"Sen zahirî ve batınî duygularınla, o zerrelerin o harika vaziyetine göre istifade edersin." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey muannid münkir! Senin enâniyetin seni o kadar ahmaklaştırmış ki, yüz muhali birden kabul etmeyi bir derece hükmediyorsun. Çünkü sen mevcutsun. Ve basit bir madde ve câmid ve tagayyürsüz değilsin. Belki, daima teceddüdde olarak, gayet muntazam bir makine ve harika ve daima tahavvülde bir saray gibisin. Senin vücudunda her vakit zerreler çalışıyorlar."

"Senin vücudun kâinatla, hususan rızık münasebetiyle, hususan beka-yı nev'î itibarıyla alâkadar ve alışverişi vardır. Senin vücudunda çalışan zerreler, o münasebâtı bozmamak ve o alâkadarlığı kırmamak için dikkat ediyorlar, öylece ihtiyatla ayaklarını atıyorlar. Güya bütün kâinata bakıyorlar, senin münasebâtını kâinatta görüp öyle vaziyet alıyorlar. Sen zâhirî ve bâtınî duygularınla, o zerrelerin o harika vaziyetine göre istifade edersin." (Lem'alar, Yirmi Üçüncü Lem'a.)

İnsan bedeninde çalışan atomlar, bütün bedenin genel plan ve dengesine uygun bir şekilde hareket ediyor ve etmek mecburiyetindeler. Şayet plansız ve gelişigüzel hareket etseler bütün bedenin dengesi çöker ve sistemi bozulur.

Bu sebeple atom, her adımında ve her hareketinde bedenin bütün sistemine uygun hareket etmek zorundadır. Atomun bu şekilde hareket edebilmesi için de ya bütün bedeni bilir bir ilmi ve görür bir gözü var; ona göre adım atıyorlar. Bu isi yüz derece akıldan uzaktır ya da her şeyi bilen ve gören Allah’ın plan ve sevki ile hareket ediyorlar, demek lazımdır.

İnsanın hayatını idame ettirmesi, atomların bir plan ve intizam içinde hareket etmesine bağlı. İnsan bedeninde çalışan atomlardan herhangi birisi yanlış bir adım atsa, bedenin bütün dengesi ve ahengi bozulur ve hayatı söner. Hastalıklar bedendeki ahengin bozulmasından ortaya çıkıyor. Mesela, bağırsaktaki doku, kanser ile bozulursa, bütün bedenin iflas etmesine ve insanın ölümüne sebep olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 5.230
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

sancaktarân
"Senin vücudun kâinatla, hususan rızık münasebetiyle, hususan beka-yı nev'î itibarıyla alâkadar ve alışverişi vardır." kainatla ilgili kısmı misallerle açar mısınız?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Kainatın bütünü ile bir parçası arasında sıkı bir bağ, kuvvetli bir ilişki, muazzam bir yardımlaşma ve harika bir kucaklaşma bulunuyor. Bu anlamda kainat parçalanması imkansız bir bütün gibidir. Bir parçanın yanlış bir adımı ya da hamlesi içinde bulunduğu düzeni direk ya da dolaylı bir şekilde sarsıyor bozuyor.

Mesela kanser hücreleri rast gele büyüdüğü ve çoğaldığı için bedenin o muazzam dengesini ve sistemini bozuyor ve bedenin ölmesine neden oluyor. Kist, tümör gibi şeyler beden içinde ki düzensizliğin ve bozgunculuğun adıdır.

Mutlak düzen ve sistem açısından olaya bakacak olursak kainatta küçük bir atom ile galaksiler arasında hücre ile beden arasında ki bir ilişki bir bağ mevcut. Nasıl hücrenin anarşik bir şekilde hareket etmesi bedeni öldürüyor ise atomların rastgele ve amaçsız hareket etmesi de kainatın ölümüne sebebiyet verir. Allah mutlak adalet ve düzenini bir an sürdürmekten vazgeçse kainat yerle bir olur.

Bir hayatın oluşabilmesi için kainatın ortak ve birlikte hareket etmesi gerekiyor, yoksa hayat olmaz. Yani hayat kainat fabrikasının ortak ve birlikte çalışmasının bir sonucudur. Bu da bir hayata sahip olmak için bütün kainata sahip olmayı gerektiriyor.

Mesela, bir karıncanın hayatını yaratabilmek ve sürdürebilmek için güneş lazım, hava lazım, toprak lazım, su lazım, bitki ve hayvanat lazım vesaire. Hatta karınca ile hiç ilgisi yok gibi duran çok uzaktaki bir gezegen ya da galaksinin yörüngesinde ve intizamlı olması gerekiyor; çünkü bir an yolunu şaşırsa domino taşları gibi kainat yerle bir olacak, o zaman karıncanın hayatı da yok olacak. Demek küçücük bir karıncanın yaşayabilmesi için bütün kainatın bir fabrika gibi işlemesi ve çalışması gerekiyor.

Kainatta muazzam bir yardımlaşma, dayanışma, cevaplaşma, kenetlenme mevcuttur. Her bir unsur diğer unsurun imdadına koşturulmakta, biri olmadan diğeri olamamakta. Bu da kainatın parçalanmayan bir bütün halinde olduğunu göstermekte. Yani kainat ve içindekiler tecezzi etmez bir küll hükmündedir.

Bir unsur amacından sapsa ya da şaşırsa kainatın genel düzeni yerle bir olur.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...