Risalelerin tesir gücü çok kuvvetli; fakat ben istifade edemiyor, yakaladığım ivmeyi devam ettiremiyorum, ne önerirsiniz?
- Birkaç yıldır psikolojik sorunlarım vardı. Maddi manevi kendimi çok kötü hissediyordum. Risale-i nur medresesinde kalarak üniversite okumaya başladım. İlk kaldığım yıla göre daha iyiyim. Fakat sıkıntılarım ilk zamanlara göre ne kadar azalmış da olsa, kendimi yine de yüzde yetmiş iyi hissetmiyorum.
- İtikadi problem ve sorularım da var hâlâ...
- Gayretle okumaya çalışıyorum ama bilemiyorum hırs mı yapıyorum?
- Tam tesir etmiyor nurlar. Ondaki yüksek tesirin farkındayım ama bir türlü tam manasıyla ona mukabil duramıyorum. Okuma programlarında biraz daha füyuzat ve tesirini hissetsem de sonrasında kendi evimde ve hayatıma dönünce her şey başa sarıyor.
- İstikamette kalamıyorum. Ruhumun ihtiyacının farkındayım ama devamlılığı da sağlayamıyorum.
- Bu sorunum için bir öneriniz varsa benle paylaşır mısınız? Çok ihtiyacım var, Allah razı olsun.
Değerli Kardeşimiz;
Bu hâl çok yaygın, ama herkes bunu dillendiremez. Bu yüzden sizi tebrik ederiz: Çünkü teşhisi koymuşsunuz.
1. Ruh hâlinin değişkenliği ve devamlılık sıkıntısı:
Bediüzzaman Hazretleri, ruh hâlindeki gelgitleri yaşayıp da dertlenen talebelere mana itibariyle şöyle der:
“Her gün sabah namazından sonra on dakika olsun Risale-i Nur’dan bir parça oku. Fıtratına uygun risale hangisiyse onu takip et.”
Yani mesele devamlılıktır, çokluk değil.
Sizin yaşadığınız şey, Risale-i Nur’un kalbe inme ve nüfuz etme sürecinde, nefis ve vehim tarafından gelen sarsıntılardır. Bunu Üstad “tahavvülât-ı kalbiyeye sebep olan vesvese” diye tarif eder.
2. "Tam tesir etmiyor, mukabil duramıyorum."
Bu, nefsin size oynadığı büyük bir aldatmadır. Risale-i Nur sizi zaten dönüştürmeye başlamış:
Üniversite okuyorsunuz,
Medrese ortamındasınız,
Kendinizi eskiye göre daha iyi hissediyorsunuz.
Ama insan nefsine güvenmediği zaman, yapılan iyilikleri bile küçümser. Bunu Üstad'ımız, “Nefsini itham eden kurtulur.” buyurarak izah ediyor. Yani biz bu hâli inkâr etmeyeceğiz, ama ilerlemeyi de görmezden gelmeyeceğiz.
3. İtikadî sorular ve füyuzatın azlığı meselesi:
İtikadî meselelere dair şüpheler varsa, bu bir tehlike değil, bir davettir. Yani aklın ve kalbin yeni bir tahkike ihtiyacı var.
Size birkaç Risale tavsiye edebiliriz:
Yirminci Mektup: İtikadî sorulara karşı manevî bir zırhtır.
Yirmi Üçüncü Söz: İman ve insan arasındaki irtibatı tazeler ve ruhi marazlarına karşı feyizli bir reçete sunar.
Yirmi Beşinci Lem'a: Maddî ve manevî hastalıkların hikmetini, güzelliğini ve kaynağını izah eder.
Yirmi Altıncı Lem'a: İhtiyarlıkta başımıza gelebilecek muhtemel sıkıntıların imanla nasıl izale edildiğini anlatır. Aslında ihtiyarlık gelmeden onun mahiyetini ve güzelliğini anlatan bu Risale ihtiyarlardan ziyade gençlere yazılmıştır.
Okuma programlarında aldığınız lezzet, “Cemaatte rahmet vardır.” sırrındandır. Bu yüzden, evdeki düşüş normal. Ama bunun geçici olduğunu bilmemiz gerekir.
Hakikaten Risale-i Nur'dan faydalanmak manevî yönden çok mühimdir, ancak bazı psikolojik sıkıntılar, profesyonel bir uzmanın (psikolog / psikiyatrist) desteğini gerektirebilir. Bu destek, Risale-i Nur okumalarınızla birlikte yürütüldüğünde çok daha etkili olabilir. Maneviyat ve bilim birbirini tamamlayıcıdır.
Risale-i Nur okuyan, bu konularda bilgi sahibi ve güvendiğiniz kişilerle (hocalar, ağabeyler / ablalar) itikadi sıkıntılarınızı açıkça konuşun. Cevap bulmak için araştırmalar yapın.
İman hakikatlerini işleyen Sözler, Mektubat gibi Risale-i Nur Külliyatının temel eserlerini, özellikle iman esaslarına dair kısımlarını, anlayarak ve sindirerek okumaya devam ediniz. Bazen bir konuyu defalarca okumak, farklı açılardan anlamamızı sağlar.
Her gün düzenli olarak az da olsa okumak, ara sıra uzun ve yorucu okumalardan daha iyidir. Beş dakika bile olsa, istikrar ve devamlılık çok mühimdir.
Anlamakta zorlandığınız yerleri atlayınız veya üzerinde çok durmayınız. Nurlar, her seviyeden insanın istifade edebileceği bir derinliğe sahiptir. Mühim olan, anladığınız kısımlardan feyizlenmektir.
Tohumun büyümesi gibi, manevî inkişaf da zaman alır. Okuduklarınızın tam tesir etmediğini düşündüğünüzde bile sabırla devam edin. Her okuma, ruhunuzda küçük bir iz bırakır.
Risale-i Nur okuyan, manevî olarak size destek olabilecek arkadaşlar edinmeye çalışınız. Birlikte mütalaalar yapmak, sohbetlere katılmak şevkinizi ve anlamanızı artırır.
Okuduklarınızdan etkilendiğiniz bir fikri veya bir hakikati sevdiklerinizle paylaşın. Anlatmak, bilginin pekişmesini sağlar.
Manevî terakki bir yolculuktur ve inişleri çıkışları olabilir. Mühim olan, pes etmemek ve sürekli bir arayış içinde olmaktır.
Çare için Risale’den 3 temel tavsiye:
Devamlılık: Günde 10 dakika, ama kesintisiz. “Her gün 1 Yasin, ama bir günde çok okumak değil, 40 günde 40 Yasin okumak gibi.”
Zihin yerine kalbe yönelmek: Hırsla değil, huzurla okuyunuz. “Ben anlamıyorum.” değil, “Ben ihtiyacımı biliyorum.” diyerek yaklaşınız.
Dua + İstiğfar: Çünkü arifler demişler ki; “İstiğfar, kalbin cilâsıdır.” Her gece yatmadan önce 33 istiğfarla kalbini sil, sonra 3 sayfa oku. Tesir artacak inşallah.
Netice olarak;
Kardeşim, siz Risale-i Nur’dan tam istifade edemediğinizi düşünüyorsunuz. Ama Risaleler sizin samimiyetinizle, hizmet itibariyle sizden istifade ediyor. Yani sizin gayretiniz, “tam anlamasanız da”, bu hizmetin bereketini çoğaltıyor.
Üzülmeyiniz, okuduklarınız kalbe işliyor, ama içten içe, “rahmet gibi, fark ettirmeden.” Sabrediniz, okuyunuz, istiğfar ve dua ediniz. “Zerre-i hakikat, dağ kadar hayalden iyidir.”
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü