Block title
Block content

"Nisyan dahi bir nimettir. Yalnız her günün âlâmını çektirir, müterâkimi unutturur..." cümlesini açıklayabilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Nisyan dahi bir nimettir. Yalnız her günün âlâmını çektirir, müterâkimi unutturur." (1)

Nisyan; yani unutmak bir nimettir. Çünkü insan hikmet-i İlahi gereği bir çok elemler musibetler görür. Bunlar meydana geldikleri zaman insanı üzer, yıpratır, acı verir.

Fakat musibetlerin üzerinden zaman geçtikçe, insan o hadiseyi unutmaya başlar. Başlangıçtaki elemler hafiflemeye, acılar azalmaya başlar. Uzun bir zaman sonra hiç kalmaz. Hatta lezzetlere dönüşmeye başlar. Çünkü zeval-i elem lezzet verir. Eğer bir de şükretmişse tamamen sevaba dönüşür.

"Hafıza bir nimettir. Fakat ahlâksız bir adamda, musibet zamanında nisyan ona râcihtir." (2)

Her nimetin bir külfeti vardır. İşlerin hayırlısı ve istikâmetlisi, vasat olanıdır.

Hafıza; insanda bildiklerini, öğrendiklerini ve müşâhede ettiklerini muhafaza eden bir latifedir. Hafıza herkeste, eskiden muhafaza ettiği şeyleri, olduğu gibi koruyamayabilir. Bunun da hikmetleri vardır. Bizler, her şâhit olduğumuz olay ve hâdisatı unutmasa idik, hayat çekilmez olurdu.

Mesela, bize ızdırap veren ve bizi fevkalade müteessir eden hâdiseler, hafızamızda ilk tesir ettiği haliyle olduğu gibi kalsa idi, belki kimse buna dayanamayacaktı ve hayatımıza zarar verecek idik. Allah'ın lütfu ve ikramıyla, bizi üzen hâdisatın tesirinden zamanla kurtuluyoruz. Bir müddet sonra o hâdiseler, bazı vesilelerle hatırlanılıyor. Ve eski şiddet ve sıkıntısından kurtuluyoruz. Bu mes'ele inanan bir insanda böyle tesir icrâ eder ise, ahlakı bozulmuş, kadere yanlış bakan ve isyan noktasına gelen insanlarda musibetler, unutulmadan tazeliğiyle hafıza tarafından korunulsa idi, daha tehlikeli ve dehşetli boyutlara ulaşır, sahiplerini küfre kadar götürebilirdi.

İnsan geçmişte yaptığı hatalarını unutmamış olursa; hem ona günlük sabır ihtiyacını karşılayacak kadar verilen sabır kuvvetini dağıtmış olacak, hem de -bunların birikmiş olmasından- tövbe etmekten, nedametten uzaklaşacak. İşte bundan dolayı, musibet zamanında eski hataların hatırlanmaması, yani adem-i hafıza onun için daha büyük bir nimettir.

Demek ki bazı nimetlerin olması, bazılarının vasatta seyretmesi ve bazılarının da, olmaması büyük bir nimettir.

İşte Cenâb-ı Hak; insanlara hafızayı nimet olarak vermiş, ancak zamanla unutmayı da ayrı bir nimet olarak nasip etmiştir. Bunun  hikmeti de; sıkıntı ve ızdırapların zamanla unutularak, ömür boyu devam etmemesidir. Zira daha sonraki musibet ve ızdıraplara yer kalması ve insanların tahammül hudutlarının  korunması için nisyan, Allah’ın insanlara büyük bir lütfudur.

(1) bk. Mektubat, Hakikat Çekirdekleri, 91.Vecize.
(2) bk. Sözler, Lemeât, Zaman olur ki, adem-i nimet, nimettir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Hakikat çekirdekleri | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4960 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Vbdestabe
İnsan bazen yapmış oldugu hatalardan dolayı keşke unutsam ah bir daha aklıma gelmese diyor... Allah Razı Olsun
Log in or register to post comments
BENZER SORULAR
Yükleniyor...