Block title
Block content

İkinci Mebhas, Birinci Nükte

İçerikler

  1. "Hakikî Mâ’bud olacak; yalnız, her şeyin dizgini elinde, her şeyin hazinesi yanında, her şeyin yanında nâzır,.." Burada ma’bûdiyete ancak Allah’ın layık olduğuna dâir önemli dersler veriliyor. Bu açıklamaların insan konusuyla ilgisini biraz açar mısınız?

  2. İnsan, kainatın bütün envaıyla ne cihette alakadardır?

  3. "İnsan, kâinatın ekser envâına muhtaç ve alâkadardır. İhtiyâcâtı âlemin her tarafına dağılmış, arzuları ebede kadar uzanmış,.." Burada insanın bütün bir âleme muhtaç olduğu ve arzularının ebede uzandığı nazara veriliyor. Bu konuyu biraz açıklar mısınız?

  4. İnsanın “vücûd ciheti ile arıdan, serçeden aşağı, sinekten örümcekten daha zayıf” olması ne demektir? Halbuki, insan ortaya koyduğu medeniyet harikalarıyla diğer canlılardan çok daha ileri noktalara gidebiliyor.

  5. İnsanda bulunan iki cihetten biri “îcad, vücûd, hayır, müspet ve fiil” ciheti, diğeri ise “tahrip, adem, şer, nefy ve infial” ciheti olarak nazara veriliyor. Bunları açıklar mısınız?

  6. "Şu mevcudatın âli bir makamı, ehemmiyetli bir vazifesi vardır. Zira onlar mektubât-ı Rabbâniye ve merâyâ-yı Sübhâhiye ve memurîn-i İlâhiyedirler. Küfür ise, onları âyinedarlık ve vazifedarlık ve mânidarlık makamından düşürüp,.." Burayı açar mısınız?

  7. “İkinci cihet itibariyle; dağ, yer, göklerden geçersin. Onların çekindiği ve izhar-ı acz ettikleri bir yükü kaldırırsın.” cümlesinde nazara verilen "yük" nedir? Sözü edilen o büyük mahlûklar bu yükü niçin yüklenememişler?

  8. İnsanın şer cihetinde büyük tahripler yapabildiğine misâl olarak, küfrün çok büyük bir fenalık ve tahrip olduğu üç madde halinde nazara veriliyor: "Bütün kâinatın tahkiri, bütün esmâ-i İlâhiyenin tezyifi ve bütün insaniyetin terzili..." Bunları ayrı ayrı açıklar mısınız?

  9. "Eğer enaniyetine ve iktidarına güvenip tevekkül ve duâyı bırakıp, tekebbür ve dâvâya sapsan..." Burayı "davaya sapmak"la izah eder misiniz?

  10. "Eğer yalnız Ona abd olsan, bütün mahlûkat üstünde bir mevki kazanırsın." cümlesini izah eder misiniz, "mevki kazanmak" nasıl oluyor?

  11. "Eğer yalnız Ona (Allah'a) abd olsan, bütün mahlukat üstünde bir mevki kazanırsın." Burada "abd" yerine "abid" kullanılsaydı daha münasip olurdu kanaatindeyim, bilgi verir misiniz?

  12. "Sende iki cihet var: Birisi, icad ve vücud ve hayır ve müsbet ve fiil cihetidir. Diğeri, tahrib, adem, şer, nefy, infial cihetidir." Bu ifadeleri açıklar mısınız?

  13. "İşte ey insan! Eğer yalnız O’na abd olsan, bütün mahlûkat üstünde bir mevki kazanırsın. Eğer ubûdiyetten istinkâf etsen, âciz mahlukata zelil bir abd olursun. Eğer enaniyetine ve iktidarına güvenip tevekkül ve duâyı bırakıp, tekebbür ve dâvâya sapsan; o vakit iyilik ve îcad cihetinde arı ve karıncadan daha aşağı, örümcek ve sinekten daha zaif düşersin. Şer ve tahrip cihetinde; dağdan daha ağır, tâundan daha muzır olursun." İzah eder misiniz?

  14. "Sende iki cihet var: Birisi, icad ve vücud ve hayır ve müsbet ve fiil cihetidir. Diğeri; tahrib, adem, şer, nefy, infial cihetidir. Birinci cihet itibariyle; arıdan, serçeden aşağı; sinekten, örümcekten daha zaîfsin.." İnsanoğlu ilmi buluşlarıyla, teknolojideki başarısı ile hayvanların üstüne çıkmış olmaz mı?

  15. “Ahsen-i takvim kıymetini alır, âlâ-yı illiyyîne çıkar.” cümlesinde, "ahsen-i takvim kıymetini almak", aynı zamanda "âlâ-yı illiyyîn makamına çıkmak" olarak ifade ediliyor. Bu kıymete ermek ve böyle bir makama çıkmak, dünyada mı olacaktır, âhirette mi?

  16. "İşte, ey gâfil insan! Bak Cenâb-ı Hakk'ın fazlına ve keremine!" cümlesini devamıyla açıklar mısınız?

  17. Neden hasene on ve seyyie bir yazılıyor? Buradan nasıl bir ders alabiliriz?

  18. "Bak Cenab-ı Hakk'ın fazlına ve keremine: Seyyieyi bir iken bin yazmak, haseneyi bir yazmak veya hiç yazmamak adalet olduğu halde, bir seyyieyi bir yazar; bir haseneyi on, bazan yetmiş, bazan yedi yüz, bazan yedi bin yazar." İzahı?

  19. "Nefs-i emmâre, tahrip ve şer cihetinde nihayetsiz cinayet işleyebilir. Fakat icad ve hayırda iktidarı pek azdır ve cüz’îdir." ifadesini açar mısınız?

  20. "Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir." sırrına mazhar olmak ne demektir? Bu âyet-i kerîme hakkında biraz bilgi verir misiniz? Bu sırra mazhar olan bir insanda nihâyetsiz kabiliyet-i şerrin, nihâyetsiz kabiliyet-i hayra inkılâb etmesi nasıl olur?

  21. Nefs-i emmarenin tahripten kurtulup nihâyetsiz cinâyetten kendini muhafaza edebilmesi için dört şart nazara veriliyor: “Enaniyetin bırakılması”, “hayrın ve vücûdun Allah’ın tevfikiyle olduğunun bilinmesi”, “nefse itimattan vazgeçilmesi” ve “istiğfar edilmesi". Bu maddeleri biraz açar mısınız?

  22. Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas'ta geçen; ["Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir." (Furkan, 25/70)] ayetine göre yaptığımız her tövbede günahlarımız silinip, hem de sevaba tebdil ediyor mu?

  23. Sözlerde geçen şekli ile, "Yubeddilullahu seyyiatihim hasenatin" sırrını nasıl anlamamız gerekir? Bu ayetten; mazide yaşadığımız pişmanlık verici hallerin ve sözlerin, ciddi pişmanlıkla halihazırda silinip hasenelere dönüşebilir sonucunu çıkarabilir miyiz?

  24. Nihayetsiz kabiliyet-i şer, hayra nasıl tebdil eder?

  25. "Cehennem cezayı amel, cennet fazlı İlahi" ise; o zaman imtihan kavramında eksik algılayışım var. Ameli iktidarı yetersiz ise, insan niye imtihan ediliyor, imtihanı kazandıran kaybettiren nedir?

  26. "'Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir.' sırrınca, nihayetsiz kabiliyet-i şer, nihayetsiz kabiliyet-i hayra inkılab eder; a'lâ-yı illiyyîne çıkar." cümlesini nasıl anlamalıyız?

Yükleniyor...