Birinci Mebhas, Dördüncü Vecih

İçerikler


  1. "Mesleğim haktır veya daha güzeldir, demeye hakkın var. Yalnız hak benim mesleğimdir, demeye hakkın yoktur." Bu cümlelerin izahını yapar mısınız; tüm cemaat ve tarikatlar için de geçerli midir?

  2. "Fakat 'Yalnız hak benim mesleğimdir.' demeye hakkın yoktur." ifadesinin devamındaki Arabî ibare ile konunun münasebeti nedir?

  3. "Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı; fakat her doğruyu demek doğru değildir." her doğru her yerde söylenmez mi?

  4. "Zira senin gibi niyeti halis olmayan bir adam, nasihatı bazan damara dokundurur, aksülamel yapar." Çoğu zaman iyi niyet ile söylediğimiz sözler bile karşı tarafta infiale yol açıyor. Bu cümleyi nasıl anlamalı, teklifleriniz nelerdir?

  5. "Adâvet etmek istersen, kalbindeki adâvete adâvet et, onun ref'ine çalış. Hem en ziyade sana zarar veren nefs-i emmârene ve hevâ-i nefsine adâvet et, ıslahına çalış..." Bu düsturu nasıl anlamalıyız?

  6. "Kalbindeki adavete adavet et, onun refine çalış. Hem en ziyade sana zarar veren nefs-i emmarene ve heva-i nefsine adavet et." Nefis şuursuz bir duygu iken, neden düşman oluyoruz? Başkasının nefsindeki nefse adavet etmek caiz mi?

  7. "Eğer hasmını mağlûp etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et. Çünkü, eğer fenalıkla mukabele edersen, husumet tezayüd eder. İyi ve izzetli birine iyilik edersen, onu elde edersin. Kötü birine iyilik edersen, o daha da azar." İzahı nasıldır?

  8. "Hasmını mağlup etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et." cümlesi; "Mütekebbirlere ... tevazu etmemek gerektir." ile "Canavara karşı tahabbüb ... iştihasını açar." cümlelerine zıt gibi, izah eder misiniz?

  9. "Kötü birine iyilik edersen, o daha da azar." ifadesinden sonra gelen "Müminin şe'ni, kerim olmaktır. Senin ikramınla sana musahhar olur." kısmında tenakuz yok mu?

  10. "Müminin şeni kerim olmaktır." sözünden neler anlamalıyız?

  11. Zahiren "leim olmak" ile iman cihetinde "kerim olmak" ne demektir?

  12. "Evet, fena bir adama 'iyisin, iyisin' desen iyileşmesi ve iyi adama 'fenasın, fenasın' desen fenalaşması çok vuku bulur." İzah eder misiniz, insanları ne zaman medh edebiliriz?

  13. "Ehl-i kin ve adâvet, hem nefsine, hem mü'min kardeşine, hem rahmet-i İlâhiyeye zulmeder, tecavüz eder." cümlesini, bilhassa “rahmet-i İlahiyeye zulüm” konusunu nasıl anlamalıyız?

  14. "Hasmına gelen nimetlerden azabı ve korkusundan gelen elemi nefsine çektirir, nefsine zulmeder." Buradaki "korkusundan gelen elemi" nasıl anlayabiliriz?

  15. "Hasedin çaresi: Hasid adam, haset ettiği şeylerin akıbetini düşünsün. Ta anlasın ki, rakibinde olan dünyevî hüsün ve kuvvet ve mertebe ve servet, fânidir, muvakkattir. Faidesi az, zahmeti çoktur..." İzah eder misiniz?

  16. "Eğer uhrevi meziyetler ise, zaten onlarda haset olamaz. Eğer onlarda dahi haset yapsa, ya kendisi riyakârdır; ahiret malını dünyada mahvetmek ister." ifadesini izah eder misiniz?

  17. "Acaba bir gün adâvete değmeyen bir şeye bir sene kin ve adâvetle mukabele etmeyi hangi insaf kabul eder, bozulmamış hangi vicdana sığar?" İzah eder misiniz?

  18. "Mü'min kardeşinden sana gelen bir fenalığı bütün bütün ona verip onu mahkûm edemezsin..." Bu tesbiti, başımıza gelen bütün hâdiselerde mi kullanacağız?

  19. "Çünkü evvela, kaderin onda bir hissesi var. Onu çıkarıp, o kader ve kaza hissesine karşı rıza ile mukabele etmek gerektir." Bu cümlede geçen kaderin hissesi ile kastedilen nedir? Kaderin iradî fiiller üzerinde tesiri var mı ki?

  20. "Sen kendi nefsinde görmediğin veya görmek istemediğin kusurunu gör, bir hisse de ona ver." Burada haksızlığa uğrayan zaten kendisi, kusurlu taraf karşıdaki adamdır. Nasıl kusurunu görmesi gerekir?

  21. "İşte, hayat-ı şahsiyece bu derece muzır olan adâvete ve fikr-i intikama, eğer şahsını seversen yol verme ki kalbine girsin. Eğer kalbine girmişse, onun sözünü dinleme." cümlelerini izah eder misiniz?

  22. "Dünya öyle bir meta değil ki bir nizaya değsin." cümlesini izah eder misiniz?

  23. "İki cihanın rahat ve selâmetini iki harf tefsir eder, kazandırır:.." cümlesini izah eder misiniz, "iki harf"ten maksad nedir?

  24. "Mütedeyyin bir ehl-i ilim, fikr-i siyasîsine muhalif bir âlim-i salihi, tekfir derecesinde tezyif etti. Ve kendi fikrinde olan bir münafığı, hürmetkârâne medhetti. İşte, siyasetin bu fena neticelerinden ürktüm." İzah eder misiniz?

  25. Üstadımız; "Siyasetin bu fena neticelerinden ürktüm, اَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَالسِّيَاسَةِ dedim, o zamandan beri hayat-ı siyasiyeden çekildim." cümlesini ne zaman söylemiştir?

Yükleniyor...