"Necisin? Nereden geliyorsun? Ve Nereye gidiyorsun?" suallerinin "Bütün ukûlü hayret içinde meşgul etmesi" konusunu biraz açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanoğlu, ahir zaman fitnesinin birçok akılları dondurduğu, nefislerin sadece dünyanın fani lezzetlerine meylettiği, kalp ve vicdanların görev yapamaz hale geldiği bu dehşetli asra gelinceye kadar, bu üç sorunun cevabını daima aramıştır. Şu var ki, hak bir peygambere kavuşamayan yahut onu dinlemeyen insanlar, bu suallerin cevabını bulamamış, kendi yaptıkları putlara tapmış ve kendi varlıklarını onlarla açıklamaya çalışmışlardır. Çünkü bütün akıllar insanın en harika bir eser olduğunda ittifak etmişler, organlarında gördükleri mucize yapıları ve onların yüklendikleri akıl almaz görevleri düşündükçe, kendilerinin de bir vazifeleri olması gerektiğinde ittifak etmişlerdir. Ancak, bu görevin ne olduğu konusunda birçok batıl düşünceler ve yanlış inançlar da ortaya atılmıştır.

Bu suallere, “Ben Allah’ın kuluyum, gayb âleminden bu dünyaya imtihan olmak için gönderildim ve ahiret yolcusuyum.” şeklinde cevap vermek ancak Kur’ân'ın irşadıyla ve Resul-i Kibriya Efendimizin (asm.) bildirmesiyle mümkün olmuştur.

"… Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Bu dünyada işiniz nedir? Reisiniz kimdir?"

"Bu suale, beniâdem namına, emsali olan büyük peygamberler gibi, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm, nev'-i beşere vekaleten karşısına çıkarak şöyle cevapta bulundu:"

'Ey hikmet! Bu gördüğün insanlar, Sultan-ı Ezelî'nin kudretiyle yokluk karanlıklarından ziyadar varlık âlemine çıkarılan mahluklardır. Sultan-ı Ezelî, bütün mevcudatı içinde biz insanları seçmiş ve emanet-i kübrayı bize vermiştir. Biz haşir yoluyla saadet-i ebediyeye müteveccihen hareket etmekteyiz. Dünyadaki işimiz de o saadet-i ebediye yollarını temin etmekle, re's-ül malımız olan istidadlarımızı nemalandırmaktır.' "(1)

1) bk. İşârâtü’l-İ’caz, Fatiha Suresi Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...