"Tabiatı evham derelerine ve tesadüfü adem kuyusuna ve şerikleri imtina ve muhaliyet zulümatına ve din aleyhindeki felsefeyi esfel-i sâfilînin dibine atar." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Eşyayı tabiatın yaptığı" fikri, evhamdan başka bir şey değildir, hakikatten çok uzaktır. Tabiatın tariflerinden her biri bu hakikati açıkça gösterir. Mesela, “Tabiat bir sanat-ı İlahîyedir, sani olamaz.” Kendisi yapılan ve yaratılan bir şeyi yaratıcı kabul etmek ancak vehimdir. Bir meyveyi ağacın yaptığı iddia edilemez, zira ağacın kendisi de yapılmıştır.
Tesadüfün adem kuyusuna atılması, tesadüfün varlığının söz konusu olmadığı mânâsınadır. Her varlığın her şeyi, her özelliği İlahî takdir ve irade iledir. Tesadüfe inanmak bu iradeyi reddetmek demektir.
Şerikin varlığı da muhaldir ve imkânsızdır. Zira bu âlemdeki her şey sonsuz bir kudret ile yaratılmıştır, şerikin olması halinde her iki ilahın da kudreti sınırlı olacaktır. Zira sonsuz kudret ve diğer sonsuz sıfatlar ancak bir tek zatta bulunabilir. İki zatta olduğu kabul edildiğinde ikisi de mahluk olurlar. Çünkü her ikisinin de kudretleri bir noktada son bulmakta, ondan ötesinde diğerinin kudreti hükmetmektedir. Sonu olan bir kudretin başlangıcı da vardır. Başı ve sonu olan kudret ise ancak mahlûk kudretidir.
Nur Küllîiatı’nda felsefe kelimesi, genellikle, aklî ilimler manasında kullanılmaktadır. “Felsefeyi esfel-i sâfilînin dibine atar.” ifadesinde geçen felsefe, kendi aklını yanılmaz rehber vehmederek Kur’ân hakikatlerine karşı çıkan felsefecilerin görüşlerini ifade etmektedir. Nitekim Üstat Hazretleri Nur'un İlk Kapısı’nda "Bu risalenin felsefeye vurduğu tokat, beşere zararlı ve dine zıt olan felsefe kısmıdır. Beşere menfaatli ve diyanete dost olan felsefe değildir.”, On İkinci Söz’de de “Evet, dinsiz felsefe hakikatsiz bir safsatadır ve kâinata bir tahkirdir." buyurmaktadır.
İşte “esfel-i sâfilîne” düşenler felsefecilerin bu dinsiz kısmıdır.
Esfel-i safilin, aşağıların en aşağısı demektir. Aşağıların aşağısı, dünyada hayvandan çok daha aşağı bir varlık olmak, ahirette ise cehennem azabını tatmak şeklinde izah edilmektedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü