"Nihayetsiz hacat-ı insaniyeyi ifa edecek, ancak nihayetsiz bir kudret ve muhit bir ilim sahibi olabilir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, şu vaziyette bir insana hakikî mâbud olacak, yalnız, herşeyin dizgini elinde, herşeyin hazinesi yanında, herşeyin yanında nâzır, her mekânda hazır, mekândan münezzeh, aczden müberrâ, kusurdan mukaddes, nakstan muallâ bir Kadîr-i Zülcelâl, bir Rahîm-i Zülcemâl, bir Hakîm-i Zülkemâl olabilir. Çünkü nihayetsiz hâcât-ı insaniyeyi ifa edecek, ancak nihayetsiz bir kudret ve muhit bir ilim sahibi olabilir. Öyle ise, mâbudiyete lâyık yalnız odur." (Sözler, 23. Söz, İkinci Mebhas, Birinci Nükte)

İnsanın ihtiyaçları sınırsızdır. Küçük bir yağmur damlasından tut koca Güneş sistemine varana kadar her şeye muhtaçtır. Hatta kâinat parçalanmayan bir bütün halinde olduğu için insan hayatının devam edebilmesi bütün kâinatın bir fabrika gibi çalışmasına bağlıdır. Bu da insanın bütün kâinata muhtaç bir şekilde yaratıldığını gösteriyor.

Demek insanı yaratıp bütün ihtiyaçlarını temin edecek zatın bütün kâinatı avucunun içinde tutması, çekip çevirmesi ve her şeyin dizgininin elinde olması gerekiyor; aksi takdirde insanın Rabbi ve Halıkı olamaz. Kâinatın tedbir ve idaresi için ise sonsuz bir ilim ve kudret gerekiyor.

Atomdan galaksilere varana kadar her şeyi bilen ve kudreti ile her bir şeyi çekip çeviren birisi ancak insanın gerçek sahibi ve ilahı olabilir. İnsan ile kâinat parça ile bütün gibidir, parça kiminse bütünde onundur bütün kiminse parçada onundur. İnsan kiminse kâinat onundur kâinat kiminse insan da onundur.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "İnsan, kâinatın ekser envaına muhtaç ve alakadardır. İhtiyâcâtı âlemin her tarafına dağılmış, arzuları ebede kadar uzanmış..." Bu konuyu biraz açıklar mısınız?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 464
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...