"Senin, manevi bir nedamet, gizli bir tevbe ve zımni bir istiğfar hükmünde olan kusurunu bilmen ve o haslette haksız olduğunu anlaman, onun şerrinden seni kurtarır." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"Sû-i hulk ve fena haslet eseri gösterilmezse ve gıybet gibi şeylerle ve muktezasıyla amel edilmezse, kusurunu da anlasa, zarar vermez. Madem ihtiyar senin elinde değil, vazgeçemiyorsun. Senin, mânevî bir nedamet, gizli bir tevbe ve zımnî bir istiğfar hükmünde olan kusurunu bilmen ve o haslette haksız olduğunu anlaman, onun şerrinden seni kurtarır. Zaten bu Mektubun bu Mebhasını yazdık, tâ bu mânevî istiğfarı temin etsin; haksızlığı hak bilmesin, haklı hasmını haksızlıkla teşhir etmesin." (Mektubat, 22. Mektup, Birinci Mebhas: Uhuvvet Risalesi)
Bu veciz ifade, insanın kendi nefsindeki kusurları ve olumsuz hasletleri görmesinin, o kötülüğün zararından korunmadaki en kritik adım olduğunu açıklar. Cümlenin taşıdığı temel hakikatleri ve derin manaları şöyle özetleyebiliriz:
1. Hakikati İtiraf Etmenin Gücü
İnsan, bünyesindeki olumsuz bir huyu (örneğin gıpta, hırs, kıskançlık veya öfke) ve gösterdiği kusuru "Ben burada haksızım." diyerek idrak ettiğinde, o duygu ve davranış nefsani bir gurur maddesi olmaktan çıkar. Kişinin kendi hatasını kabul etmesi, haksızlığını anlaması ve bundan vicdanen rahatsızlık duyması zımni (üstü kapalı, içten gelen) bir pişmanlık ve bağışlanma dileğidir.
2. Manevi Bir Arınma (Sessiz Tövbe)
Bazen insan açıkça dil ile "Tövbe ettim" demese bile, vicdanında hissettiği o içten mahcubiyet ve kusurunu kabul ediş hâli, doğrudan manevi bir tövbe ve istiğfar yerine geçer. Cenâb-ı Hak, kulun vicdanındaki bu samimi kırıklığı ve mahcubiyeti bir af vesilesi kılar.
3. Şerden ve Zarardan Korunma
Kötü bir huyun veya hatanın en tehlikeli yanı, insanın kendisini haklı görmesi (nefsini tebrie etmesi) ve o hatayı savunmaya devam etmesidir. Nefis kendini haklı gördükçe o kusur büyür ve kişiye manevi olarak zarar vermeye devam eder. Ancak insan "Bu hareketim yanlıştı, ben bu haslette haksızım" dediği anda, o kusur ruhunu zehirleyemez hale gelir; hatasının şerrinden ve manevi tahribatından korunmuş olur.
Özetle: Kusuru bilmek, onu savunmamak ve haksızlığını kabul etmek; insanı gururdan kurtaran, manevi pişmanlığı ateşleyen ve o hatanın sürükleyeceği zararlardan muhafaza eden en tesirli siperdir.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü