"Zira insanın nefsi, Rahmaniyetin cilveleriyle, kalbi de Rahimiyetin tecelliyatıyla nimetlendikleri gibi, insanın aklı da hakimiyetin letaifiyle zevk alır, telezzüz eder." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve kezâ, kâinatta mündemiç hikmetlerin bütün envâ ve efradı adedince hamd ve şükürleri iktiza edenlerden birisi de hakîmiyettir. Zira insanın nefsi, Rahmâniyetin cilveleriyle, kalbi de Rahîmiyetin tecelliyatıyla nimetlendikleri gibi, insanın aklı da hakîmiyetin letaifiyle zevk alır, telezzüz eder. İşte, bu itibarla ağız dolusu ile 'Elhamdü lillâh' söylemekle hamd ü senâları istilzam eder." (Lem'alar, Yirmi Dokuzuncu Lem'a, İkinci Bab.)

"Rahman" umumi, maddi ve muhit nimetlerin ismidir ki, bu nimetler de ancak bütün nimetleri tadıp tartabilecek ölçüleri içinde ihtiva eden bir nefis ile idrak edilebilir. Bu sebeple Allah insanın nefsine binlerce tartı ve ölçü yerleştirmiş ta ki nimetlerini derk edip takdir edebilsin.

"Rahim" ismi ise daha ziyade manevi ve hususi nimetlerde tecelli etmektedir. Nefis nasıl madde âlemindeki ilahi nimetleri ölçen bir alet ise, insan kalbi de manevi nimetleri ölçen bir alet hükmündedir. Nefis Rahman ismine ayna iken kalp de Rahim ismine ayna oluyor.

Akıl da Allah’ın "Hakîm" isminin bir miyarı ve aynası oluyor. Allah nefisteki binlerce hissiyatı tatmin ve memnun etmek için nasıl kâinatı büyük bir sofra yapmış ise, aklı tatmin etmek için de kâinatı hikmeti ile süslemiş, kâinatın her bir noktasında kitaplar dolusu hikmetler dercetmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.678
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...