"Şahsi Kemalat" ne demektir?
- Risalelerde derinleşmek veya gruptan ayrı hareket edip sevap haneni doldurmak veya farzları, vacibleri ve sünnetleri öğrenmek ve uygulamak şahsi kemalata girer mi?
Değerli Kardeşimiz;
Şahsi kemalat, kelime anlamıyla kişinin kendi iç dünyasında, ahlakında, ilminde ve maneviyatında katettiği mesafe; yani insan-ı kâmil olma yolundaki ferdi ve bireysel olgunlaşma sürecidir. Bir insanın fıtratındaki potansiyel kabiliyetlerini kuvveden fiile çıkarması, yani özündeki cevheri işletmesidir. Soru detayında sorduğunuz hususlar üzerinden bu kavramı şöyle detaylandırabiliriz:
Şahsi Kemalatın Kapsamı
Şahsi kemalat, sadece bilgi sahibi olmak değil, o bilgiyi karaktere dönüştürmektir.
Farz, Vacip ve Sünnetler: Şahsi kemalatın temel iskeletidir. Bir binanın temeli ve kolonları gibidir. Bu ibadetleri öğrenmek ve hayatına tatbik etmek, kişiyi salih bir kul yapar. Kemalatın ilk basamağı, Allah’ın emirlerine tam teslimiyettir.
Risalelerde Derinleşmek: Bu, zihnî ve kalbî bir kemalattır. Taklidî olan imanı tahkikî hale getirmek, eşyanın hakikatini kavramak ve marifetullah noktasında derinleşmek doğrudan şahsi kemalata hizmet eder. Zira ilim, amele dönüşmedikçe kemalat tamamlanmaz.
Gruptan Ayrı Hareket Etmek ve Sevap Meselesi
Burada hassas bir denge vardır. Şahsi kemalat ile şahsi hareket etmek her zaman aynı şey değildir:
Ferdi (Bireysel) Tekâmül: Kişinin gece namazı kılması, evrad ve ezkârla meşgul olması şahsi kemalatı besleyen bireysel bir sevap hanesidir. Bu, kişinin iç dünyasını inşa eder.
İttihad ve Cemaat Ruhuna Aykırılık Riski: Eğer şahsi kemalat bahanesiyle bir hizmet halkasından veya toplumdan kopup "sadece kendimi kurtarayım" düşüncesine girilirse, bu durum bazı manevi geleneklerde ve Risale-i Nur perspektifinde enaniyetin bir cilvesi olarak görülebilir. Çünkü asıl kemalat, şahsi meziyetlerini cemaatin havuzunda eritip şahs-ı manevî içinde bir nefer olabilme olgunluğuna erişmektir.
Şahsi Kemalatın Dinamikleri
Şahsi kemalat sadece çok sevap kazanmak değildir; daha ziyade kazanılan sevabın niteliği ve ihlasıdır. Şu üç unsur kemalatın özünü oluşturur:
İlim: Hakikati bilmek.
Amel: Bildiğini yaşamak.
İhlas: Yaşadığını sadece Allah rızası için yapmak.
Özetle; farzları yerine getirmek, sünnete ittiba etmek ve hakikat ilimlerinde derinleşmek şahsi kemalatın ta kendisidir. Ancak bu gelişim, kişiyi kibire veya toplumdan kopuk bir ferdiyetçiliğe götürüyorsa orada kemalat değil, nefsin bir oyunu söz konusu olabilir. Gerçek kemalat, yükseldikçe mütevazıleşen, bildikçe hayreti artan ve şahsi meziyetlerini ortak bir iyilik yolunda feda edebilen insanın vasfıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Şahs-ı manevi uğrunda her şeyini feda eden bir nur talebesi, vazgeçtiklerine daha sonra umulmadık tarzda ve selametli surette nail oluyor zaten