"Nübüvvette muazzam bir velayet var." cümlesinin mi'raç mucizesiyle irtibatı nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Meleklerde Mi’rac, İnsanlarda Şakk-ı Kamer Gibidir."

"Bir mirac-ı kerametle melekler, gördüler elhak ki müsellem bir nübüvvette muazzam bir velayet var.

O parlak zat, Burak'a binmiş de berk olmuş, kamervari seraser âlem-i nuru da görmüştür." (Sözler, Lemeat.)

Peygamber Efendimizin (asm) velayet makamı ve kulluğu ile Allah katında öyle bir makamı ve derecesi vardır ki, mi'rac mucizesi ile bütün sema dairesi ona açılıyor ve ona "hoş geldin" merasimi ile mukabele ediliyor.

Peygamber Efendimizin (asm) iki nuranî kanadından birisi velayet, diğeri ise risalettir. Evet, Peygamber Efendimiz (asm) mi'raca velayet kanadı ile uçarken, dönüşte risalet ve nübüvvet kanadı ile döndü.

Peygamber Efendimizin (asm) velayeti nübüvvetine bir mukaddeme ve bir basamaktır. Mi’rac, velayetin bir semeresi ve neticesi hükmündedir. Yani mi’rac, bir açıdan Peygamber Efendimizin (asm) velayetinin bir neticesidir.

Üstad Hazretleri bu manaya şu şekilde işaret ediyor:

"Mi’rac ise, velayet-i Ahmediyenin (a.s.m.) keramet-i kübrâsı, hem mertebe-i ulyası olduğundan, risalet mertebesine inkılap etmiş. Mi’racın bâtını velayettir; halktan Hakka gitmiş. Zahir-i Mi’rac risalettir; Hak'tan halka geliyor."

"Velayet, kurbiyet merâtibinde sülûktür; çok merâtibin tayyına ve bir derece zamana muhtaçtır. Nur-u âzam olan risalet ise, akrebiyet-i İlahiyenin inkişafı sırrına bakar ki, bir ân-ı seyyale kâfidir. Onun için hadiste denilmiş: 'Bir anda dönmüş, gelmiş.'" (bk. age., Otuz Birinci Söz, Birinci Esas.)

Velayet; Habib-i Kibriya Efendimiz (asm)'in kulluk ciheti, risalet ise tebliğ cephesidir. Onun kulluk şuurundaki erişilmez mertebesi, Allah’a iman, muhabbet ve havf sahasındaki hayallerin ulaşamayacağı yücelik ve derinlik, ibadetlerden aldığı feyz, duyduğu haz, ahlakındaki o eşsiz güzellikler hep velayet cihetinin meyveleridir. Mi’rac, o (asm) zatın bütün velayetlerin üstündeki o büyük velayet makamının büyük bir kerametidir. Mi’rac dönüşü getirdiği ilahi haberler ise risalet cihetiyledir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Miraç Meleklere Gösterilen Bir Mucizedir. (Video: Dr. B. SABAZ)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

muratkul

Burada peygamberlerin bu harkulade işlerine keramet mi denir mucizemi 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Peygamberlerin gösterdiği harikakulade işlere mucize denir. Keramet ise velayatin bir neticesidir. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
muratkul

Peki buradaki peygamber efendimizin miraç velayetidirden kast nedir 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Dışa Dönük ve İçe Dönük Yön

Tasavvufi düşünceye göre her peygamberin iki yönü vardır:

Nübüvvet (Peygamberlik): Hakk’tan (Allah’tan) aldığı mesajı halka (insanlara) getirme yönüdür. Bu yön halka dönüktür.

Velayet: Kulun bizzat Allah’a yönelmesi, O’na yakınlaşması ve O’nunla olan manevi bağıdır. Bu yön Hakk’a dönüktür.

Miraç, Peygamberimizin bizzat Allah’ın huzuruna yükseldiği, mahlukattan geçip Halık’a ulaştığı bir yolculuk olduğu için, onun en yüce velayet makamı olarak görülür.

Kesretten Vahdete Yolculuk

Velayet yönü (Miraç): Kesretten (çokluktan/dünyadan) Vahdete (birliğe/Allah’a) gidiştir. Miraç, Hz. Muhammed’in (s.a.v) bir kul olarak Allah ile olan en özel buluşmasıdır.

Nübüvvet yönü: Vahdetten kesrete (insanlara rehberlik etmek için dünyaya) geliştir.

Bu yüzden, "Miraç velayetidir" denildiğinde, Hz. Peygamber’in Allah katındaki benzersiz manevi derecesi ve kurbiyeti (yakınlığı) kastedilir.

Velayetin Nübüvvetten Üstün Görülmesi Meselesi

Bazı arifler "Velayet, nübüvvetten üstündür" derken şunu kastederler: Bir peygamberin bizzat kendi şahsının Allah ile olan bağı (velayeti), onun insanlara tebliğ yapmasından (nübüvvetinden) daha özel ve yücedir. Ancak bu, bir velinin bir peygamberden üstün olduğu anlamına gelmez. Buradaki kıyas, aynı kişinin (Peygamberimizin) iki farklı vasfı arasındadır.

Her Mümin İçin Örnek

Peygamber Efendimizin Miracı'nın onun velayeti olarak tanımlanması, ümmeti için de bir kapı açar. "Namaz müminin miracıdır" hadisiyle bağdaştırırsak; nübüvvet kapısı kapansa da (yeni peygamber gelmeyecek olsa da), velayet yolu (Allah’a manevi yükseliş) her zaman açıktır.

Özetle: Miracın Efendimizin velayeti olması; onun halktan ayrılıp Hakk’a yürüdüğü, bütün perdeleri kaldırdığı ve mutlak vuslata ulaştığı o en yüksek manevi halin adıdır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...