"Gençlik sarhoşluğuyla, gaflet içinde dünyayı hoş ve güzel gördüğüm hâlde, gençlik sarhoşluğundan ihtiyarlık sabahında ayıldığım dakikada..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey ahsen-i takvimde yaratılan ve sû-i ihtiyarıyla esfel-i sâfilîn tarafına giden insan-ı gafil! Beni dinle. Ben de senin gibi gençlik sarhoşluğuyla, gaflet içinde dünyayı hoş ve güzel gördüğüm hâlde, gençlik sarhoşluğundan ihtiyarlık sabahında ayıldığım dakikada, o güzel zannettiğim, ahirete müteveccih olmayan dünyanın yüzünü nasıl çirkin gördüğümü ve ahirete bakan hakiki yüzü ne kadar güzel olduğunu, On Yedinci Söz'ün İkinci Makamındaki iki levha-i hakikate bak, sen de gör." (Sözler, 23. Söz, 2. Mebhas)

Üstad Bediüzzaman, gençlik, kuvvet, servet ve sıhhat gibi ilahi nimetlerin, mahiyetini bilmeyen insanların elinde olduğunda âdeta sarhoşluk gibi bir etki yaptığına ve aklının başından gitmesi gibi davranmasına vesile olduğunu Risalelerin çok yelerinde ifade etmektedir. Bunu da bizzat kendisinin yaşadığı bir hadiseyle anlatıp, insanlarda farkındalık oluşturma yoluna gitmektedir.

Evet, aklı başında olmayan sarhoşların, etrafındaki şeylerden habersiz, gafletle yaşaması ve her şeyi toz pembe şeklinde görmesi herkesin bildiği bir hakikattir. Aynen onun gibi, gençlik sarhoşluğuna tutulan kişilerin de aleyhlerinde olan şeyleri lehlerinde, lehlerinde olan şeyleri de aleyhlerinde görmeleri her zaman müşahede edilen bir durumdur.

Sarhoşlar sabah ayılıp akılları başlarına geldiğinde ise, akşamın içkisi ve sarhoşluğundan tutuldukları baş ağrısı, yaptıkları yanlışlıklar ve düştükleri hazin haletten dolayı ciddi pişmanlık duydukları da bir vakıadır. İhtiyarlık vakti de gençlik sarhoşluğundan uyanmanın ve kendine gelmenin vakti olup sabaha benzetilmektedir. İşte o zaman, gençlik gecesinde ve sarhoşluğunda işlediği hataların ağrısı, acısı ve sızısı başlar. Üstad'ımız bu konuda şu enfes tespitleri kaydeder:

"O gençliğin suistimaliyle gelen hastalıkla hastahanelere ve taşkınlıklarıyla hapishanelere ve kalp ve ruhun gıdasızlık ve vazifesizliğinden neşet eden sıkıntılarla meyhanelere, sefahethanelere veya mezaristana düşeceklerini bilmek istersen, git hastahanelerden ve hapishanelerden ve meyhanelerden ve kabristandan sor. Elbette, ekseriyetle gençlerin gençliğinin suiistimalinden ve taşkınlıklarından ve gayr-ı meşru keyiflerin cezası olarak gelen tokatlardan eyvahlar ve ağlamalar ve esefler işiteceksin." (Şualar, 11. Şua, 5. Mesele)

Demek, gençlik gece ihtiyarlık ise sabah gibidir. Gençlik sarhoşluk ihtiyarlık ise ayılma zamanı gibidir. Gençlik gaflet ihtiyarlık ise uyanma gibidir.....

Bu konuda Üstad'ın aşağıdaki değerlendirmeleri de kayda değer bir özelliktedir:

"Altıncı taife gençlerdir. Bu gençlerin gençlikleri eğer daimî olsaydı, menfi milliyetle onlara içirdiğiniz şarabın muvakkat bir menfaati, bir faidesi olurdu. Fakat o gençliğin lezzetli sarhoşluğu, ihtiyarlıkla elemle ayılması ve o tatlı uykunun ihtiyarlık sabahında esefle uyanmasıyla, o şarabın humarı ve sıkıntısı onu çok ağlattıracak ve o lezzetli rüyanın zevalindeki elem ona çok hazin teessüf ettirecek. 'Eyvah! Hem gençlik gitti, hem ömür gitti. Hem müflis olarak kabre gidiyorum. Keşke aklımı başıma alsaydım!' dedirecek." (Mektubat, 29. Mektub, 6. Risale)

"Eğer sıhhat bulsa, gençlik sarhoşluğuyla ve zamanın sefahatiyle, elbette hastalık hâletini muhafaza edemeyecek, belki sefahete atılacak." (Lem'alar, 2. Lem'a)

İlavbe bilgi için tıklayınız:

- Sizdeki gençlik katiyen gidecek. Eğer siz daire-i meşrûada kalmazsanız, o gençlik zâyi olup...

- GENÇLİĞİN KIYMETİNİ BİLMEK!..

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...