahsulüdür. Evet, niyet öyle bir hâsiyete mâliktir ki, âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acip bir iksir ve bir mayedir.

Ve keza, niyet ölü ve meyyit olan hâletleri ihya eden ve canlı, hayatlı ibadetlere çeviren bir ruhtur. Ve keza, niyette öyle bir hâsiyet vardır ki, seyyiatı hasenata ve hasenatı seyyiata tahvil eder. Demek, niyet bir ruhtur. O ruhun ruhu da ihlâstır. Öyleyse, necat, halâs, ancak ihlâs iledir. İşte bu hâsiyete binaendir ki, az bir zamanda çok ameller husule gelir.

Buna binaendir ki, az bir ömürde Cennet, bütün lezaiz ve mehâsiniyle kazanılır. Ve niyet ile insan daimî bir şâkir olur, şükür sevabını kazanır."

Üstadımız adi ve fıtri halet ve fiillerin, sünnet ve ibadet niyetiyle bakileşeceğini ifade etmektedir. Mesela herkes yemek yemek zorundadır. Bunu Efendimiz (a.s.m)'ın yediği tarzda sünnet niyetiyle yerse o zaman o adi amel ve fıtri fiil ibadete inkılap eder.

Bu cümlede, insanın işleri, halleri, düşünceleri birer bedene, niyeti ise onun ruhuna benzetiliyor. Demek oluyor ki, Cenab-ı Hakk’ı ve O’nun Resulünü hatırlamadan yapılan bütün işler ruhsuz, hayatsız ve ebedî hayat noktasında da faydasızdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.757
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...