Üstad Hazretleri, Peygamber Efendimizin ümmiyet mertebesinden bahsediyor, hikmeti nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hz. Peygamber (asm) ümmî idi, yani okuması ve yazması yok idi. Allah O’nu insanlardan ders almaya muhtaç etmedi, ilâhî vahiyle terbiye etti ve hususî olarak yetiştirdi.

En son ve en mükemmel dinin tebliğ edicisi olacak en büyük zat ümmî idi, okuma yazma bilmiyordu. Onu bizzat terbiye eden, en üstün insan olarak yaratan Allah, en son kitabı gönderdi ve O’nu en mükemmel bir mürşid yaptı.

Ümmî; anasından doğduğu gibi tertemiz kalmış, tahsil görmemiş, mektep ve medresede okumamış demektir.

Kendisine nübüvvet vazifesi tevdi edilmeden evvel Resulullah Efendimizin (sasm.) okuması ve yazması yoktu. Bu husus bir ayette şöyle ifade edilir: “Sen bundan önce, ne bir yazı okur, ne de elinle onu yazardın. Öyle olsaydı batıla uyanlar şüphe duyarlardı.” (Ankebût Suresi 29/48)

Habib-i Ekrem Efendimiz (asm.), şayet okuma yazma bilseydi, müşrikler Kur’an-ı Kerim’i O’nun yazdığını iddia ederlerdi. Bazıları böyle bir iddiada bulunmuşlarsa da buna ne kendileri ne de başkaları inandı.

“Evet, Nebiy-yi Zîşan (sav.) tecelliyât-ı İlâhiyeye mazhar ve mâkestir; masdar ve menbâ değildir. Çünkü o zât yalnız âbiddir ve ibadetçe herkesten ileridir. Demek, bu kadar görünen terakkiyat, kemâlât onun zâtî malı değildir. Ancak hariçten verilen, Rahmân-ı Rahîmin tecellîleridir.”(Mesnevi-i Nuriye, Hubâb)

Cenab-ı Hak, peygamberlerin reisi olan habibini bizzat kendisi terbiye etmiş, O’nu Hafîz ismiyle her türlü kötü fiillerden muhafaza etmiş ve âlemlere rahmet olarak göndermiş, hilkat ağacının çekirdeği olarak yaratmış, en mükemmel meyvesi olarak terbiye etmiştir.

Habib-i Kibriya Efendimiz (asm.) hiç kimseden ilim tahsil etmemiş, mektep ve medrese görmemiş, sadece Rabbinin bildirdiklerini bilmiş ve bütün insanlığa bildirmiştir.

Anne, baba ve mürebbi hakkı ağır olduğu için, Resulullah Efendimiz (asm.) onlardan yetim ve öksüz olarak büyütülmüş, bizatihi Rabbi tarafından terbiye ve talim verilmiştir. “O, seni bir yetim iken barındırmadı mı? Seni, yol bilmez iken (doğru) yola koymadı mı?” (Duha Suresi 94/6-7)

Cenab-ı Hakk’ın bizzat terbiye ettiği “Ve muhakkak ki sen, pek büyük bir ahlâk üzeresin.” (Kalem Suresi, 68/4) iltifatına mazhar olan Resûl-i Ekrem (asm.) her hususta bütün insanlık için en mükemmel bir rehber, eşsiz bir mürşid, en güzel bir model ve numune-i imtisaldir. Çünkü O’nun ahlakı Kur’an’dır, O Kur’an’ın nurlu ve canlı bir levhasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.765
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...