"Bu misafirhane-i dünyada âciz ve fakir kalbine..." Kalbin âcizliğini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan sonsuz âciz ve sonsuz fakir olarak yaratılmıştır. Bunun hikmeti Yirmi Üçüncü Söz'de şöyle nazara verilir:

“Fâtır-ı Hakîm, insanın mahiyet-i maneviyesinde nihayetsiz azîm bir acz ve hadsiz cesîm bir fakr derc etmiştir. Ta ki kudreti nihayetsiz bir Kadîr-i Rahîm ve gınası nihayetsiz bir Gani-i Kerîm bir zatın hadsiz tecelliyatına cami, geniş bir ayna olsun.”

İnsan bu rahmet ve hikmet dolu yaratılışını ancak namaz kılmakla, Rabbine sığınmakla, yalnız ona ibadet edip, ondan medet dilemekle idrak edebilir ve Allah’a sonsuz hamd ve senada bulunur. Aksi halde, dünyanın sıkıntıları, hadiselerin şiddeti onu manen ezer ve hayatı bir azaba çevirir. Hastalıklar ve musibetler karşısındaki çaresizlik ve acizlik, insan kalbinde acı bir azaba dönüşür.

Hadiselere hususen ölüme, iman noktasından bakıldığında kalp rahatlar ve sükûnete erer. Çünkü imana göre ölüm yokluk ve hiçlik değil, ebedî saadete açılan bir kapıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 4.791
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

şehrayin

kalbe böyle bir çaresizliğin verilmesi aslında onun merkezine Cenabı hakkın varlığını ve birliğini yerleştirmek içindir yani kalbin içini batıl mahbublar ve batıl mabudlardan temizlemek içindir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mtahir42

Üstad hazretleri neden kalp kastediyor ki acaba? Yani Acz ve fakr oluşumuzu her tarafta hissetmiyor muyuz? Yani bir nefes alırken bile ciğer ve nefese ihtiyacım var ve ciğerim bile bundan aciz ve fakir. Ama neden kalp acaba? 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Üstad Hazretleri’nin (Bediüzzaman Said Nursi) "acz ve fakr" noktasında özellikle kalp üzerinde durmasının temel sebebi, kalbin insan mahiyetinin merkezi, aynası ve kumandanı olmasıdır.

Evet, nefes alırken ciğerimiz bile acizdir; fakat bu acziyeti bilinçli olarak hisseden, feryat eden veya o ihtiyacı mercine (Rabbine) yönlendiren organ ciğer değil, kalptir.

Kısacası:

  • İlişki ve Bağ Kurma Gücü: Akıl sadece anlar, beden sadece yaşar; fakat nihayetsiz acz ve fakrını hissedip sonsuz bir Kudret ve Rahmet'e (Esma-i Hüsna'ya) bağlanabilecek yegane merkez kalptir.

  • Kumandan Olması: Kalp teslim olduğunda, ciğerin de nefesin de acziyeti ubudiyete (kulluğa) döner.

  • Doyumsuzluk: İnsanın nihayetsiz arzuları ve korkuları vardır. Ciğer bir nefesle doyar ama kalp, ebediyetten başka hiçbir şeyle tatmin olmaz. Bu yüzden en derin fakirlik kalptedir.

Yani beden eczanesi acziyetin formülünü taşır, ama o formülü okuyup iman ve muhabbete dönüştürecek olan laboratuvar kalptir.

1
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...