"Şahsi nüfuz temini için yazılmış diye suç mevzuu yapıp, tab edene değil de müellifini ağır cezaya vermek" ne demektir? Üstad kendini geri plana atıp, talebelerini mi suçluyor?
Değerli Kardeşimiz;
"Sonra binden fazla gençler Ankara ve sair vilâyetlerin mekteplerinde ondan vatan, millet, ahlak cihetinde istifade ettikleri ve hiç kimse zarar görmediği halde, birden, hiçbir medâr-ı mes’uliyet olmayan bir iki kelimeye yanlış mânâ vermek, meselâ 'Gençlik Rehberi' namını vermekle bir suç mevzuu yapmışlar."
"Biri de müellifi tab etmemiş, kendi biçare hasta yatağında iken, gençler tab ettikleri halde, şahsî nüfuz temini için yazılmış diye suç mevzuu yapıp, tab edene değil de müellifini ağır cezaya vermek, hem zorla oraya celb etmek, halbuki on beş sene evvel yazılmış ve af kanunu ve mürur-u zamanı, hem beraati görmüş, öyleyse bütün bütün kanunsuz olarak bir garaza binaen müellifine bu kadar musırrane ilişiyorlar."
"Ben de diyorum ki: On vecihle kanunsuz, bu kadar musırrane hastalığım zamanda iktidarım harici beni mahkemeye vermenin sebebi, Rehberin vatana, millete, âsâyişe pek büyük fâidesi olduğu için, anarşilik ve dinsizlik hesabına ilişiyorlar diye ihtimal veriyorum." (Emirdağ Lahikası-II, 90. Mektup)
Birincisi: Üstad'ımız bu ifadeleri mahkemeye değil, Emirdağ'ında bulunan "Heyet-i Sıhhiyeye" yani sağlık heyetine sunuyor ki, kendisini İstanbul'a ifadeye çağıran mahkemeye karşı sıhhatinin elverişli olmadığına dair bir heyet raporu verilmesi için müracaatında sunuyor.
İkincisi: Üstad'ın kendini düşünüp talebelerini ele vermesi, öne sürmesi Üstad'ın seksen küsürlük hayatındaki yüzlerce olaya aykırı ve onun yüksek ve yüce karakteri ile bağdaşmaz. Ömrü cesaret ve fedakârlıklar üzerine kurulmuş bir şahsiyetin kendi talebelerini satması, işin akışına ve tabiatına aykırıdır.
Üçüncüsü: Üstad burada işin hukuksuz ve kanunsuzluğuna vurgu yapıyor yani sizin bu davranış şekliniz hukuk ve kanun açısından doğru değil demek istiyor. Yoksa -haşa- talebelerini hedef göstermiyor. Nitekim paragrafın devamında hem kendi açısından hem de talebeleri açısından işin tamamen kanunsuz ve hukuksuz olduğu da ifade ediliyor.
Dördüncüsü: “Şahsi nüfuz temini için yazılmış” suçlamasını reddetmek için talebelerinin kendinden habersiz tab ettiğini ifade ediyor. Ki Üstad'ın en hassas olduğu konularından birisi kendini öne çıkarmak, şahsi nam, şöhret ve nüfuz elde etmek gibi ithamlardır. Üstad'ımızın buradaki asıl hedefi böyle bir ithamı reddetmektir. Çünkü talebeler kendi iradeleri ile bunu tab etmişler Üstad'ın nüfuz elde etmek niyeti ile böyle bir direktifi ve yönlendirmesi söz konusu değildir...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
1.si üstdın haberi yok demişsiniz ama Abdulmuhsin abinin hayatını okurken bu rehberi üstaddan gelen talimatla neşrettiği yazıyor.
2.si tab edene ağır ceza vermek meselesinde "üstad bu durumun hukuksuz olduğunu anlatmak istemiş " demişsiniz. Bunu neden "tab edene ağır ceza verilmesi" gerektiği şeklinde ifade ediyor. Eğer makhkeme üstadın bu sözüne göre haraket etseydi. Talebeasi ağır ceza alacaktı.
Üstadın talebelerine karşı şefkatini biliyprum. Ama ben bu cümlenin izahatını talep ediyorum. Bu cümle anlam olarak sağlam bir yere varmıyor.
Sizcede bbiraz problemli bir cümle değil mi
"Üstadın kendini düşünüp talebelerini ele vermesi, öne sürmesi Üstadın seksen küsürlük hayatında ki yüzlerce olaya aykırı ve onun yüksek ve yüce karakteri ile bağdaşmaz. Ömrü cesaret ve fedakarlıklar üzerine kurulmuş bir şahsiyetin kendi talebelerini satması işin akışına ve tabiatına aykırıdır."
Bu tespitten sonra tevil gelir bizde yukarda bunu yapmaya çalıştık sizin aklınıza daha iyi bir tevil geliyorsa ifade ve izah edebilirsiniz.
Aziz kardesim mg34 yukaridakilerle beraber ben soyle fehm ediyorum. Hukukta suc istinad edilen mekanizma cokerse sucta coker. Mekanizmayi cokertme gayreti ayri birseydir suc diye isnad edilen seyin siz degilde baska biri tarafindan yapildigini soylemek (kisiyi satmak/argo tabirle) bska birseydir. Sucun mekanizmasi yukarida izah edildigi gibi "sahsi nufuz temini" ve eserin isminin "genclik" rehbri olmalari hususu major manada. O halde bu mesndleri her nasil olursa olsun curuturseniz suc ortadan kalkar. Ha sonradan yni ve baskabir ekanizma ile suc isnadinda bulunulur o ayri ele alinacak bir husus olur. Herneyse mekanizma uzerinden gidilecek olursa ustadimiz ben yazmadim diyor o halde "sahsi nufuz temini" isnadi ortadan kalkiyor. Baskasinin oyle manaya gelen seyler yazmasi/eklemesi "sahsi nufuz temini" katogorisinde degerlendirilemeyecegi acik. Diger isnad edilen sey ise eserin adi yani "genclik" rehberi olmasi. Yukarida heyete sunulan ddilekcedede gorulecegi uzere ustad baskalari yazmislar demiyor ozellikle "gençler tab ettikleri halde" diyor. O halde genclerin kendi tab ettikleri esere "genclik" rehberi demeleride suc olamayacagina gore (yani onlarca bir ihtiyar gencleri yoldan cikarmk uzere bir kitap yazmis ve ismini cazibedar bir isimle isimlendirmemis oluyor boylece) isnadlar cokmus oluyor.