"Perde-i esbab arkasında bir Rabb-i Kerîm'in, bir Hakîm-i Rahîm'in işleri olduğunu gösterir." Buradaki "netice", "gaye" ve "fayda"yı açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ağaç sebep, meyveler ise müsebbebattır.

Elmanın tadı, besin değeri, vitamini, bedene rızık ve gıda olması, kokusunun hoşluğu gibi birçok fayda ve gayeler müsebbebata takılan neticeler, gayeler ve faidelerdir.

Bütün bitkileri, madenleri, hayvanları da bu şekilde düşünebiliriz. Mesela, deniz bir sebeptir, denizin içindeki sayısız balık türleri ise müsebbebattır. Ve bu balıkların fayda ve gayeleri de müsebbebata takılan netice ve gayelerdir.

Allah, ikram ve ihsanını bu gibi sebeplerin eli ile bize gönderiyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.313
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Kullanıcı

ARKADAŞIMIN ESBABIN ŞUURLU OLDUĞUNU NEREDEN BİLİYORUZ, BELKİ DE ŞUURLUDUR SORUSUNA BİNAEN NEFSİMİ TATMİN EDEN BİR CEVAP

1) “Şuur” ne demek?

Şuur; kendini ve çevresini bilmek, farkında olmak, seçmek ve irade etmek demektir.

Yani şuur; bilgi, niyet, maksat, idrak ve tercihi birlikte içerir.

2. “Görmediğini, duymadığını nereden biliyorsun?”

Bu soru, bir ihtimal öneriyor:

> “Belki esbabın (mesela atomların) bizim bilmediğimiz bir şuuru vardır.”

Şuur iz bırakır

Eğer bir varlık şuurluysa, şuurlu olduğuna dair irade ve seçim izi bırakır.

Mesela:

İnsan, şuurlu olduğu için yanlış yapabilir (tercih eder).

Hayvan, şuurlu olduğu için bir menfaati gözetebilir (seçim yapar).

Ama atom, ışık, toprak, su —

hiçbir tercihte bulunmaz.

Her defasında aynı kanuna, aynı ölçüye göre davranır.

Yani şuurlu varlık gibi değil, emirle hareket eden bir memur gibidir.

1. Eğer sebepler şuurlu ve iradeli olsaydı…

O zaman her biri:

Kendi aklına göre hareket ederdi,

Farklı maksatlar güderdi,

Aynı sonuçta birleşmezdi.

Sonuç:

Kâinatta kaos ve düzensizlik olurdu.

Bir damla su, bir çiçeğe değil başka bir yere giderdi;

bir atom bir bedende değil, başka bir yapıya geçerdi;

her şey karmakarışık olurdu.

2. Halbuki biz ne görüyoruz?

Her şey aynı ölçüyle, aynı nizamla, aynı gayeye yönelmiş.

Her atom, yıldızdan hücreye kadar aynı fizik kanunlarına boyun eğiyor.

 “Evet, eğer sebepler şuurlu olsaydı, her biri farklı irade gösterirdi;

hâlbuki hepsi aynı hikmetli kanuna tâbi olarak iş görüyor.

Demek, hepsi bir tek Zât-ı Hakîm’in emrine bakıyor, O’nun iradesiyle hareket ediyor.”

Siz nasıl buldunuz cevabı, için süredir aklımdaydı?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Güzel bir analiz olmuş. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...