"Risale-i Nur gizlenmiyor ve başka kitaplara benzemiyor ve temellük edilmiyor. Nerede bulunursa bulunsun, ben Nur'dan gelmişim der." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Ben, hal-i hâzıra bakmadığım için bilemiyorum. İstemeyerek işittim ki, eser yazan ve Nur'dan çalan resmî büyük zatlar diyorlar: 'Risale-i Nur'u okuyabilirsiniz, başkasına vermeyiniz.' Güya Nurlar onların eserlerini setrettirecek! Halbuki Nurlar, o eserlerdeki hakikatleri tasdik eder, onlara kuvvet ve revaç verir. İnşaallah bir zaman onlar resmen neşrine mecbur olacaklar. Fakat İzmirli hâkimin dediği gibi, 'Risale-i Nur gizlenmiyor ve başka kitaplara benzemiyor ve temellük edilmiyor. Nerede bulunursa bulunsun, ben Nur'dan gelmişim.' der."(1)
Bazı yazarlar Risale-i Nur'un revaç bulmasını istemiyor. Zira onların vehmine göre, Risale-i Nurlar revaç bulursa, kendi eserleri onun yanında sönük kalır, kimse iltifat etmez ve okumaz. Bunun için de Risale-i Nur'un neşrine mani olup, gizlemeye çalışıyorlar.
Halbuki Risale-i Nurlar o yazarların fikirlerine ve eserlerine kuvvet ve destek veriyor, belki de onlara teveccüh ettiriyor. İmanı sağlam olmayan bir toplumda onların dinî fikir ve eserlerinin revaç bulması zaten düşünülemez.
İzmirli hâkim; "Risale-i Nur gizlenmiyor ve başka kitaplara benzemiyor ve temellük edilmiyor. Nerede bulunursa bulunsun, ben Nur'dan gelmişim" diyerek, Risale-i Nur'un harika ve mümtaz bir makama sahip olduğunu, insanlar onu gizlemeye çalışsa da bunun imkânsız olduğunu ifade ediyor.
Risale-i Nurlar bu asrın semasına güneş gibi tulu’ etmiş iken, küçük ellerin ve perdelerin onu örtmesi ve saklaması ne mümkün. Ayrıca Risale-i Nur'un her cümlesinde bir sikke ve bir mühür var; onu taklit ile temellük etmek yani onu kendi fikri gibi sahiplenmek mümkün değildir. Bu yüzden, Risale-i Nur'un fikir ve cümlelerini intihal (aşırmak) etmek mümkün değildir.
(1) bk. Emirdağ Lâhikası-I, 197. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü